Bakanlıkta 696 KHK ile kadroya geçen işçinin bireysel sözleşmesinden kaynaklı asgari ücret farkı talebinin önceki karara rağmen devam eden uyuşmazlığı.
Özet: 696 sayılı KHK ile kadroya geçen sürekli işçinin, bireysel iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran üzerinde belirlenen ücretinin, davalı bakanlık tarafından toplu iş sözleşmesi hükümleri esas alınarak eksik ödenmesi üzerine açtığı fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağı davasında, ilk derece mahkemesi, önceki yüksek yargı denetiminden geçen emsal karar ve işçinin bireysel sözleşmesindeki açık düzenlemeyi esas alarak, işverenin asgari ücrete yapılan artış dönemleri için sözleşmedeki oranı uygulamakla yükümlü olduğuna ve talep edilen alacakların kabulüne hükmetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/2361 E.  ,  2026/2998 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2688 E., 2025/2939 K.
DAVA TARİHİ : 13.02.2025
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/104 E., 2025/362 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, fark ücret alacakları için daha önce ... 35. İş Mahkemesinin 2021/372 Esas, 2023/183 Karar sayılı dosyasından açılan davanın kabul edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalının eksik ödemeye devam ettiğini ileri sürerek belirtilen dava dosyası ile hüküm altına alınan dönemden sonraki dönem bakımından ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, davacının kadroya geçiş anında ödenen ücretinin belirlenmesinin ve geçiş sırasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile uyumlu olup olmadığının karşılaştırılması gerektiğini, söz konusu sözleşmede oran yazılı olsa dahi geçerli olmadığını, toplu iş sözleşmesi ve bireysel iş sözleşmesi hükümlerinin aynı anda aynı uyuşmazlığa uygulanması için yargı kararları ile de kabul edilen ölçütün bireysel iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinin bire bir, tek tek ya da bütün olarak değil konuların gruplandırılarak karşılaştırılması olduğunu, bu yönde bir karşılaştırma yapılırken ücrete ilişkin lehe olan hükümlerin bir kısmının toplu iş sözleşmesinden bir kısmının ise bireysel iş sözleşmesinden alınarak sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, bunun yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin %50 oranında fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, sözü edilen edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davacının 06.12.2020 tarihinde ... Sendikasına üyesi olduğu ... Sendikasının tarafı olduğu 01.01.2021-31.12.20 22... .01.2023-31.12.2024 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmelerinden yararlandığı, davacının daha önce ... 35. İş Mahkemesinin 2021/372 Esas, 2023/183 Karar sayılı dosyasından davalı Bakanlığa karşı açmış olduğu alacak davasında 31.12.2020 tarihine dek olan dönem bakımından alacaklarının hüküm altına alındığı ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bilirkişi kök ve ek raporunda taraflar arasında düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi dikkate alınarak 01.01.2021 tarihinden 09.08.2024 arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan dönem bakımından hesaplama yapıldığı, davalı vekili ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de hesaplama yapılan dönemin zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından daha önce açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyasında 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasında fark ücret, 2019 yılı Ocak ile 2020 yılı Temmuz dönemi için ikramiye, 2019 yılı Ocak ile 2020 yılı Aralık tarihleri arası için ilave tediye alacaklarının hüküm altına alındığı, eldeki dosyada ise 01.01.2021-09.08.2024 tarihleri arası için fark ücret, 2021 Mart ayı ile 2024 yılı Mart ayı dönemi için fark ikramiye, 2021 yılı Ocak ( ilk dönem) ayı ile 2024 yılı Haziran (üçüncü dönem) ayı dönemi için fark ilave tediye için yapılan hesaplamaları içerir bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, çakışan dönemin söz konusu olmadığı, davacının davalı işyerinde değişen alt işverenler nezdinde alt işveren işçisi olarak çalışırken 2018 Nisan döneminde 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. madde kapsamında kadroya geçirildiği ve dava tarihi itibarıyla çalışmasının devam ettiği, tarafların kadroya geçiş döneminde imzaladıkları sözleşmenin 7. maddesinde asgari ücretin % 50 oranında fazlası olarak ücret düzenlemesi kararlaştırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda yapılan ücret tespitinin Yargıtay uygulamalarında belirtilen hesaplama yöntemine uygun olduğu, fark ikramiye ve fark ilave tediye hesabında muacceliyetin gözetilmesine karşın fark ücret hesabında 2024 yılı Temmuz ve Ağustos döneminin sırasıyla 15.08.20 24... .09.2024 tarihlerinde muaccel olup ödeneceği nazara alındığında son tutanağın düzenlendiği tarih olan 09.08.2024 tarihinde söz konusu dönemin muaccel olmadığı, bu kapsamda bu dönem için arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle resen yapılan hesaplama doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kararın hukuka uygun olmadığını, davacının alacağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini,
2. İkramiye alacağı açısından işletme kredisi faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine tüm alacak kalemleri açısından faiz başlangıç tarihlerinin yanlış tespit edilmiş olduğunu,
3. Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönemleri içeren hesaplama yapıldığını,
