İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin haksız rekabet teşkil eden eylemler ve yazılım mimarisi kopyalama iddiasıyla ilgili ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne itirazın reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: İlk derece mahkemesinin, davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerin meni, belirli fırınların toplatılması ve imhası gibi talepleriyle başvurduğu ihtiyati tedbir talebini, davalının haksız rekabet eylemlerinin yaklaşık olarak ispatlandığı ve telafisi güç zararların oluşabileceği gerekçesiyle kısmen kabul etmesine ve davalının bu karara yaptığı itirazın reddedilmesine ilişkin ara kararlarının istinaf incelemesinde; davalı vekili, bilirkişi raporuyla davacının zararının tespit edilememesi, benzerliklerin sektörel zorunluluktan kaynaklanması ve eylemlerinin haksız rekabet teşkil etmemesi gibi gerekçelerle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/958 KARAR NO : 2026/1365T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 10/04/2026 (Ara Karar)NUMARASI : 2024/776 Esas TALEP: İhtiyati TedbirİSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2026İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin ara karara itirazın reddi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 07/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri ve davalı üründe görülen yazılım mimarisinin müvekkiline ait proje yapısından sektörel zorunluluk nedeniyle değil, aynı kaynaktan kopyalanmış veya türetilmiş olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalının kopyaladığı fırınları piyasada kendi fırını gibi pazarladığını, davalının kopyalamasının 2024 ... fuarında fark edildiğini, dava açılmasının üzerinden 2 sene geçmesine rağmen tedbir kararı verilmediğini, davalının serbest bir şekilde haksız rekabet teşkil eden eylemlerini gerçekleştirmeye devam ettiğini, 15/04/2026 tarihinde başlayacak 2026 ... Fuarı öncesinde davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men'i ile "..." isimli fırınların toplatılarak imhasına, bu eylemlere ilişkin https://www.../ adresindeki sosyal medya hesabındaki ve http://www.../ isimli internet sitesindeki paylaşımların kaldırılmasına, http://www.../ isimli internet sitesinde ...'e ilişkin yer alan ve gerçekte olmayan tecrübe, müşteri ve ödül bilgilerinin kaldırılmasına, ... isimli fırınların bulunduğu yerlerden ve faaliyet adresinden toplatılarak imhasına, yine aynı şekilde davalı ...'nın müvekkili şirketten izinsiz şekilde kopyaladığı kullanıcı arayüzü ve kullanıcı arayüzü kontrol yazılımı datalarının imhasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 10/04/2026 tarihli ara kararla, davacı tarafından davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerine devam ettiği, 15/04/2026 tarihinde başlayacak 2026 ... Fuarı (...) öncesinde davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men'i ile ... isimli fırınların toplatılması ile imhasına yönelik tedbir talebinde bulunulduğu, deliller ve bilirkişi raporuyla davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin davacı tarafından HMK 390/3 kapsamında yaklaşık olarak ispat edildiği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talep eden davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile takdiren 50.000-TL teminat yatırıldığında davalı tarafından "..." isimli fırınların satışının ve satışına yönelik (tanıtım, reklam, fuara katılım vs) tüm faaliyetlerinin TTK 61 ve 56/b,c bentleri atfıyla HMK 389 uyarınca tedbiren durdurulmasına, belirlenen teminatın süresinde yatırılması halinde davalı kuruma müzekkere yazılmasına, teminat süresinde yatırılmadığında tedbirin kendiliğinden kalkmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili 16/04/2026 tarihli dilekçesiyle itiraz ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiş; mahkemece 22/05/2026 tarihli ara kararla, dosyaya sunulan belgeler, talebin türü ve niteliği gereği HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden açısından ileride telafisi imkansız zararların doğmasının söz konusu olması, yargılama sırasında toplanan deliller ve düzenlenen bilirkişi raporu ile davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunduğu hususunda tedbir talep eden tarafından HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat şartının sağlandığı gerekçesiyle, davalının 10/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının ve tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporundaki mali incelemede davacının zararı olmadığı belirlendiğinden, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken telafisi güç/imkansız zarar şartının bulunmadığını, müvekkilinin 2023 ve 2024 yıllarında zarar ettiğini, davacının porselen satışları 2023 ve 2024 yıllarında gerilemiş ise de, 2023 yılında