İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, iki çeke dayalı menfi tespit davasında haksız tahsilatın engellenmesi, borçsuzluk tespiti ve ihtiyati tedbir talepleri hakkında istinaf kararı.
Özet: Çeklerin keşidecisi ve lehtarı olan davacıların, davalı üçüncü tarafın elinde bulunan iki adet çekten (biri vadesi dolmuş icra takibinde, diğeri henüz ibraz edilmemiş) dolayı borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin durdurulması ve haksız tahsilatın önlenmesi talebiyle açtığı menfi tespit davasında, çeklerin başlangıçta başka bir şirkete teslim edildiği ve davacıların meşru hamil sıfatının bulunmadığı, davalının ise çekleri kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak edinmediği ve çeklerin çalındığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/789 Esas
KARAR NO: 2026/948
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2023
NUMARASI: 2023/457 E. - 2023/763 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından yine müvekkil ... lehine keşide edilen, henüz takibe dayanak yapılmamış ve ibraz tarihi gelmemiş 31.07.2023 tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı çekin haksız tahsilinin engellenmesi adına müvekkillerince mevzu bahis çek bedeli kadar kesin ve süresiz teminat mektubunu sunmaya hazır olduklarını, İİK 72/2 maddesi doğrultusunda %15 teminat veyahut bahsedilen çek tutarı kadar teminat mektubu mukabilinde her iki müvekkili açısından icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 30.06.2023 tarihli 200.000,00-TL bedelli ...seri numaralı çeke istinaden başlatılan .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının uygun gördüğü takdirde teminatsız, aksi halde teminat mukabili icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar her iki müvekkili açısından durdurulması, bu mümkün görülmediği takdirde, teminat mektubu mukabili, icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda davanın kabulüne, müvekkillerinden ... tarafından yine müvekkili ... lehine keşide edilen ...A.Ş. ... Şubesi' ne ait 31.07.2023 tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı çek ve ... ... Şubesi' ne ait 30.06.2023 tarihli 200.000,00-TL bedelli ...seri numaralı çek ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe istinaden müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile 30.06.2023 tarihli 200.000,00-TL bedelli ...seri numaralı çeke dayanarak karşı yan tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibin ferileri ile birlikte iptaline, davalının hukuken kötü niyetli olduğunun alenen ortada olması sebebiyle davalı aleyhine %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketlerin işbu davayı açmakta hukuki yararı ve menfaati bulunmadığını, dava hakkı var ise çekleri aldığını iddia eden dava dışı şura şirketine ait olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde, dava konusu 2 adet çekin davacı firmalardan ...nin , diğer davacı ... lehine ciro edilerek verildiğini, davacı ... firmasının ise bu çeki 3. Kişi ... Limited Şirketi'ne teslim ettiğini dava dilekçesinde beyan ettiğini, bu beyan ile çeklerdeki tüm hak ve alacak, menfaat ve dava hakkı çeklerin ciro edildiği dava dışı ... Limited Şirketi'ne geçtiğinin açık olduğunu, davaya konu çekler hakkında dava dışı ... Limited Şirketi'nin açtığı davalar mevcut olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, bahse konu çeklerin Müvekkili ...'e, .... Şti. isimli firma tarafından müvekkilin alacağına karşılık verildiğini, bu hususa ilişkin çek teslim bordrosunun var olduğunu, davaya konu çeklerin Şura ambalajın elinden izinleri ve rızaları dışında çıkmış olduğu iddiası gerçek olsa dahi müvekkilinin bunu bilmesi mümkün olmadığını, davaya konu çeklerde son ciro beyaz ciro olduğundan senedin türü değişmemekte ve senedin zilyetliğini bu yolla devir alan müvekkili meşru hamil sıfatını kazandığını beyanla; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davasında haksız ve mesnetsiz dava ikame ederek ve tedbir kararı aldırarak müvekkilinin alacağına geç ulaşmasına neden olan haksız davacılar aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2023/457 esas, 2023/763 karar sayılı, 29/11/2023 tarihli kararı ile; "Davacılardan ...'nin keşideci, ...'nin lehtar olduğu, çeklerin dava dışı ... Limited Şirketi'ne teslim edildiği hususunda tereddüt bulunmadığı, dolayısıyla davacıların çeklerin hamili olmadıklarının sabit olduğu, davalının çekleri iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu hususunun da dosya kapsamında ispatlanamadığı gibi savcılığa yapılan şikayet neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/152230 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; davaya konu çeklerin dava dışı ... Limited Şirketi'ne teslim edilmesi, davacıların çeklerin yetkili hamili olmadıkları