Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka tecavüzü nedeniyle kısmi dava yoluyla fazlaya ilişkin tazminat talebini değerlendiren bir karar vermektedir.
Özet: Davacı firma, davalının tescilli markasını izinsiz kullanmasıyla meydana gelen marka tecavüzü nedeniyle, bilirkişi raporuyla 76.308,7 TL olarak tespit edilen toplam zararın, daha önceki kısmi dava talebi olan 1.000 TL düşüldükten sonra kalan 75.308,7 TLlik kısmının, arabuluculuk başvuru tarihi olan 18.04.2022den itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davalı savunma sunmadığından mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerince bu tazminat talebini değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2022/211 KARAR NO : 2025/115DAVA : Marka Tecavüzüne bağlı TazminatDAVA TARİHİ : 04/06/2022KARAR TARİHİ : 07/04/2025 Yazım Tarihi: 30/04/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 19.03.2021 tarihinde davalı şirket hakkında ... E. Sayılı dosya kapsamında açılan davada bir takım taleplerin yanı sıra, müvekkil firmanın tescilli markasının taklit edilmesinden dolayı uğramış olduğu zararlar için arabuluculuk başvuru tarihi olan 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminat ve yoksun kalınan kazancın davalıdan tahsiline hükmedilmesine (6769 sayılı SMK 149-150-151 maddeleri gereğince) davalı şirketten tahsiline ilişkin dava açıldığını, yukarıda esası belirtilen dosya kapsamında 13.04.2022 tarihinde verilen kararla müvekkil lehine davanın kabulüne karar verilmiştir. dosya kapsamında alınan 01.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının müvekkilimizin tescilli markasını kullanması sonucunda toplam zararı 76.308,7 TL. Dir. İlk açılan davada 1.000,00 TL İstenmiş olup, müvekkil davalı firmadan 75.308,7 TL. Alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutmuş olduğumuz veçhile, bu kez, kısmi dava dilekçesinde belirtmiş olduğumuz nedenlere ve sunmuş olduğumuz delillere istinaden, oluşacak yeni durumlara karşı yeni delil ileri sürme hakkımız saklı kalmak kaydıyla, Müvekkil firma lehine bilirkişi raporunda tespit edilen ve ıslahı yapılmayan 75.308 TL. tazminat bedelinin arabululculuk başvuru tarihi olan 18.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı firmaya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." ,Madde 149 " (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması. f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi."Madde 150 " (1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir."Madde 151(Yoksun kalınan kazanç) " (1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir.(5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır.(6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz."hükmü;TÜRK BORÇLAR KANUNU ( 6098 SAYILI )Madde 49 " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."Madde 50 " Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü yer aldığı;DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında ... Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında görülen uyuşmazlık kapsamında davacının marka hakkının ihlaline bağlı olarak bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat hesabı açısından bedel arttırımı (veya ıslah) yapılamayan 75.308,00 TL tazminat alacağının söz konusu olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.Davacıya ait ... ibareli 41.nci sınıfta ( egitim ve ögretim hizmetleri) çok sayıda markası bulunduğu tespit edilmiştir.Bu davanın ...0 esas sayılı dava dosyasında görülen uyuşmazlıkta bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat hesabında bakiye alacağın tahsili isteminden olduğu anlaşılmaktadır.... Mahkemesinde 13/04/2022 tarih ve ... sayılı kararında ise " davalı tarafça sunulan 01.09.2019 tarihli marka lisans sözlesmesinin konusunun, dava dısı ... Sirketine ait ... sayılı "..." ibareli marka olduğu, anılan sözlesme uyarınca davalının bahsi geçen markayı 4 yıl süre ile yalnızca ... ilinde kullanabilecegi, bu lisans sözlesmesinin 12.05.2021 tarihli form ile sicile kaydedildiği, lisans sözleşmesinin sicile kayıt