müvekkilinin porselen satmadığını, 2024 yılında ise 90.000-TL porselen fırın satışı bulunduğunu, bunun da davacını milyonlarca liralık ciro kaybıyla ilgisinin olmadığını; tarafların ortak müşterisinin bulunmadığını; anonim olan yazılımın kopyalandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, benzer olduğu ifade edilen özelliklerin diş teknisyenlerinin alışkanlıklarına dayalı sektörel zorunluluktan kaynaklandığını; yazılımın eser niteliğine sahip olmayıp, tescil edilemediğini, davacının cihazın patentine veya lisansına başvurmadığını kendisinin beyan ettiğini; müvekkilinin eyleminin haksız rekabet teşkil etmediğini, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte tasarım benzerliğinin de sektörel zorunluluktan ileri geldiğini ve tasarımın aynı olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu fırınların tamamının tasarım olarak birbirine benzediğini; haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması halinde müvekkilinin ekonomik ve ticari faaliyetleri ile itibarı üzerinde telafisi güç/imkansız zararlar doğacağını, kaldı ki davacının ihtiyati tedbir talebine sebep gösterdiği fuarın da sona erdiğini, tedbir kararının müvekkilinin ticari hayatının tamamen durması anlamına geldiğini, davacının tüm haklılığını ispatlamış gibi tedbir kararı verilemeyeceğini; tedbir kararında ... isimli fırınların satışının durdurulmasına karar verilmişse de ... markasının sahibi (davalının oğlu) ... olduğunu, marka tescil belgesinin sunulduğunu, başkasının tescilli sahibi olduğu markanın ürünlerinin satışının durdurulmasının müvekkilinden çok 3. kişinin de telafisi imkansız zararına sebep olacağını; kabul anlamına gelmemekle birlikte, bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi sistemsel benzerlik olmayıp müvekkili tarafından ürün mimarisinde belirgin bir dönüşüme gidildiğini belirterek, itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.HMK'nın 389/1. maddesi "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."; 390/3. maddesi "(3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." ve 391/1. maddesi "(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacı şirket vekili, müvekkilinin 1984 yılından beri geliştirerek ürettiği ve diş teknisyenleri tarafından diş yapımında kullanılan porselen fırının, 20/03/2023 tarihinde müvekkili şirketteki işinden ayrılmış davalının özel erişimi olan şirket bilgisayarındaki müvekkili tarafından yapılmış arayüzü ve yazılımını kopyalayarak %99 oranında benzerlik teşkil eden "..." isimli porselen fırını 2024 yılı ... Fuarında başkasının standında sergilerken şirket yetkilisi ... tarafından görüldüğünü belirterek, haksız rekabetin tespitini, men'ini, makinelerin imhasını, maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalı, davacının patent veya tescili bulunmadığını, bu makinelerin tamamının birbirine benzediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece alınmış 16/12/2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda yazılım uzmanı bilgisayar mühendisi bilirkişi ayrıntılı tespitlerinden sonra nihai olarak, kullanıcıya görünen arayüzdeki tasarımsal benzerliklerin ötesinde, sistemin arka plan yazılım kurgusu, iletişim protokolü, veri akış mantığı ve adresleme yapısında davacı ürünü ile uyumlu bir yapı bulunduğu, bunun da davacıya ait ürün yazılımının veya proje yapısının tamamının ya da önemli bir bölümünün davalı ürününde kullanılmış olabileceğini teknik olarak gösterdiği, dolayısıyla dosya kapsamında tespit edilen teknik bulgular, davalı üründe görülen yazılım mimarisinin davacıya ait proje yapısından "sektörel zorunluluk" nedeniyle değil, aynı kaynaktan kopyalanmış veya türetilmiş olabileceği yönünde güçlü teknik işaretler içerdiği görüşü bildirilmiştir. Mahkemece bu tespite istinaden davacı vekilinin 07/04/2026 tarihli dilekçesindeki talebine istinaden, incelemeye konu 10/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve davalı vekilinin kararı kaldırılmasına yönelik itirazı 22/05/2026 tarihli kararla reddedilmiştir. Davacı 17/04/2026 tarihinde 50.000-TL teminatı mahkeme veznesine yatırmış olup, davalıya aynı tarihte tedbir kararı doğrultusunda ilgili işlemlerin yerine getirilmesi hususu müzekkereyle bildirilmiştir. Davanın 2024 yılında açıldığı ve davanın geldiği aşama ile bilgisayar mühendisinin bilirkişi heyet raporundaki tespitleri dikkate alındığında, HMK'nın 389/1. maddesi kapsamında gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceği ve 390/3. maddesine göre yaklaşık ispatın sağlandığı gözetilerek, davalı vekilinin istinaf nedenleri benimsenmemiş ve HMK'nın 391. maddesine uygun olarak davalı tarafından söz konusu "..." fırınlarının satışının ve satışına yönelik faaliyetlerin durdurulması şeklindeki ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2026