gibi imzaya itirazlarının bulunmaması, çeklerin çalındığı iddiasının ispatlanamaması, keşideci ve lehtar olan davacıların kendi aralarındaki defileri davalıya karşı ileri süremeyecekleri hususları birlikte nazara alınarak davanın REDDİNE " karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme, hatalı tespitler ve temel hukuk ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, kararın kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece deliller toplanmadan ve beyanlar değerlendirilmeden tek celsede hüküm kurulmasının hukuken kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketler arasındaki ticari ilişki kapsamında keşide edilen toplam 600.000,00-TL bedelli iki adet çekin, bir hizmet alım sözleşmesine istinaden dava dışı ... Şti’ye teslim edildiğini, ancak bu çeklerin yasal hamilin rızası dışında elinden çıktığını, yasal hamil tarafından İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde çek iptali davası açıldığını ve ödemeden men yasağı alındığını, davalının bu çekleri kötü niyetli olarak ele geçirdiğini, yasal hamil olmadığını ve konuyla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturmanın devam ettiğini, mahkemenin davanın seyrini değiştirecek mahiyetteki bu çek iptali ve istirdat davalarını bekletici mesele yapmadığını, savcılık dosyasını incelemediğini ve eksik inceleme ile hüküm tesis ettiğini, temel borç ilişkisinin incelenmediğini, müvekkillerinin davalı ile hiçbir ticari veya hukuki bağı bulunmadığını, çekin mücerretliği ilkesinin temel ilişkiden tamamen kopuk olduğu anlamına gelmeyeceğini ve Yargıtay içtihatları gereği ticari defterlerin incelenmesi gerektiğini, menfi tespit davalarında alacağın varlığını ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğunu, davalının çekleri nasıl edindiğini ve ciroların neden iptal edildiğini açıklayamadığını, mahkemenin gerekçeli kararının tek bir cümleden ibaret olduğunu, savunma haklarının kısıtlandığını ve kararın hiçbir hukuki denetime elverişli gerekçe içermediğini, dava konusu çekler nedeniyle müvekkillerinin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına talepleri üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yatırılan teminatlar gözetilerek icra takiplerinin ivedilikle durdurulması için yeniden 31.07.2023 tarihli 400.000,00-TL bedelli ... numaralı çeke istinaden başlatılan .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasının İİK 72/2 maddesi doğrultusunda yerel mahkemeye yatırılan %15 teminat veyahut bahsedilen çek tutarı kadar teminat mektubu mukabilinde her iki müvekkili açısından icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 30.06.2023 tarihli 200.000,00-TL bedelli ...seri numaralı çeke istinaden başlatılan .... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasının Sayın Mahkeme uygun gördüğü takdirde teminatsız, aksi halde belirleyeceği teminat mukabili icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar her iki müvekkili açısından durdurulması, bu mümkün görülmediği takdirde, teminat mektubu mukabili, icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve icra takiplerinin iptaline, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak verilen vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, reddedilen menfi tespit davasında dava değeri olan 621.854,49 TL üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davaya cevap dilekçesinde talep ettikleri % 20 icra inkar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile itirazları doğrultusunda mahkeme kararının kaldırılmasını ve taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin hukuki olmadığını ve kabul etmediklerini, mahkemece davanın reddine karar verildiğini ancak verilen vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, reddedilen menfi tespit davasında dava değeri olan 621.854,49 TL üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davaya cevap dilekçesinde talep ettikleri % 20 İcra inkar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile itirazları doğrultusunda mahkeme kararının kaldırılmasını ve taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çalınma iddiasına dayalı olarak çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekili tarafından vekalet ücreti ve tazminat yönünden yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; dava konusu olan ...A.Ş. ... Şubesine ait, ... numaralı, 31.07.2023 tarihli, 400.000-TL bedelli çek ile ... ... Şubesine ait, ...seri numaralı 30.06.2023 tarihli, 200.000-TL bedelli çek keşidecisinin davacı .... şirketi, lehtarının diğer davacı .... şirketi olduğu, dava dışı Şura... şirketine teslim edildikten sonra çeklerin çalındığı, böylece davalının yasal hamil olmadığı iddiası ile menfi tespit isteminin mevcut olduğu, davalının dava dışı cirantalardan sonraki hamil olduğu görülmüştür.
