Sendikanın, belediyece dayanışma aidatı ödemeyen işçilerin toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması sebebiyle mahrum kaldığı alacağa uygulanacak faiz oranı hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Bir sendikanın, bir belediyenin toplu iş sözleşmesinden dayanışma aidatı ödemeyen sendika üyesi olmayan işçileri faydalandırması nedeniyle uğradığı aidat kaybının tazminat olarak tahsili istemiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, sendika üyesi olmayan işçilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırıldığını ve sendikanın dayanışma aidatına hak kazandığını kabul etmiş; ancak istinaf, tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiğine karar vermiştir. Temyiz incelemesinde ise Yargıtay, uyuşmazlığın hukuki ilişkinin niteliğine uygun çözümlendiğini belirterek, bölge adliye mahkemesinin dayanışma aidatı alacağının yasal faizle tahsiline dair kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3319 E., 2025/1876 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 25. İş MahkemesiSAYISI : 2019/527 E., 2021/199 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Türkiye Belediyeler ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikasının (... Sendikası) davalı ... işyerinde yıllardır örgütlü olduğunu, davacı Sendika ile davalı ... arasında imzalanan 01.03.2016-28.02.20 18... .03.2018-29.02.2020 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde işyerinde çalışan ve davacı Sendika üyesi olmayan bir kısım işçilerin dayanışma aidatı ödemeksizin toplu iş sözleşmelerinden faydalandırıldığını, davalı Belediyenin müvekkili Sendikaya üye olmayan ve dayanışma aidatı ödemeyen işçileri toplu iş sözleşmesinden yararlandırması sebebiyle müvekkili Sendikaya dayanışma aidatı ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek Sendikanın mahrum kaldığı ve alamadığı dayanışma aidatı tutarında alacağının bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sendika üyesi olmayan toplam 6 işçi olduğunu, söz konusu işçilere bireysel iş sözleşmesi kapsamında ücret ve diğer sosyal haklar ödendiğini, bu işçilerin toplu iş sözleşmesinden kaynaklı haklardan yararlandırılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Belediyede Sendika üyesi olmayan 6 işçi ile imzalanan bireysel iş sözleşmelerinde yer alan öğrenim yardımı, yakacak yardımı, yemek yardımı, ... yardımı, giyim yardımı, temizlik yardımı, evlenme yardımı, doğum yardımı, aile ve çocuk yardımı, ilave tediye ve ikramiye, gece zammı, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti gibi alacakların, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmeleri hükümleriyle aynı mahiyette olduğu, dosyaya sunulan 2016 yılı ve sonrasına ait ücret bordrolarına göre dayanışma aidatı ödemeyen bir kısım işçilerin işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlandırıldıkları gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince toplu iş sözleşmesinden yararlanma şartları bulunmayan işçilerin, işverence toplu iş sözleşmesinin mali haklara ilişkin hükümlerinden yararlandırıldığı kabulünde isabetsizlik bulunmadığı; ancak davanın işverenin hukuka aykırı eylemine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu, talep edilen alacağın 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 18/3 hükmünden kaynaklanmadığı, bu kapsamda işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizin uygulanamayacağı, dava konusu alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken en yüksek banka mevduat faizi işletilmesinin yerinde olmadığı gerekçe gösterilerek davacı vekilinin istinaf itirazının esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alacağa yürütülen faiz türünün ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Sendikanın mahrum kaldığı ve alamadığı dayanışma aidatı tutarında tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.