Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde ayıplı ticari araç satışından kaynaklanan alacak davasında mahkemenin yetkisizliğine dair ön inceleme.
Özet: Davacı şirketin, davalıdan satın aldığı ticari aracın teslimat sonrası partikül filtresi, elektronik sistemler ve mekanik arızalar gibi üretim kaynaklı gizli ayıplar taşıdığı iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya satış bedelinden indirim yapılması talebiyle açtığı davada, davalı taraf yetkisizlik, belirsiz alacak davası usulsüzlüğü, süresiz ayıp ihbarı ve kullanıcı hatası savunmaları ileri sürerken, mahkeme ilk olarak davalının yetki itirazını değerlendirmiş ve genel yetki kuralı uyarınca kendi mahkemesinin yetkisiz olduğuna hükmetmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/329 Esas - 2026/591

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/329
KARAR NO: 2026/591
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2026
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
K. YAZIM TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait Şasi No:..... ve..... plakalı 2024 model Volkswagen Amarok marka aracın davalıdan satın alındığını, aracın tesliminden kısa süre sonra partikül filtresi, egzoz sistemi, geri manevra ve park destek sistemleri, multimedya ve elektronik sistemler, sürüş güvenlik sistemleri, rölanti titremesi, performans problemleri, mekanik ve trim sesleri, kaplama ve iç donanım hataları, rüzgar sesi ile fren ve geri vites kasılmaları gibi çok sayıda teknik arıza verdiğini, aracın düşük kilometrede olmasına rağmen defalarca yetkili servise götürüldüğünü, aynı arızaların tekrar etmesi sebebiyle aracın güvenli ve sürekli kullanım amacını kaybettiğini, müvekkil şirketin tacir olması sebebiyle aracın ticari faaliyetlerini aksattığını ve ciddi zararlara yol açtığını, aracın gizli ayıplı olduğunu, gerekli dikkat ve özen gösterilmesine rağmen ayıpların satın alma aşamasında fark edilmesinin mümkün olmadığını, arızaların kronik ve üretim kaynaklı olması nedeniyle onarım yoluyla giderilemediğini, ayıp ihbarlarının yetkili servislere yapılan başvurularla süresinde ve usulüne uygun gerçekleştirildiğini, davalı tarafa Noter ihtarnamesi gönderilerek aracın misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek ayıplı aracın ayıpsız misli ile ücretsiz değiştirilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını ve iade edilecek meblağın satış tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkisiz olduğunu, müvekkili şirketin merkezinin İzmir'de bulunduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, dava konusu aracın satış bedeli ve teknik özellikleri itibarıyla belirlenebilir bir alacak olduğunu, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasının HMK hükümlerine aykırı olduğunu ifade ettiğini, davacının dava değerini eksik gösterdiğini ve nispi harcı tamamlaması gerektiğini savunduğunu, davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığını, aracın tesliminden itibaren yasal sürelerin geçirildiğini ileri sürdüğünü, müvekkil şirketin ayıplı araç satmadığını ve tüm edimlerini yerine getirdiğini belirttiğini, dava konusu aracın müvekkil şirket servisine hiç getirilmediğini ve servis kayıtlarında üretimden kaynaklı bir arıza tespit edilmediğini, şikayetlerin kullanıcı hatası veya yapısal değişikliklerden kaynaklandığını vurguladığını, davacının onarım seçimlik hakkını daha önce kullandığını ve seçimlik hakların tüketildiğini iddia ettiğini, terditli talep yasağına aykırı hareket edildiğini savunduğunu, aracın uzun süredir kullanılması nedeniyle misli ile değişim talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve kullanım bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini bildirdiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini açıkladığını, faiz taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade ettiğini, davanın ...... Servis ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ihbar edilmesini istediğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki araç alım satım nedeniyle ayıp iddiasından kaynaklı ayıpsız misli ile değişim aksi halde satış bedelinden indirim istemine ilişkindir.
Davalı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin, davalının adresinin bulunduğu İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyan etmiştir.
Davanın esasına girilmeden önce davalı yanın yetki ilk itirazı öncelikli olarak incelenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 6/1 madde ve fıkrasında "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından davalı şirketin adresinin ".... Mah. .... Sk. No:....." olduğu anlaşılmıştır.
Genel yetki kuralı gereği mahkememizin yetkili olmadığı, bu itibarla seçim hakkının davalıya geçtiği, davalı vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesiyle yetki ilk itirazında bulunduğu, bu durumda yetkili mahkemenin 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesi gereğince davalının yerleşim yerinin bağlı bulunduğu İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davalı yanın süresinde yaptığı yetki itirazı kabul edilerek mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 Sayılı HMK'nun 6.maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2026
Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza