Yargıtay 3. Ceza Dairesinden, silahlı terör örgütü üyeliği davasında tanık dinletme, ByLock delil incelemesi ve yeni veri analizlerinin eksikliği nedeniyle hükmün bozulmasına yönelik karar.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığın savunma hakkını kısıtlayarak belirleyici tanık beyanlarının doğrudan sorgulanmasına veya yasal usullere uygun dinlenmesine imkan tanınmaması, Bylock kullanımına dair HTS kayıtları, irtibatlı kişiler ve örgütsel faaliyetler hakkında yetersiz soruşturma yürütülmesi, ayrıca temyiz aşamasında dosyaya sunulan veri analiz raporlarındaki yeni delillerin yeterince araştırılmaması ve ilgili şahısların dinlenmemesi gibi usuli eksiklikler ve eksik inceleme nedenleriyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/869 E., 2022/547 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2017/430 E., 2017/288 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3, 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve soruşturma aşamasında şüpheli sıfatı ile ifade veren ve duruşmada bu beyanları okunan .....nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,3. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen veri analiz raporu, birliktelik analiz raporu ve veri-grup analiz raporunun gönderildiği anlaşılmakla, ekli evrakların incelenerek, dosyaya eklenen 05.03.2025 tarihli veri analiz raporunda; 02.06.2013 değiştirme tarihli dosyada; zümre başkanı: ...., Öğretmen: .... olarak belirtildiği, .... ve .... isimli şahısların açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma/kovuşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma/kovuşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması, bu kişilerin HTS ve baz kayıtlarının getirtilip, sanık ile konuşma ve bir araya gelme durumları incelendikten sonra 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği,Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Şırnak 2. Ağır ceza mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.