Somut uyuşmazlık kapsamında davacılar tarafından, çeklerin imza edildikten sonra çalındığı, bu nedenle davalı hamile karşı çek nedeni ile borçlu olmadıkları ileri sürülmüş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmıştır. İşbu kanuni düzenleme gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup işbu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır. Somut olaya bakıldığında çekler üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş olup davalının şeklen yetkili hamil olduğu saptanmıştır.
Davacı vekili tarafından, dava dışı Şura... şirketinin şikayeti kapsamında başlatılan soruşturma dosyasının değerlendirilmediği ileri sürülmüş ise de ilk derece mahkemesi tarafından dosyaya uyap üzerinden celp edildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/152230 sayılı soruşturma dosyası kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca dava dışı ..... şirketinin davalı aleyhine ikame ettiği İstanbul 2. ATM'nin 2023/484 esas, 2024/21 karar sayılı çekin istirdadı davasının, davalının kötü niyetle hareket ettiğini veya çeki iktisap ederken ağır kusurlu olduğunu ispata yeterli delilin bulunmadığı gerekçeleri ile reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 13/02/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla dosya kapsamında davalı hamilin dava konusu çekleri kötüniyetle ya da ağır kusurlu hareketi ile iktisap ettiğini gösterir ispata elverişli delillerin bulunmadığı tespit edilmiş olup imzaların istiklali ilkesi gereğince dava dışı ciranta nezdindeki sahtelik iddiası ile bedelsizliğe ilişkin şahsi def'ilerin davacı keşideci ve lehtar tarafından, çek hamili davalıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmıştır. Böylece mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak İİK'nın 72/4. maddesi; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde düzenlenmiş olup ilk derece mahkemesi tarafından yargılama sırasında teminat karşılığında icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verildiği ve fiilen tedbir kararının uygulandığı anlaşılmakla, davalı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmaması hatalı bulunmuştur. Ayrıca dava değeri olan 621.854,49-TL üzerinden AAÜT'nin 13. maddesi gereğince davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 17.900-TL maktu vekalet ücretine hükmedildiği tespit edilmekle, kararın bu yönü ile de hatalı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden '' Davanın Reddine, Davalı lehine %20 oranında 124.370,89-TL tazminatın davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, Davalı lehine dava değeri olan 621.854,49-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesine '' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../11/2023 tarih, 2023/... E. 2023/... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
Davanın REDDİNE
Davalı lehine alacağın %20'si oranında 124.370,89-TL tazminatın davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 10.619,73 TL'nin mahsubu ile, fazlaya ilişkin olan 9.887,73 TL harcın karar kesinleştiğinden ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 99.278,17 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 855,20-TL harcın mahsubu ile, fazlaya ilişkin olan 855,20-TL harcı isteği ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/d-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2026