Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin, inşaat malzemeleri ticaretinde ekonomik krize giren bir şirketin konkordato talebine, alacaklı bankaların kötü niyetli ve alacaklılara zararlı olduğu iddialarıyla karşı çıktığı dava hakkında verdiği gerekçeli karar.
Özet: İnşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan davacı şirket, yaklaşık iki yıldır süren ekonomik kriz nedeniyle borçlarını ödeyemez duruma gelmesi üzerine, tüm borçlarını iyi niyetle ödeme amacı doğrultusunda konkordato talebinde bulunmuş, bu kapsamda üç aylık geçici mühlet ve konkordato komiseri atanmasını talep etmiştir; ancak davaya müdahil olan alacaklı bankalar, şirketin kendilerine olan kredi borçlarını ödemediğini, talebin iyi niyetten uzak, usul ve yasaya aykırı olduğunu ve alacaklarının tahsili için başlattıkları icra takipleri varken konkordato ile tedbir kararı alındığını belirterek, konkordato başvurusunun reddedilmesini ve geçici mühletin kaldırılmasını istemişlerdir.

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/469 Esas - 2018/741
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2018/469KARAR NO : 2018/741BAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : ...DAVALI : HASIMSIZ-MÜDAHİLLER : ...DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))DAVA TARİHİ : 05/07/2018KARAR TARİHİ : 02/11/2018KAR. YAZIM TARİHİ: 05/11/2018Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili Mahkememize verdiği 05/07/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat malzemeleri satış ve pazarlama ticaretiyle uğraştığını, müvekkili şirketin yaklaşık 2 yıldır ciddi bir ekonomik krizle yüz yüze geldiğini, borçların olağan bir süreçle ödenememesi tehlikesi altında olduğunu, piyasadan binlerce TL alacağı bulunan müvekkili firmanın ekonomik krizin de etkisi ile borçlarını ödeyemez hale geldiğini, ürün temini konusunda ortaya çıkan sıkıntının zincirleme şekilde şirketin bütün faaliyetlerine ve genel ekonomik durumuna yansıdığını, müvekkili firmanın iyi niyetli olduğunu, tüm borçlarını ödemek istediğini, konkordato projesine dayanılarak müvekkili şirket hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını sağlamak üzere mahkemeye başvurmak zorunluluğunun doğduğunu belirterek, bu nedenlerle İİK 285.vd.maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü ile İİK 287.maddesi gereğince derhal 3 aylık mühlet verilmesini ve konkordato komiseri atanmasını ve ilgili mevzuat gereğince tüm tedbirlerin alınmasını dava ve talep etmiştir. ... Bankası A.Ş. vekili 09/08/2018 havale tarihli dilekçesiyle; davacının bankalarına ticari kredi riski bulunduğunu belirterek, iyi niyetten uzak, usul ve yasaya aykırı konkordato mühleti talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.... Bankası A.Ş. vekili 13/08/2018 havale tarihli dilekçesiyle; davacı borçlu şirketin kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan krediler nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, bu güne kadar kullandırılan krediler için davacı şirketin müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapmadığını, ödememekte de direndiğini belirterek, müdahale talebinin kabulüne, haksız ve alacaklıların zararına sebep olacak geçici mühlet kararının kaldırılmasına, davacı şirketin konkordato talebinin öncelikle esasa girilmeksizin kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, esasa girilmesi halinde haksız ve kötüniyetli yasal koşulları taşımayan talebin esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.... Bankası A.Ş. vekili 17/08/2018 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkili bankanın Atakum Şubesi tarafından Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerine istidaen davacı şirket lehine krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine ilamsız icra takibi geçildiğini, müvekkilinin alacağı bulunduğundan müdahallik taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek, müdahallik taleplerinin kabulüne, tedbir kararının kaldırılmasına, şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesini talep görülmüştür. ... Bank A.Ş. vekilinin 03/09/2018 havale tarihli dilekçesiyle; davacı şirketin 25/09/2014 tarihli 120.000,00 TL bedelli senet tanzim ettiğini, müvekkili bankaya ciro ve teslim edildiğini, senetin vadesinde ödenmemesi üzerine protesto çekildiğini, protestoya istinaden ödeme yapılmadığnıdan icra takibene geçildiğini, yine davacı şirket tarafından dönediğniden kredi borcundan mahsup edilmek üzere ... seri numaralı 5.000- TL meblağlı çekin ciro ve teslim edildiğini, çekin süresi içinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılığının olmadığı şerhinin işlendiğini, anılan çeke ilişkin icra takibine geçildiğini, davacı şirketten alacaklı olduklarından dolayı davaya müdahale talebinde bulunduklarını belirterek, müdahillik taleplerinin kabulüne, tedbir kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.... Bankası A.