Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespiti istemiyle açılan hizmet tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacının, davalı şirkette 01.07.2020 - 10.09.2021 tarihleri arasında sigorta bildirimi yapılmayan veya eksik yapılan dönemlerde idari personel olarak kesintisiz çalıştığı iddiasıyla açtığı hizmet tespit davasında, ilk derece mahkemesi kısmen kabul kararı vermiş; bölge adliye mahkemesi ise davalının geç bildirim savunmasını reddederek, tanık beyanları ve sevk irsaliyeleri gibi delillerle davacının 01.07.2020 - 09.09.2021 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine, bu dönemdeki bildirilen sürelerin dışlanmasına hükmederek ilk derece mahkemesi kararını düzelterek davanın kabulüne karar vermiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/16824 E.  ,  2026/3214 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/573 E., 2025/1271 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/234 E., 2023/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 01.07.20 20... .09.2021 tarihleri arasında idari personel, muhasebeci olarak kesintisiz ve aralıksız çalıştığını, işe başlama tarihinin gerçekte 01.07.2020 olmasına rağmen ... giriş işlemleri 29.04.2021 tarihinde yapıldığını ve 10.05.2021 tarihinde ... işten çıkış işlemi yapıldığını, gerçekte 10.09.2021 tarihine değin kesintisiz ve aralıksız çalışıldığını, gerçek işe giriş tarihinin 01.07.2020, sigorta giriş tarihi 29.04.2021, sigorta çıkış tarihi 10.05.2021, gerçek çıkış tarihi 10.09.2021 olduğunu, müvekkilinin davalı iş yerinde asgari ücret karşılığı çalıştığını iddia etmiş, davacının davalı işyerinde yukarıda belirtilen ve ...'ya bildirilmeyen 01.07.20 20... .09.2021 tarihleri arasında bir fiil çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının iddiasına konu çalışmalarının Kuruma dava tarihinden bir ay önce bildirilmiş olduğunu, işverenin dava açılmasına sebebiyet vermediğini savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil vekili, davacının iddialarını ispat yükü altında bulunduğunu savunmuş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen tarihlerde iş yerinin faal olduğu, dinlenen bordro tanıkları, davacı tanıkları, davalı tanıkları ile davacının 2020 Mayıs Haziran gibi çalışmaya başladığı ve 2021 Eylülde ayrıldığı bildirilmiş olmakla, işbu kapsamda bordro tanığı ifadeleri ile çalışmanın net bir şekilde ispatlandığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne davacının 03.07.2020 - 09.09.2021 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı ... nolu işyerinde aralıksız kesintisiz asgari ücret ile çalıştığının tespitine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili her ne kadar davacının çalışmalarını fer' i müdahil Kuruma dava tarihinden önce bildirdiklerini savunmuş ise de, çalışmalar dava tarihinden önce kuruma bildirilmiş olsa da iddia edilen çalışma tarihleri göz önüne alındığında yapılan bildirimin 5510 sayılı Kanun'un m. 8 düzenlemesinde öngörülen kanuni süresinde olmadığı, sonrasında yapılan bildirimle ilgili de Kurumun inceleme başlatmış olduğu, duruşma aşamasında incelemenin devam ettiği ve iddiaya konu çalışmaların davacının hizmet cetveline işlenilmemiş olduğu Kurum yazılarından anlaşılmıştır. Buna göre davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış,
İş yeri çalışanlarından dinlenilen tanık ...'nun, davacının 2020 yılının 5. ya da 6. ayı gibi çalışmaya başladığını söylediği, tanıklar ... ... ...nin davacının 2000 yılının Temmuz ayında çalışmaya başladığını beyan ettikleri görülmüş,
Davacının imzasının bulunduğu bir kısım sevk irsaliyeleri dosya arasındadır. En son sevk irsaliyesi 09.09.2021 tarihlidir. Tanık beyanlarından da davacının anılan tarihe kadar davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varılmış olup bu tarih davalı işverenin de kabulündedir,
Buna göre davacının 01.07.20 20... .09.2021 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığının sabit olduğu, fer' i müdahil vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacının bu yöndeki istinaf taleplerinin kabulüne, anılan tarihler arasında Kuruma bildirilen sürelerin dışlanılmak suretiyle talebinin kabulüne, Mahkeme hükmünün bu yönden düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış,
Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b2. Maddesi gereğince Mahkeme hükmünün kaldırılarak
-Davalı vekilinin istinaf talebinin reddine,
-HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
-Davanın kabulüne;
Davacının, davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde 01.07.20 20... .09.2021 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, bu tarihler arasında Kuruma bildirilmiş olan sürelerin dışlanılmasına, karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; iddiaya konu çalışmaların dava tarihinden önce kuruma bildirilmiş olduğunu ve çalışmaların davacının kayıtlarında göründüğünü, Kurumun bu hususu Mahkemeye bildirdiğini, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, işveren tarafından bildirim yapılmasına rağmen çalışmaların kayıtlara işlenilmemiş olmasında işverenin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş kararın bozulmasını istemiştir.
Feri' müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.