İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacak ve kesinleşmiş iade kararının ihlali kaynaklı tazminat davasında reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacağı devralan davacı, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen kiraladığı varlıkları iade etmeyen davalının, bu durumuyla güveni kötüye kullanıp zarara yol açtığını ileri sürerek açtığı tazminat davasında, alacağının güvence altına alınması amacıyla talep ettiği ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine istinaf yoluna başvurarak, finansal kiralama sözleşmesi, ihtarnameler ve kesinleşmiş iade kararının yaklaşık ispat şartını fazlasıyla karşıladığını, davalının hukuku dolanarak malları elinde tutmaya devam etmesi nedeniyle mal kaçırma ve alacağın tahsilini imkansız kılma tehlikesinin somut olduğunu vurgulayarak kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/868
KARAR NO: 2026/1244
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/05/2026 (Ara Karar)
NUMARASI: 2026/324 E.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davaya konu finansal kiralama sözleşmesi davalı ile dava dışı... A.Ş. Arasında yapılmış olup sözleşmeden doğan alacak dava dışı şirket tarafından 30.09.2025 tarihli temlik sözleşmesi ile müvekkili şirkete temlik edildiğini, dava dışı şirket ile davalı arasında, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde, ..... Noterliği'nin 29.11.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi" (Sözleşme No: ...... akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında mülkiyeti dava dışı şirkete ait olan; 1 Adet ...Model, ... Seri Numaralı, ..... ..., 1 Adet .... Model, ... Seri Numaralı, ... ...Baskı Makinası, tüm ekipman ve aksesuarlarıyla birlikte davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin, sözleşmeden doğan kira borçlarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, bunun üzerine temlik eden şirket tarafından .... Noterliği'nin 14.10.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname ile davalıya borçlarını ödemesi için 60 günlük yasal süre verildiğini, aksi halde sözleşmenin feshedileceği ve malların 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği ihtar edildiğini, ihtarname 17.10.2015 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalının borcu ödemediği ve malları iade etmediğini, Malların iade edilmemesi üzerine temlik eden şirket tarafından İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/160 Esas sayılı dosyası ile "Malın İadesi" davası açıldığını ve mahkemece 28.06.2016 tarihli ve 2016/558 Karar sayılı ilam ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalının, sözleşme konusu malları iade etmeyerek ve kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kötü niyetli davranışlarını sürdürdüğünü, bu durumun alacağın tahsilini ciddi şekilde tehlikeye düşürdüğünü, bu nedenle, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca, dava konusu alacağın teminat altına alınabilmesi amacıyla davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 12/05/2026 tarihli 2026/324 Esas sayılı ara kararı ile; Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Müvekkili şirketin, dava dışı... A.Ş. ile davalı arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacakları temlik aldığını, açılan malın iadesi davası neticesinde, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/160 Esas, 2016/558 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve malların müvekkiline verilmesine kesin olarak hükmedildiğini, kesinleşen mahkeme kararına rağmen davalının malları iade etmeyerek Türk Ceza Kanunu madde 155/2 kapsamında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğini ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, zararın tazmini amacıyla huzurdaki dava açıldığını ve ihtiyati haciz talep edildiğini, alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmadığını, bu konuda Mahkeme'ye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir" denilerek yerel mahkemenin aradığı kesin ispat beklentisinin hukuka aykırı olduğunu.
-Dilekçe ekinde sunulan finansal kiralama sözleşmesi, ihtarnameler ve en önemlisi İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşmiş iade kararı, alacaklarının varlığını ve davalının hukuka aykırı eylemini şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladığını, yaklaşık ispat gerçekleştiğini,
-Davalı şirketin, 2016 yılında kesinleşen mahkeme kararına rağmen mülkiyeti müvekkile ait olan malları iade etmediğini, hukuku dolanarak fiili imkansızlık yarattığını ve malları uhdesinde tutarak haksız menfaat sağlamaya devam ettiğini, yıllardır mahkeme ilamını dahi hiçe sayan bir borçlunun, açılan bu tazminat davası neticesinde hükmedilecek tutarı ödememek kastıyla mallarını gizleme veya kaçırma hazırlığında olduğunu, mal kaçırma ve alacağın tahsilini imkânsız hale getirme tehlikesi somut şekilde mevcut olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, verilen ihtiyati haciz kararının reddi nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK.'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257'nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir.İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken yaklaşık ispat kurulanına göre hareket edilmelidir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.
İİK’nın 265/1. maddesi uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı yasal süresi içinde itiraz edebilir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden, dava dışı... A.Ş. ile davalı arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacakları temlik aldığını, açılan malın iadesi davası neticesinde, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/160 Esas, 2016/558 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ve malların müvekkiline verilmesine kesin olarak hükmedildiğini, kesinleşen mahkeme kararına rağmen davalının malları iade etmeyerek zarara uğradığını ileri sürmüş ise de, söz konusu zarara ilişkin alacağın yargılama gerektirdiği, tek başına mal tesliminin bulunmadığından zarara uğradığının ve tazminat hesabının yargılama gerektirdiği, alacağın vadesi gelmiş bir para alacağına ilişkin olmayıp, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, itiraza ilişkin sebeplerin, İİK’nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı, bu itirazların esas yargılamayı gerektirdiği, İİK 257/1 maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı verilmemesinde isabetsizlik olmadığından, ihtiyati haciz talep eden vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/ 1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../05/2026 tarihli 2026/... E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026