Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyeti onaylarken, TCK 53/1-e madde hak yoksunluğu uygulamasındaki eksikliği düzelterek onama kararı verdi.
Özet: Sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme hükmü, yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygunluk, toplanan delillerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti ve suç vasfının doğru belirlenmesi nedeniyle onanmış; ancak Türk Ceza Kanununun 53/3-son cümlesi gereği 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunarak, yeniden yargılama gerektirmemesi sebebiyle Yargıtay tarafından bu eksiklik "5237 sayılı Kanunun 53/1-e bendinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" ifadesinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek hüküm oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/86 E., 2021/1270 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkrasının devamına gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.