Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari nitelikte görülmeyen araç satışından kaynaklanan alacak davasında verdiği görevsizlik kararı.
Özet: Davacı, davalıdan 113.000 km olarak satılan ancak gerçekte 347.000 km olduğu ve kilometre düşürme eyleminin ceza mahkemesinde sabit görüldüğü ayıplı bir aracı satın alması nedeniyle oluşan zararının tazminini talep etmiş; yargılama sonunda ise mahkeme, davaya konu aracın hususi kullanıma yönelik olması, tarafların tacir sıfatını taşımaması ve uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili olmaması gerekçeleriyle davanın ticari dava niteliği taşımadığını, dolayısıyla kendi görev alanına girmediğini tespit ederek görevsizlik kararı vermiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/318
KARAR NO: 2026/589
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2026
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
K. YAZIM TARİHİ : 30/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 04.02.2025 tarihinde davalıdan .... plakalı BMW marka aracı satın aldığını, satış sırasında aracın kilometresinin 113.000 km olarak beyan edildiğini, ancak yapılan incelemeler neticesinde aracın gerçek kilometresinin 347.000 km civarında olduğunun anlaşıldığını, kilometre düşürme işlemi yapılarak aracın ayıplı şekilde satıldığını, davacının gerçek kilometreyi bilmesi halinde aracı satın almayacağını, davalının beyanlarına güvenilerek hareket edildiğini, bu durumun alıcının iradesini sakatlayan ağır bir ayıp teşkil ettiğini, konuya ilişkin Ankara Batı ... Asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında davalının cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza yargılaması ile aracın kilometresinin düşürüldüğünün ve haksız kazanç sağlandığının sabit olduğunu, satıcının ayıplı maldan sorumlu olduğunu, araç bedeli ile gerçek değeri arasındaki fark kadar zarara uğranıldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, Sincan .... Noterliği nezdinde kurulan sözleşme nedeniyle mahkemenin yetkili olduğunu, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılan bu davada şimdilik 200,00 TL tutarındaki zararın 04.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Dava, Dava konusu aracın kilometresi düşürülerek ayıplı olarak satıldığı iddiasına dayalı alacak talebine ilişkindir.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
TTK'nın 4. Maddesi gereğince “her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılmış”, 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi hükmünde yapılan düzenleme uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir, Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleri olup, bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Ticaret Mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemelerce resen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Somut olayda; dosyada mevcut 04/02/2025 tarihli araç satış sözleşmesinde davaya konu aracın kullanım amacının "hususi" olarak belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın tarafı olan davalı ve davacının tacir olmadığı gibi, dava konusu aracın da ticari olmadığı, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığı, mutlak ticari davalardan olmadığı, tarafların sıfatına ve aracın kullanım amacına göre ve aralarında tüketici işlemi olmadığı da gözetilerek davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar, kanuni düzenlemeler ve dosyaya kazandırılan bilgi belgeler ışığında; Yukarıda açıklanan gerekçelerle dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu edenle nisbi ya da mutlak ticari dava niteliğinde olmayan eldeki davada 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2026
Katip ... e-imza Hakim .. e-imza