696 KHK ile kadroya geçen işçinin bireysel sözleşme ve toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığından kaynaklanan fark ücret, ikramiye ve tediye alacakları davası.
Özet: Kamu kurumunda sürekli işçi olarak çalışan davacının, bireysel iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenen ücretinin eksik ödenmesi nedeniyle önceki dönemlere ilişkin benzer bir davayı kazanmasına rağmen devam eden fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacakları talebiyle açtığı davada, davalı bakanlık toplu iş sözleşmesi hükümleri, zamanaşımı ve bordrolara ihtirazı kayıt düşülmemesi gibi gerekçelerle reddini savunurken, ilk derece mahkemesi bireysel iş sözleşmesindeki açık ücret düzenlemesini ve toplu iş sözleşmesi zam oranlarını dikkate alan bilirkişi raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2021 E., 2025/2845 K.DAVA TARİHİ : 14.11.2024İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 82. İş MahkemesiSAYISI : 2024/516 E., 2025/157 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... Sendikası üyesi olduğunu, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, fark ücret alacakları için daha önce ... 40. İş Mahkemesinin 2021/573 Esas, 2022/408 Karar sayılı dosyasından açılan davanın kabul edildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davalının eksik ödemeye devam ettiğini ileri sürerek belirtilen dava dosyası ile hüküm altına alınan dönemden sonraki dönem bakımından ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının yapılan ödemelere ilişkin bordrolara karşı ihtirazı kayıtta bulunmadığından ücretinin tamamını aldığının kabul edilmesi gerektiğini ve sonrasında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunulamayacağını, 2021-2022 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinin 08.09.2022 tarihinde imzalanarak 01.01.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunduğunu, davacının sendika üyesi olması nedeni ile 01.01.20 21... .12.2022 tarihleri arasındaki toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkına sahip olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 33/1. hükmü ile taban ücret uygulaması getirildiğini, taban ücretin günlük 136,87 TL olarak belirlendiğini, yapılan düzenlemeyle 01.01.2021 tarihinden itibaren günlük brüt asgari ücretin ise 119,25 TL olarak tespit edildiğini, buna göre toplu iş sözleşmesinde belirlenen taban ücretin asgari ücretin %14,7 oranında yukarısında bulunduğunu ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin ücretin düzenlendiği 7. maddesinde oran kısmında %14,7'nin altında bir rakam yazması hâlinde 01.01.2021 tarihi itibarıyla işçilerin lehine alacak çıkmayacağını, 2022 yılı ilk altı aylık dönem zammı için 33/2 hükmünde belirtildiği üzere kişinin 31.12.2021 tarihindeki ücretine toplu iş sözleşmesinde belirtilen zam oranı uygulanacağını, ikinci altı aylık dönem zammının ise 30.06.2022 tarihindeki ücretine uygulanacağını, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki bütün işçilere fark ödemelerin yapıldığını, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla işçilerin sözleşmesinde belirli bir oran yazılmış olsa dâhi oranların geçersiz olduğunu, işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını ve diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, davacının alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, bilirkişi kök raporunda davacı tarafça daha önce açılıp kesinleşen ... 40. İş Mahkemesinin 2021/573 Esas, 2022/408 Karar sayılı dava dosyası ile hüküm altına alınan dönemden sonrası bakımından toplu iş sözleşmesi hükümlerindeki zam oranları gözetilmek suretiyle yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalıya karşı daha önce ... 40. İş Mahkemesinin 2021/573 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arası fark ücret, 2019 yılı Ocak-2020 yılı Temmuz dönemi fark ikramiye, 2019 yılı Ocak-2020 yılı Aralık dönemi fark ilave tediye alacakları bakımından yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/7430 Esas, 2023/9935 Karar sayılı kararı ile; onanmak suretiyle kesinleştiğinin görüldüğünü, somut uyuşmazlıkta; davacı işçinin 01.01.2021-30.06.2024 tarihleri arası için fark ücret, 2021 Mart-2024 yılı Eylül (kıst gösterilerek) dönemi için fark ikramiye, 2021 yılı Ocak- 2024 yılı Haziran dönemi için fark ilave tediye için yapılan hesaplamaları içerir kök bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete bireysel iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücretin 01.01.2021-31.12.2022 tarihli toplu iş sözleşmesinde 01.01.2021 tarihi için 136,67 TL olarak belirlenen taban ücretin üzerinde olduğu anlaşıldığından davacının ücretinin tespitinde bireysel iş sözleşmesine göre asgari ücretle olan bağlantının kesilmediği, bu durumda 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken; 