İş koşullarındaki değişiklikler, ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları nedeniyle iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı feshi sonrası kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları taleplerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı işçinin çalıştığı projenin sona ermesi üzerine işverence aynı koşullarda yeni bir görevlendirme yapılmaması, mevcut işine göre aleyhine olacak şekilde asgari ücretle mesaisiz farklı bir görevlendirme teklif edilmesi ve son olarak aldığı ücret, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile kıyafet alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği; ilk derece mahkemesinin de bu nedenlerle işçinin kıdem tazminatı ve diğer alacaklara hak kazandığına hükmettiği, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesiyle alacakların tespit edildiği belirtilmektedir.
9. Hukuk Dairesi         2026/631 E.  ,  2026/3002 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1795 E., 2025/2348 K.
DAVA TARİHİ : 24.05.2016
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/194 E., 2025/344 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 01.01.2008-16.05.2016 tarihleri arasında son olarak vardiya amiri olarak çalıştığını, davacının en son davalı firmanın hizmet verdiği ........ İstanbul adresinde bulunan ......... İstanbul Uluslararası İnşaat Ticaret Limited Şirketinin başka şehre taşınması nedeniyle 30.04.2016 tarihi itibarıyla buradaki görevlendirmenin sona erdiğini, bundan sonra davalı Şirketçe yeni görevlendirmenin yapılmadığını ancak Şirket yetkililerince kendisine sözlü olarak .......’de bulunan ıslak mendil fabrikasında görevlendirme yapacağı ve mesaisiz asgari ücret verileceğinin söylendiğini, davacının bu görevlendirmeyi kabul etmediğini ve aynı koşullarda yeni bir yer talep ettiğini, bu talebe davalı firma tarafından cevap verilmediğini bunun üzerine davacının 06.05.2016 tarihli noter ihtarnamesini gönderdiğini, ihtarnameye rağmen yeni bir görevlendirme yapılmadığından davacının haklı sebeple işten ayrılmak durumunda kaldığını, davacının en son 2.180,00 TL ücret aldığını, çalışma saatlerinin haftanın 6 günü 08. 00... .00 saatleri arasında olduğunu, günde ortalama 4 saat fazla çalışma yapmasına rağmen ücretinin ödenmediğini, vardiya çizelgelerinden görüleceği gibi mayıs, haziran ve temmuz aylarında çalışanların izin kullanması nedeniyle haftalık iznini kullanmaksızın bir ay sürekli çalıştığını, bazı günler 24 saat mesai yaptığını, son yıllık iznini kullanmadığını, tüm resmî bayramlarda çalıştığını, dinî bayramlarda ise bir gün tatil yapıldığını, diğer günlerde çalışıldığını belirterek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, resmî ve dinî bayram ücreti ile kıyafet ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, talep edilen alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının görevlendirildiği ........ İstanbul Uluslararası İnşaat Şirketi projesinin 30.04.2016 tarihi itibarıyla bitmesi nedeniyle, davacı ve diğer çalışanlara 28.04.2016 tarih ve saat 15.00'de dava dışı şirkete hizmet veren tüm personel toplanarak, bu süreç sonrasında işsiz kalmayacakları, hizmet ve verilen projeye yakın 3-4 farklı projede aynı koşullarda görevlendirmelerinin devam edeceğinin ifade edilmesine ve 03.05.2016 tarihinde davalı işverenin ... ofisine geldiğinde ise “....... Tekstil” projesinde yasal ve özlük haklarında değişiklik olmadan görevlendirildiğinin ve 01.05.2016 tarihinden tebliğ edilen tarihe kadar ücretli izinli sayılacağının bildirilmesine rağmen görevlendirmeyi kabul etmediğini, davalı işyerinde tüm güvenlik personelinin 8 saatlik üç vardiya sistemi ile çalıştığını, zaman zaman diğer personelin raporlu olması, mazeretsiz işe gelmemeleri durumunda fazla çalışılması durumunda fazla çalışma ücretlerinin davacının banka hesabına ödendiğini, dinî ve millî bayramlardaki çalışmaların vardiyasına denk geldiğinde çalışması hâlinde bordroda tahakkuk ettirilmek suretiyle yine banka hesabına ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, yıllık izin ve ücret alacağına ilişkin bedelleri banka kanalı ile aldığını, kıyafet alacağının bulunmadığını ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararı, İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2024 tarihli kararının ise Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2024 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak geri gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Şirkete ait işyerinde 01.01.2008-16.05.2016 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, fesih tarihindeki aylık ücretinin ise net 2.180,00 TL olduğu, davacının iş koşullarındaki değişiklikler ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları, kıyafet ücreti, bakiye ücretleri ile yıllık izin ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı, toplanan delil durumuna göre 20.03.2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerden fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından birinci seçenekte yer alan tespitlerin oluşa uygun bulunması nedeniyle hükme esas alındığı, tanıkla varlığı ispatlanan dönem yönünden ise takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde özel güvenlik elemanı olarak çalışan davacının görevli olduğu projenin değiştiği, işverence yeni görevlendirildiği projede devamsızlık yaptığı ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin savunulduğu, işçinin yeni görevlendirmeyi kabul etmediğinin sabit olduğu, davacının kıdem tazminatı talep hakkı bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi hükmüne dayanak ek bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, dosya kapsamı ile birlikte yapılan denetiminde; tarafların iddia ve savunması ile dosyada mevcut yazılı deliller ile tanık anlatımlarının değerlendirildiği, rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece kabul edilen alacaklara işletilen faiz çeşidi ve faiz başlangıç tarihlerinin de usul ve kanuna uygun olduğu davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası olduğu kabul edilmiş ise de esasen kısmi alacak davası olarak açıldığı bu nedenle ıslah zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının hatalı olduğu,
2. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
3. Davacının ücretinin hatalı tespit edilmiş olduğunu,
4. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedilmiş olduğunu, kıdem tazminatına hak kazanamadığını,
5. Davacının fiilî çalışması olmayan dönem kapsamında hesaplama yapılmasının hatalı bulunduğunu,
6. Depozito olarak kıyafet bedeli kesildiği kabul edilmiş ise de dosyada bu yönde tespit olmadığını,
7. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi, ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve vekalet ücreti noktasındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.