tarihinin, isbu davanın açılış tarihi olduğu görülen 19.03.2021 tarihinden sonra olduğu, 6769 sayılı SMK m.148/5 hükmü uyarınca lisansın sicile kaydı kurucu değil açıklayıcı bir işlem olsa da, marka lisansının, sicile kaydedilmediği sürece iyiniyetli üçüncü kişilere karsı ileri sürülemeyeceği, davalı yanın egitim ve ögretim hizmetleri alanında faaliyette bulunduğu, ... ilinde "... ..." adıyla bu faaliyetlerini yürüttüğü, davalıya ait "..." ... sosyal medya hesabının 31.05.2019 tarihinde olusturuldugu, 11.06.2019 tarihli paylasımda da faaliyetinin basladığına yönelik paylaşımın mevcut olduğu, 21.06.2019 tarihli paylaşımda ise davalı işletmenin öğrenci kaydı almaya basladığının görüldüğü, buna göre davalının, "..." ibaresini markasal olarak ve ticari etki doguracak sekilde ilk olarak 31.05.2019 tarihinde açtığı ... sosyal medya hesabı üzerinden kullanmaya basladığının tespit edildiği, davacı yanın en eskisi 02.07.2018 tarihli olduğu görülen "... ..." markası basta olmak üzere "..." esas unsurunu içerir sair markaları kapsamında da 41. sınıftaki "eğitim ve öğretim hizmetleri" yer aldığı, davacının fiili faaliyet alanının da "egitim – öğretim hizmetleri" alanında olduğu, davalı taraf kullanımlarının, davacı tarafın tescilli markaları kapsamında kaldığı, davalı yanın "... ..." gibi çesitli biçimlerde "..." ibaresini kullandığı, davacıya ait "..." esas unsurlu markalar ile "eğitim ve ögretim hizmetleri"nden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davalıya ait "... ..." gibi markasal kullanımları aynı hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davalı ile davacı arasında ilişki kurması, davalının markasal kullanımları ile davacıya ait markalar arasında ilişki kurması, bu surette, davalının, davacıya ait ya da onunla idari veya ekonomik bir bağlantısı bulunan işletme olarak faaliyet gösterdiği hususunda yanılgı yaşamasının kaçınılmaz olduğu, her ne kadar davalı taraf mezkur kullanımlarının dava dışı 3. kisiye ait ... sayılı markaya iliskin marka lisans sözlesmesine dayandığı savunulmus ise anılan lisans sözlesmesinin, is bu dava tarihinden sonraki bir tarihte sicile kaydedilmis olunduğu, SMK m.148/5 düzenlemesi uyarınca sicile kaydedilmeyen lisans sözleşmelerinin iyiniyetli üçüncü kişilere karsı ileri sürülemeyeceği, kaldı ki bu lisans sözleşmesine mesnet markanın, davacıya ait ... sayılı markadan sonraki tarihli olduğu, dolayısıyla SMK m.155 hükmü uyarınca hukuka uygunluk sebebi oluşturan bir marka olduğunun ileri sürülemeyeceği, yine davalı yanın mezkur kullanımlarının, anılan lisans sözleşmesine konu marka örneğinin kullanımını da ihtiva etmediği, davalı tarafça gerçekleştirilen kullanımların, davacı adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal ettiği, aynı zamanda davacının ticari faaliyetleri ile karıştırılabilecek sonuçlara sebep olma, ticari çevresini doğrudan etkileme, ticari itibarından ve müşteri çevresinden faydalanma gibi haksız rekabete sebebiyet verecek nitelikte sonuçlar doğuracağı, marka sicilinin aleniligi ve sicilin olumsuz etkisi uyarınca, kimsenin, sicilde kayıtlı olup ilan edilen bir olguyu bilmediğini iddia edemeyecegi, bu nedenle, davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının bulunduğunu, basiretli bir tacir olarak davranma yükümlülügü ve yukarıda yer verilen marka sicilinin aleniliği ve sicilin olumsuz etkisi ilkeleri uyarınca bilmesi gerektigi, davalı yanın "..." esas unsurlu markasal kullanımlarda bulunmasında "kusurlu" olarak hareket ettigi, davalı yanın kusurlu eylemleri ile davacıya ait marka haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğu sabit oldugundan, davacı lehine maddi tazminat koşulunun oluştuğu, davaya konu zaman aralılığı dikkate alındığında, davalı yanın markasal kullanımları nedeniyle elde ettiği net kazancın bulunmadığı, tam aksine 16.435,83 TL zarar ettigi, davacı yanın SMK m.151/2-b hükmü uyarınca seçimlik hakkını kullandığı, bu kapsamda maddi tazminat bedeli hesaplanamadıgı, ancak, davalının SMK m.151/2-b hükmü uyarınca maddi tazminat sorumluluğunun