Ş. vekilinin 04.09.2018 havale tarihli dilekçesiyle; Müvekkil Banka ile davacı ...Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Nakdi Ve G.Nakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında ticari krediler kullandırıldığını, ancak kredi ödemelerinde gecikmeler olduğundan ihtar gönderildiğini ve alacakların tahsili için yasal takip başlatıldığını, borçlunun müvekkili Banka'dan kullanmış olduğu kredilerin teminatında ipotekleri bulunduğunu, anılan ipotek belgelerine istinaden borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin halen derdest olduğunu, ipoteklerin paraya çevrilmesi sürecinde müvekkili Banka alacağını tahsil edebilecek iken, borçlu şirket tarafından herhangi bir yapılandırma talebi dahi bulunmadan konkordato talebi kapsamında tedbir talebinde bulunulduğunun öğrenildiğini belirterek, müdahale talebinin kabulüne, gerekçeli ve ayrıntılı müdahale dilekçemizin sunma hakkımı saklı tutmak kaydı ile; tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür... A.Ş. vekili 21/09/2018 havale tarihli dilekçesiyle;müvekkilinin Çarşamba İCra Müdürlüğü'nün 2017/2572 esas sayılı dosyası ile borçludan alacaklı olduğunu, borçlunun kötüniyetli olarak konkordato talebinde bulunduğunu, üç aylık geçici sürenin alacaklarının tahsilini zorlaştırdığını belirterek, müdahale talebinin kabulüne, borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.... Bankası A.Ş. 13/09/2018 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkili banka ile davacı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve Taşıt Rehni Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden krediler kullandırıldığını, borcun ödememesi üzerine icra takibine geçildiğini, müvekkili kurumun davacı şirketten 10/09/2018 tarihi itibarıyla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları mahfuz kalmak kaydıyla faiz, masraf ve vekalet ücreti hariç olmak üzere toplam 180.675,56 TL alacağı bulunduğunu belirterek, müdahale tabelinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. ... A.Ş. 17/10/2018 havale tarihli dilekçesiyle; davacı şirket ile müvekkili bankanın ... Şubesi arasında 10/05/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, krediler nedeniyle davacı şirketin müvekkili bankaya borçlu olduğunu, güncel borcunun(fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 712.504,51 TL olduğunu belirterek, müdahale tabelinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce derhal dava dosyası incelenerek dava dilekçesi eki belgelerin İİK 286.maddesi gereği eklenmesi gereken belgeler olup olmadığı, belgelerde eksiklik bulunup bulunmadığı incelenmiş, tensip zaptıyla eksik olduğu belirlenen belgeler tek tek tespit edilerek tamamlanması hususunda davacı vekiline 1 hafta kesin süre verilmiş, davacı vekili 02/08/2018 tarihli dilekçe ekinde eksik belgeleri ibraz etmiş, Mahkememizin 03/08/2018 tarihli ara kararıyla 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilerek geçici komiser tayin edilmiştir. Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Geçici konkordato komiseri tayin edildikten sonra Konkordato Komiseri ... tarafından 03/08/2018 ve 07/10/2018 tarihli iki aylık ön raporlar, 19/10/2018 tarihli ara rapor ve 25/10/2018 tarihli rapor ve 31/10/2018 tarihli raporlar ibraz ettiği görülmüştür. Dava, İİK 285 vd. maddelerine dayanan konkordato mehli verilmesi ve tasdiki talebine ilişkindir. 7101 Yasayla değişik İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Aynı Yasanın 287.maddesine göre konkordato talebi üzerine mahkemenin 286.maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespiti halinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297.maddenin 2.fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı düzenlenmiş olup, mahkememizce de dava dilekçesi üzerine İİK 286.maddesinde yazılı belgeler tamamlatılarak 03/08/2018 tarihli ara karar ile 3 aylık geçici mühlet ve tedbir kararları verilmiş, geçici komiser atanmıştır. İİK'nun 292.maddesine göre iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra borçlunun malvarlığının korunması için iflasın açılması gerekiyorsa, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, borçlu 297.maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa, borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif konkordato talebinden feragat ederse komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. İİK'nun 287.maddesindeki ''291. ve 292.maddeler geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır'' hükmü gereği bu hüküm geçici mühlet içerisinde de uygulanacaktır.Geçici konkordato komiseri tarafından düzenlenen aylık raporlar incelenmiş, 25/10/2018 tarihli rapor