Karşılıklı boşanma davasında kadın ve ortak çocuk yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakası miktarlarının yetersiz bulunarak hakkaniyet ilkesi gereği bozulmasına ilişkin emsal Yargıtay kararı.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında, bölge adliye mahkemesince kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk ve ortak çocuk yararına belirlenen iştirak nafakası miktarlarının yetersiz bulunması sebebiyle, bu miktarların artırılarak daha uygun seviyede takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur; davacı-davalı erkeğin tüm temyiz itirazları reddedilirken, davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazları onanarak, dosya yeniden değerlendirme için bölge adliye mahkemesine gönderilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/10152 E.  ,  2026/5793 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/868 E., 2025/1361 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Bağımsız Tedbir Nafakası
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/923 E., 2025/127 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, velayet, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise zinaya dayalı davasının reddi, erkeğin davasının kabulü, tazminat miktarları, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı davalı erkek vekilinin tüm, davalı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarı azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
4.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk ... Kayra yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat, yoksulluk ile iştirak nafakası miktarları yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'ye yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.