4. Dava tarihinde yürürlükte olmayan toplu iş sözleşmesinin esas alınmasının hatalı olduğunu,
5. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri uyarınca %4 zammın kadroya geçirilen tüm işçilere ve davacıya uygulandığını,
6. Davacıya ait ücret bordrolarının incelenmesinden davacının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden yararlandığının anlaşılacağını, bir yandan toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olan davacının diğer yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını isteme hakkının mümkün olmadığını,
7. Davacı ve aynı durumda olan sürekli işçilerin ücretine hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın uygulanmasının çifte zam durumu oluşturduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemiz uygulamasına göre 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre 2021 yılı ücretinin belirlenmesi şu şekilde olmalıdır:
01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 136,67 TL’nin altında kalıyorsa davacının ücreti toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 136,67 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 136,67 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.
Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2022 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.
Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolü’ne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının uygulanmaması gerektiğidir. Zira toplu iş sözleşmesi hükmü ile asgari ücrette 01.01.2022 tarihinde meydana gelen artıştan önceki (31.12.2021 tarihli) ücrete zam yapılması öngörülmüştür. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere işçi, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ile bireysel sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretten hangisi yüksekse onu talep edebilir.
2022 yılı ikinci dönem ücretinin tespitinde ise 01.07.2022 tarihinde asgari ücrete zam uygulandığından, şu şekilde karşılaştırma yapılır:
İşçinin 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli oranda fazlası tutarındaki ücreti ile 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikinci yıl ikinci altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkının uygulanması suretiyle bulunan ücreti karşılaştırıldığında; bu şekilde belirlenen ücretlerden hângisi daha yüksek ise o uygulanır.
Yine burada da dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının (%5+enflasyon farkı) uygulanmaması gerektiğidir.
01.01.2023 tarihinde ise; asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 500,00 TL’nin altında kalıyorsa işçinin ücreti, toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 500,00 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dahi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2023 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.
01.01.2023 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 500,00 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.
Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse;
a) 2023 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(a) hükmü ile 01.01.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2023 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.01.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %45 oranında ücret zammı uygulanacaktır.
b) 2023 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmü ile 01.07.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2023 tarihindeki asgari ücrete (asgari ücret yeniden belirlendiğinden) iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.07.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %15 oranında ücret zammı uygulanacaktır.
c) 2024 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmü ile 01.01.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan temel ücrete 01.01.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %15 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanacaktır. 29.01.2024 tarihinde imzalanan Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü'nün 1. maddesi gereğince; bu dönemde uygulanacak ücret zammı ve enflasyon farkı toplamının %32,57 oranının altında kalması hâlinde, ücret zammı ve enflasyon farkı yerine, temel ücrete (01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulanmak suretiyle bulunan) toplam %32,57 oranında artış ilave edilecektir.
d) 2024 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(d) hükmü ile 01.07.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %10 oranında ücret zammı ile aynı maddenin (c) alt bendinin ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanarak belirlenecektir.
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı belirlemelerin bulunduğu gerekçesiyle raporda yer alan tespitler baz alınarak 01.07.2024 tarihinden itibaren arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan dönem için resen yeniden hesaplama yapılmak suretiyle alacaklar hüküm altına alınmış ise de sözü edilen bilirkişi raporunda 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücretin yeniden tespit edilmiş olduğu dikkatten kaçırıldığından yapılan belirlemenin yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu ilkeler doğrultusunda aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporu ile ücret tespit edilerek, davacının 01.01.2021 tarihinden arabuluculuk son tutanak tarihine dek muaccel olan fark alacakların bulunup bulunmadığı, temyiz eden davalı taraf bakımından oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden belirlenmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.