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı(% 20,47) ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolüne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulanması, ikinci altı ay için 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen 2. yıl 2. altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı (%37,35) uygulandıktan sonra bulunacak 2022 yılı ücretlerinin, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki ve 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanacak olup hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda; her 6 aylık dönemin 6. aylarının iki parçaya bölünerek 2. parçasına yürürlük tarihinden sonraki zammın uygulanmaya başlanması hatası dışında 31.12.2022 tarihine kadar yapılan ücret tespiti Yargıtay uygulamalarında belirtilen hesaplama yöntemine uygun olduğu bu nedenle ek bilirkişi raporunda yer alan fark ücret hesap tablosundan hareketle arabuluculuk son tutanak tarihine dek muaccel olan alacaklar bakımından yeniden hesaplama yapılması gerektiği, yanı sıra 2024/Haziran döneminde ödenmesi gereken ücretten ödenen yevmiyenin mahsubu sonucunda bu dönem için fark ilave tediye alacağı bulunmadığının anlaşıldığı ve buna göre bu dönem için hesaplanan alacak miktarının hesaplamalardan dışlanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Kararın hukuka uygun teşekkül etmediğini, davacının alacağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini,2. İkramiye alacağı açısından işletme kredisi faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine tüm alacak kalemleri açısından faiz başlangıç tarihlerinin yanlış tespit edilmiş olduğunu,3. Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönemleri içeren hesaplama yapıldığını,4. Dava tarihinde yürürlükte olmayan toplu iş sözleşmesinin esas alınmasının hatalı olduğunu,5. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret İle Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri uyarınca %4 zam kadroya geçirilen tüm işçilere ve davacıya da uygulandığını,6. Davacıya ait ücret bordrolarının incelenmesinden davacının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden yararlandığının anlaşılacağını, bir yandan toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olan davacının diğer yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını isteme hakkının mümkün olmadığını,7. Davacı ve aynı durumda olan sürekli işçilerin ücretine hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın uygulanmasının çifte zam durumu oluşturduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret,fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Dairemiz uygulamasına göre 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre 2021 yılı ücretinin belirlenmesi şu şekilde olmalıdır:01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 136,67 TL’nin altında kalıyorsa davacının ücreti toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 136,67 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dâhi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. 01.01.2021 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 136,67 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2022 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır.Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; 2022 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, 31.12.2021 tarihinde ödenmesi gereken ücrete 01.01.2022 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %5 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı ve bu şekilde bulunan son ücrete 03.02.2022 tarihli 2021 yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Anlaşma Protokolüne Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü (III) uyarınca %2,5 oranında zam uygulandıktan sonra bulunacak ücret, iş sözleşmesinde belirlenen 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası uygulanarak bulunan ücretten daha yüksek ise artık bireysel iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret değil toplu iş sözleşmesine göre belirlenecek ücret uygulanır. Şayet 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli bir oran fazlası tutarındaki ücret, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenen ücretten yüksek ise bu durumda da sadece iş sözleşmesi ile belirlenen ücret uygulanır.Burada dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zammının uygulanmaması gerektiğidir. Zira toplu iş sözleşmesi hükmü ile asgari ücrette 01.01.2022 tarihinde meydana gelen artıştan önceki (31.12.2021 tarihli) ücrete zam yapılması öngörülmüştür. