Yargıtay 10. Ceza Dairesinden zorunlu müdafi atanmaması ve tefrik edilen dosya belgelerinin eksikliği nedeniyle uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyetinin savunma hakkı kısıtlanmasından bozulması kararı.
Özet: Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan aldığı mahkûmiyet kararı, savunmasının alındığı tarihte suçun alt sınır cezasının artması nedeniyle zorunlu müdafi tayini gerektirmesine rağmen avukat atanmamasıyla savunma hakkının kısıtlanması ve tefrik edilen dosyaya ilişkin soruşturma-kovuşturma belgelerinin eksikliği nedeniyle delillerin bütüncül değerlendirilememesi gibi hukuka aykırılıklar tespit edildiği için bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2021/4100 E.  ,  2026/3358 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/387 E., 2016/25 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan
değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 26.01.2016 tarihli hükmün verildiği celsede alındığı, sanığın savunmasının alındığı celse tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/84 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yargılamaya, inceleme konusu 2015/387 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği göz önüne alındığında, tefrik kararının öncesine ilişkin tüm soruşturma ve kovuşturma belgelerinin aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosya içinde bulundurulması ve delillerin bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.