hesaplanamamasının, davacının, davalıdan maddi tazminat isteminde bulunamayacağı anlamına da gelmedigi, davalı yanın, davacıya ait marka haklarını ihlal eyleminde bulunduğu sabit olduğundan, davacının tescilli markalarının olusturduğu ekonomik degerden haksız şekilde istifade ederek gelir elde ettigi, buna göre davacının isteyebileceği maddi tazminatın TBK m.50/2 hükmüne göre tespit edilebileceği, somut olayda davacıya ait "..." esas unsurlu markaların ekonomik önemi, davacının "..." ibareli markasal kullanımı ile yapmıs olduğu ticaret hacmi, davalının "..." ibareli markasal kullanımları nedeniyle elde ettigi ciro, davaya konu ihlalin süresi, niteligi ve boyutu gibi etkenler dikkate alındığında, davacının, davalı yandan marka hakkı ihlali nedeniyle 76.308,70 TL maddi tazminat isteminde bulunabileceği, davacı yanın maddi tazminat istemini 1.000,00 TL ile sınırladığı, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı yanın talebi dikkate alınarak yargılamanın sonuçlandırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teskil eden eylemlerde bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, marka hakkına tecavüz eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına, davalıya ait olup üzerinde "..." ibaresini taşıyarak tecavüz oluşturan tabela, katalog vb tanıtım malzemelerine el konmasına, davalıya ait internet sitelerine erisimin engellenmesine, 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren isleyecek değişir oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karsılanmak kaydıyla hükmün hülasasının ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine " şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizce görülen bu davada uyuşmazlık tespitinden sonra yukarıda bahsedilen ... esas sayılı dosyasına ilişkin kararın ön şart nedeniyle kesinleşmesi beklenilmiş, nihayetinde adı geçen 13/04/2022 tarih ve ...sayılı kararın İSTİNAF sonrası 18/02/2025 tarihinde KESİNLEŞTİĞİ tespit edilmiştir.GEREKÇE;SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacıya ait ... ibareli 41.nci sınıfta ( egitim ve ögretim hizmetleri) çok sayıda markası bulunduğu tespit edilmiştir.Bu davanın ... Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasında görülen uyuşmazlıkta bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat hesabında bakiye alacağın tahsili isteminden olduğu anlaşılmaktadır. (Davacı taraf tescilli marka hakkının ihlaline bağlı ... Hukuk Mahkemesinde 13/04/2022 tarih ve ... sayılı kararında geçen bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat hesabı açısından bedel arttırımı (veya ıslah) yapılamayan 75.308,00 TL tazminat alacağını talep ve dava etmektedir.)Bu davanın ön şartı olan... Hukuk Mahkemesinde 13/04/2022 tarih ve ...sayılı kesinleşen kararında geçen".... davalı yanın egitim ve ögretim hizmetleri alanında faaliyette bulunduğu, ... ilinde "... ..." adıyla bu faaliyetlerini yürüttüğü, davalıya ait "..." ... sosyal medya hesabının 31.05.2019 tarihinde olusturuldugu, 11.06.2019 tarihli paylasımda da faaliyetinin basladığına yönelik paylaşımın mevcut olduğu, 21.06.2019 tarihli paylaşımda ise davalı işletmenin öğrenci kaydı almaya basladığının görüldüğü, buna göre davalının, "..." ibaresini markasal olarak ve ticari etki doguracak sekilde ilk olarak 31.05.2019 tarihinde açtığı ... sosyal medya hesabı üzerinden kullanmaya basladığının tespit edildiği, davacı yanın en eskisi 02.07.2018 tarihli olduğu görülen "... ..." markası basta olmak üzere "..." esas unsurunu içerir sair markaları kapsamında da 41. sınıftaki "eğitim ve öğretim hizmetleri" yer aldığı, davacının fiili faaliyet alanının da "egitim – öğretim hizmetleri" alanında olduğu, davalı taraf kullanımlarının, davacı tarafın tescilli markaları kapsamında kaldığı, davalı yanın "... ..." gibi çesitli biçimlerde "..." ibaresini kullandığı, davacıya ait "..." esas unsurlu markalar ile "eğitim ve ögretim hizmetleri"nden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davalıya ait "... ..." gibi markasal kullanımları aynı hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davalı