7. Hukuk Dairesinin taşınmazda iyiniyet koşulu oluşmadan yapılan muhdesatlar nedeniyle tapu iptali, tescil, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerini içeren temyiz kararı.
Özet: Davacılar tarafından davalıya ait taşınmaz üzerine izinsiz yapılan yapı ve dikilen bitkiler nedeniyle açılan temliken tescil veya tazminat davası ile davalının müdahalenin meni, kal ve ecrimisil karşı davası kapsamında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacıların iyiniyetli olmadığını belirterek tescil taleplerini reddetmiş, ancak yıkımın fahiş zarar doğuracağı gerekçesiyle muhdesat bedelinin ödenmesine hükmederken, karşı davada müdahalenin menini kabul edip ecrimisil talebini geri çevirmiştir; davacı tarafın iyiniyet ve tazminat hesaplamalarına ilişkin itirazlarıyla temyize gelen bu uyuşmazlık Yargıtayın değerlendirmesine sunulmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2025/4238 E.  ,  2026/2532 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1701 E., 2025/941 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/303 E., 2021/331 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar - karşı davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; 6 01... parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi ... adına kayıtlı iken murisin vefatı üzerine davalı ...'e miras yolu ile geçtiğini, aynı yer 6 01... parsel sayılı taşınmazın maliki olan müvekkilleri ile davalı arasında dava konusu taşınmazın kullanımı konusunda anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmaya göre bitişik parsel olan 2 nolu parsel üzerinde otelcilik işi ile iştigal etmekte olan müvekkillerinin davalıya ait olan taşınmazı kullanabileceklerini, 6 01... parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin iyiniyetli olarak yapmış oldukları binaların ve bitkilerin değerinin arsa değerinden yüksek olduğunu, bu nedenle uygun bir tazminat karşılığı davalı adına kayıtlı tapunun tamamının veya yapıların imar durumuna göre üzerinde oturabileceği miktardaki kısmının iptali ile davacılar adına tescilini, yapıların davacılar tarafından yapıldığının tapunun beyanlar hanesine işlenmesini, bunun mümkün olmaması hâlinde yapıların dava tarihindeki değerlerinin faizi ile birlikte davacılara ödenmesini, yapıların yıkılması gerekliliği hâlinde yıkımdan doğan zararın faizi ile tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı - karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 6 01... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bitişik parsel olan aynı yer 6 01... parsel maliki olan davacılar - karşı davalıların müvekkilinin sahibi olduğu taşınmaza duvar, oyun parkı, kendi otellerinin eklentisi olan bina, foseptik çukuru, ağaç dikerek hiçbir hakka dayanmaksızın kullanmak suretiyle tecavüz ettiğini, davacının davasının tüm terditli talepler yönünden reddini savunmuş; karşı davasında ise, davacı-karşı davalıların müdahalesinin men'ine ve davalılar tarafından tecavüzlü kısma yapılan yapıların ve dikilen bitkilerin kâl'ine, kâl ve eski hâle getirme masraflarının davacılar -karşı davalılardan tahsiline, tecavüzde bulunulan miktarın tespiti ile bu alan için son beş yıllık bilirkişilerce hesaplanacak ecrimisil tutarının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
2. Davacılar - karşı davalılar vekili karşı davaya yönelik cevap dilekçesinde, karşı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın çaplı taşınmaz olması nedeniyle davacı-karşı davalının iyiniyet savunmasına itibar edilemeyeceği, iyiniyet koşulunun gerçekleşmediği durumlarda diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasına gerek bulunmadığı, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden yüksek olmadığı, zirai ve inşai muhdesatların değerine göre yıkımın fahiş zarar doğuracağı kabul edilerek zirai ve inşai muhdesatların bedeli olan 184.199,74 TL’nin depo edildiği, davalı-karşı davacı taraf, uzun yıllardır davacı-karşı davalıları bu kullanımdan men etmediğinden ecrimisil isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden tapu iptali ve tescil ile temliken tescil talebinin reddine, tecavüzlü kısımdaki inşai ve zirai muhdesatların bedelinin davacı-karşı davalıya ödenmesi ile inşai ve zirai muhdesatların davalı taraf-karşı davacı tarafa bırakılmasına; karşı dava yönünden men’i müdahale talebinin kabulüne ve ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacılar-karşı davalılar vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar - karşı davalılar vekili; davacıların iyiniyetli olduğunu, taşınmazın inşası sırasında yapıların altında kalan dolgunun tazminat hesabında dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda taşınmazın kâl'i hâlinde meydana gelecek zarar belirtilmeyerek yalnızca taşınmazların enkaz bedellerinin hesaplandığını, yapı değerinin düşük hesaplandığını, hesap tarihi olarak hangi tarihlerin baz alındığının da belli olmadığını, belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, temliken tescil, muhdesat şerhi verilmesi ve tazminat; karşı dava, el atmanın önlenmesi kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.