Hissedarın çok sayıda taşınmaz üzerindeki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davasının temyiz incelemesi ile istinaf yoluna başvurmayan tarafın bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, hissedar davacının davalılarca haksız kullanılan taşınmazlardaki müdahalenin meni ve ecrimisil talebiyle açtığı, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, kısmen ret kararı verdiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedildiği davanın temyiz incelemesiyle ilgili olup, temyiz aşamasında özellikle ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen veya istinaf başvurusu süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilen davalıların bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkının bulunup bulunmadığı gibi usuli meseleler üzerinde yoğunlaşmaktadır.
7. Hukuk Dairesi         2025/4633 E.  ,  2026/2560 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/330 E., 2025/1108 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Arpaçay Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/43 E., 2023/231 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve katılma yoluyla davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kars ili, .. ilçesi, ... Mahallesi, 580, 128, 77, 78, 224, 581, 582, 19, 122, 123, 124, 126, 200, 223, 241, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 84... parsel sayılı taşınmazlarda davacının hissedar olduğunu, ancak taşınmazları davalıların kullandığını, kullanım karşılığında davacıya ücret ödemediklerini, bu nedenlerle dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının hissesine vaki müdahalenin men'ine, şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; davacının iyi niyetli olmadığını, taşınmazların büyük çoğunluğunun uzun süredir kullanılmadığını, taşınmazların paylaşılmasını istediklerini ancak davacının paylaşıma yanaşmadığını, bu nedenle taşınmazların atıl kaldığını, üzerinde ev olan taşınmazın ise yaklaşık 40 yıl önce paylaşıldığını, kendilerinin ev yapıp kullandıklarını ve bu taşınmazda davacının herhangi bir hakkının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; “Kars ili, ... ilçesi, ... Mahallesi;
a) 580 parsel sayılı taşınmazdaki davacının 1/4 hissesine davalılar tarafından vaki el atmanın önlenmesine,
b) 128 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine,
c) 77, 78, 224, 581, 582 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın ayrı ayrı pasif husumet yokluğundan reddine,
d) 19, 200, 223, 241, 708, 709, 710, 711, 712, 713 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ayrı ayrı konusuz kalan dava nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
e) 84, 227, 122, 123, 124, 126, parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın ayrı ayrı esastan reddine,
f) 8.014,95 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dinlenen tanıklar davacı lehine beyanda bulunmalarına rağmen, Mahkemece tanık beyanlarının aksine hüküm verildiğini,
b. Dava konusu tüm parseller yönünden el atmanın önlenmesi kararı verilmesi gerekirken sadece 580 parsel sayılı taşınmaz yönünden el atmanın önlenmesi kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
c. Yapılan keşfin yeterli olmadığını, alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini,
d. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının yeterli ve doyurucu gerekçe içermediğini, gerekçe olmadığından adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde;
a. Hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığını,
b. Ecrimisile hükmedilmesinin yanlış olduğunu,
c. Mahkemece davacı lehine 8.014,95 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 17.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmişler.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Kural olarak; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak, ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi hâlinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davalılar İlk Derece Mahkemesince verilen kararı istinaf etmiş, ancak Mahkemece istinaf başvuru dilekçelerinin süresinde verilmediği gerekçesi ile davalıların istinaf başvurularının reddine ilişkin 10.12.2024 tarihli ek kararlar verilmiştir. Davalılar işbu ek kararları istinaf etmemiştir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı sadece davacılar vekilinin istinaf talebi yönünden inceleyerek esastan ret kararı vermiştir. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine, davalılar da katılma yoluyla kararı temyiz etmiştir.
1. Bu açıklamaya göre davalıların katılma yoluyla temyiz dilekçeleri yönünden yapılan incelemede; yukarıda açıklandığı üzere davalılar, İlk Derece Mahkemesi ek kararlarına karşı istinaf başvurusunda bulunmadıklarından ve Bölge Adliye Mahkemesince de yeni bir karar verilmediğinden, davalıların Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksinin kabulü hâlinde; istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar. Bu nedenle; İlk Derece Mahkemesi ek kararını istinaf etmeyen davalıların Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalıların katılma yoluyla temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.