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere işçi, toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret ile bireysel sözleşme uyarınca ödenmesi gereken ücretten hangisi yüksekse onu talep edebilir.2022 yılı ikinci dönem ücretinin tespitinde ise 01.07.2022 tarihinde asgari ücrete zam uygulandığından, şu şekilde karşılaştırma yapılır: İşçinin 01.07.2022 tarihindeki asgari ücretin belirli oranda fazlası tutarındaki ücreti ile 30.06.2022 tarihinde ödenmesi gereken ücretine toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikinci yıl ikinci altı ay için %5 ücret zammının ve toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkının uygulanması suretiyle bulunan ücreti karşılaştırıldığında; bu şekilde belirlenen ücretlerden hangisi daha yüksek ise o uygulanır. Yine burada da dikkat edilmesi gereken husus, iş sözleşmesindeki orana göre belirlenen ücretin üzerine ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının (%5+enflasyon farkı) uygulanmaması gerektiğidir. 01.01.2023 tarihinde ise; asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında belirlenen ücret 500,00 TL’nin altında kalıyorsa işçinin ücreti, toplu iş sözleşmesinin 33/1 hükmünde taban ücreti olan 500,00 TL olarak kabul edilir. Bu miktara toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır. Böylelikle başka bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olsa dâhi iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin fazlası tutarındaki oran uygulanamaz. Bir başka ifade ile işçinin ücretinin, bireysel iş sözleşmesinde öngörülen asgari ücret fazlası tutarındaki oranla bağı kesilir. Taban ücreti uygulaması sebebiyle iş sözleşmesi ile belirlenen asgari ücretin belirli bir oran fazlası şeklinde öngörülen ücret ile bağlantı kesilmiş ise bu şekilde belirlenen ücrete 2023 yılı ve sonrasında yürürlüğe girecek toplu iş sözleşmelerinde öngörülen zamlar uygulanır. 01.01.2023 tarihinde asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücret 500,00 TL’nin üzerinde ise yukarıda belirtilen şekilde bağın kesildiğinden söz edilemeyeceğinden, iş sözleşmesine göre belirlenen bu ücrete ayrıca toplu iş sözleşmesinde öngörülen zamlar uygulanır.Belirtilen şekilde bağlantı kesilmemişse; a. 2023 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(a) hükmü ile 01.01.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2023 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.01.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %45 oranında ücret zammı uygulanacaktır.b. 2023 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmü ile 01.07.2023 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2023 tarihindeki asgari ücrete (asgari ücret yeniden belirlendiğinden) iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan ücrete 01.07.2023 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %15 oranında ücret zammı uygulanacaktır.c. 2024 yılı birinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(c) hükmü ile 01.01.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulandığında bulunan temel ücrete 01.01.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ilk altı ay için %15 oranında ücret zammı ile toplu iş sözleşmesinin 33/2-(b) hükmünün ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanacaktır. 29.01.2024 tarihinde imzalanan Ek Çerçeve Anlaşma Protokolü'nün 1. maddesi gereğince; bu dönemde uygulanacak ücret zammı ve enflasyon farkı toplamının %32,57 oranının altında kalması hâlinde, ücret zammı ve enflasyon farkı yerine, temel ücrete (01.01.2024 tarihindeki asgari ücrete iş sözleşmesindeki oran uygulanmak suretiyle bulunan) toplam %32,57 oranında artış ilave edilecektir.d. 2024 yılı ikinci dönem ücreti tespit edilirken, toplu iş sözleşmesinin 33/2-(d) hükmü ile 01.07.2024 tarihli ücrete zam yapılması öngörüldüğünden; 01.07.2024 tarihinde başlayan dönemdeki ikinci altı ay için %10 oranında ücret zammı ile aynı maddenin (c) alt bendinin ikinci paragrafında belirtilen enflasyon farkı uygulanarak belirlenecektir.Somut dosya değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kök raporunda hatalı belirlemelerin bulunduğu gerekçesiyle raporda yer alan tespitler baz alınarak 01.01.2021 tarihinden itibaren arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan dönem için re'sen hesaplama yapılmak suretiyle alacaklar hüküm altına alınmış ise de, 2023 yılı Temmuz ayında asgari ücretin yeniden tespit edilmiş olduğu dikkatten kaçırıldığından yapılan belirlemenin yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu ilkeler doğrultusunda aldırılacak denetime elverişli bilirkişi raporu ile ücret tespit edilerek, davacının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş olan ... 40. İş Mahkemesinin 2021/573 Esas, 2022/408 Karar sayılı dava dosyası ile hüküm altına alınan dönem gözetilerek 01.01.2021 tarihinden arabuluculuk son tutanak tarihine dek muaccel olan dava konusu fark alacaklarının bulunup bulunmadığı, temyiz eden davalı taraf bakımından usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden belirlenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.