ile davacı arasında ilişki kurması, davalının markasal kullanımları ile davacıya ait markalar arasında ilişki kurması, bu surette, davalının, davacıya ait ya da onunla idari veya ekonomik bir bağlantısı bulunan işletme olarak faaliyet gösterdiği hususunda yanılgı yaşamasının kaçınılmaz olduğu,... davalı tarafça gerçekleştirilen kullanımların, davacı adına tescilli markalardan doğan hakları ihlal ettiği, aynı zamanda davacının ticari faaliyetleri ile karıştırılabilecek sonuçlara sebep olma, ticari çevresini doğrudan etkileme, ticari itibarından ve müşteri çevresinden faydalanma gibi haksız rekabete sebebiyet verecek nitelikte sonuçlar doğuracağı, marka sicilinin aleniligi ve sicilin olumsuz etkisi uyarınca, kimsenin, sicilde kayıtlı olup ilan edilen bir olguyu bilmediğini iddia edemeyecegi, bu nedenle, davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalarının bulunduğunu, basiretli bir tacir olarak davranma yükümlülügü ve yukarıda yer verilen marka sicilinin aleniliği ve sicilin olumsuz etkisi ilkeleri uyarınca bilmesi gerektiği, davalı yanın "..." esas unsurlu markasal kullanımlarda bulunmasında "kusurlu" olarak hareket ettiği, davalı yanın kusurlu eylemleri ile davacıya ait marka haklarına tecavüz ve davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğu sabit oldugundan, davacı lehine maddi tazminat koşulunun oluştuğu, davaya konu zaman aralılığı dikkate alındığında, davalı yanın markasal kullanımları nedeniyle elde ettiği net kazancın bulunmadığı, tam aksine 16.435,83 TL zarar ettiği, davacı yanın SMK m.151/2-b hükmü uyarınca seçimlik hakkını kullandığı, bu kapsamda maddi tazminat bedeli hesaplanamadıgı, ancak, davalının SMK m.151/2-b hükmü uyarınca maddi tazminat sorumluluğunun hesaplanamamasının, davacının, davalıdan maddi tazminat isteminde bulunamayacağı anlamına da gelmediği, davalı yanın, davacıya ait marka haklarını ihlal eyleminde bulunduğu sabit olduğundan, davacının tescilli markalarının olusturduğu ekonomik degerden haksız şekilde istifade ederek gelir elde ettiği, buna göre davacının isteyebileceği maddi tazminatın TBK m.50/2 hükmüne göre tespit edilebileceği, somut olayda davacıya ait "..." esas unsurlu markaların ekonomik önemi, davacının "..." ibareli markasal kullanımı ile yapmıs olduğu ticaret hacmi, davalının "..." ibareli markasal kullanımları nedeniyle elde ettiği ciro, davaya konu ihlalin süresi, niteligi ve boyutu gibi etkenler dikkate alındığında, davacının, davalı yandan marka hakkı ihlali nedeniyle 76.308,70 TL maddi tazminat isteminde bulunabileceği, .....davanın kabulüne, davalının, davacıya ait "..." esas unsurlu marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teskil eden eylemlerde bulunduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine, marka hakkına tecavüz eylemlerinin önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına, davalıya ait olup üzerinde "..." ibaresini taşıyarak tecavüz oluşturan tabela, katalog vb tanıtım malzemelerine el konmasına, davalıya ait internet sitelerine erisimin engellenmesine, 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren isleyecek değişir oranlardaki reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan karsılanmak kaydıyla hükmün hülasasının ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine " şeklinde tespit ve gerekçeye aynen iştirak edilerek dava kabul edilmiş ve yukarıda geçen kesinleşen kararda bedeli artırımı /ıslah yapılamayan 75.308,00 TL maddi tazminatın 18/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, 2-Davacı tarafça talep edilen 75.308,00 TL maddi tazminatın 18/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.144,28 TL maktu karar harcından peşin alınan 1.286,08 TL'nin düşümü ile bakiye 3.858,2 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücreti Tarifesi m. 7/3 hükmü uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 318,00 TL yargılama gideri ve 1.286,08 TL harç masrafı olmak üzere toplam 1.604,08 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/04/2025 Katip ... Hakim ...E-İmzalıdır E-İmzalıdır