ile 31/10/2018 tarihli rapor incelendiğinde borçlunun teklifinin kaynaklarıyla orantılı olmadığı, ön projede belirtilen ticari emtia alım satımı ve gayrimenkul satışının yapılmadığı, satışı yapılan ticari emtianın çok düşük tutarlı olduğu, bu nedenle ön projenin uygulama imkanı olmadığının bildirilerek gerek bu raporlarda gerekse duruşmada alınan beyanında ek süre verilmesine gerek olmadığı kanaatinde olduğu bildirilmiştir. Davacı şirketin ön projesi incelendiğinde; ... adresindeki tamamı şirkete ait olan 4 katlı plazanın 5.500.000,00 TL'ye satılması, ehir ... nolu bağımsız bölümde bulunan tamamı davacı şirkete ait dükkanın 1.750.000,00 TL'ye satılması, şirket ortağı ...'a ait dairenin 160.000,00 TL'ye satılarak sermayeye eklenmesi, davacı şirkete ait ... plakalı aracın 60.000,00 TL'ye satılması, alacaklılar hesabında bulunan 3.945.172,36 TL alacaktan ilk etapta 500.000,00 TL'sinin tahsilinin sağlanması ve ... Ltd. Şti.'den toplam 200.000,00 TL 36 ay vadeli malzeme alımıyla %30 kar elde edilmesiyle satılarak nakit kaynak elde edilmesi öngörülmüştür. İyileştirme projesinin nakit sermayeye konulması dahi nesnel ve gerçek kaynakları ve önlemleri içermesi, ciddi, inandırıcı olması, yapılacak olanların tek tek maliyetinin hangi ekonomik kaynaktan sağlanacağı, her bir proje kaleminin zaman olarak en geç hangi tarihte yapılacağı, yapılacak olanların ayrı ayrı projeye etkisinin değerlendirilerek başarılı olma ihtimali olduğunun tespiti halinde geçici mehilin uzatılarak kesin mehil verilmesi gerekmektedir. Davacının iyileştirme projesi ve kaynaklar incelendiğinde ise yukarıda açıklanan hususları içermediği, İİK 292.maddesine göre başarıya ulaşması mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Herşeyden önce satılarak nakit sermaye girişi sağlanacağı belirtilen gayrimenkuller satılamadığı gibi mevcut konjonktürde istenilen fiyata satılması da mümkün gözükmemektedir. ... ili ... ilçesindeki zemin kat 15 nolu bağımsız bölümdeki dükkan üzerinde ...Bankasının 14.01.2015 tarih ... yevmiye numarasıyla 1.000.000,00 TL bedelli ipoteğinin bulunması, halen faaliyette bulunduğu, plaza üzerinde ise Halk Bankasının ipoteğinin bulunması, satışlarını dahada zorlaştırmaktadır. Kaldı ki davacı şirketin halen faaliyette bulunduğu plazzanın satışı halinde faaliyetlerini yürüteceği yer olarak bildirdiği ... Mah. ... Cad. No:40 ... ... adresindeki taşınmazın 1/2 hissesinin davacı şirket sahibi ...'a ait olup, davacının faaliyetlere devam etmesine uygun olmadığı da komiser raporundan anlaşılmaktadır. Yine davacıya ait olan bir bağımsız bölümünde satılarak sermayeye eklenmesi tedbiri de verilen geçici süre içerisinde gerçekleştirilememiştir. Davacı şirketin alacaklarını tahsil edeceğine yönelik projede gösterilen bedel nazara alındığında projeye yeterli etkisinin olmayacağıda vakıadır. Rakamların ve mal satışına yönelik tedbirinde geçici süre içerisinde kısmen dahi olsa gerçekleşmediği, gerçekleşmesinin de mümkün olmadığı, stoktaki malların miktarı nazara alındığında emtia satışının da çok cüzi miktarda olduğu gibi satışını gerçekleştireceği stok malının da yetersiz olduğu komiser raporlarıyla sabittir. Böylece davacının sunduğu ön projenin kaynaklarıyla uyumlu olmadığı, gerçekleştirilme ihtimalinin bulunmadığı, ciddi ve inandırıcı olmadığı, bu nedenle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı kanaatine varılmış, geçici sürenin uzatılması talebi reddedilerek geçici mühlet kaldırılmış ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Geçici komiser raporunda davacı şirketin -2.909.822,58 TL borca batık olduğu bildirilmiştir. Bu durumda davacı şirketin iflasına karar verilip verilemeyeceğinin de incelenmesi, değerlendirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 179.maddesinde ''sermaye şirketleri ile kooperatiflerin aktiflerinin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket yada kooperatif tasfiye halinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına karar verilir'' hükmü mevcuttur. Davacı vekili dava açarken şirketin borca batık olmadığını bildirmiş, duruşmada da bu beyanını tekrarlamıştır. Mahkememizce davacı şirketin iflasına karar verilebilmesi için öncelikle borca batık olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Borca batıklık ise İİK 179.maddesine göre aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenecek ara bilançoyla tespit edilmelidir. Oysa geçici komiser tarafından düzenlenen bilançolar şirketin kaydi değerleri üzerinden hazırlanmıştır. Mahkememizce de geçici mühlet süresi içerisinde davacı şirketin aktiflerinin rayiç değerleri tespit ettirilmemiş, bu yöne ilişkin bilirkişi raporu alınmamıştır. Bu halde kaydi değerler üzerinden hazırlanan rapordaki tespitlere göre borca batıklık kabul edilerek davacı şirketin iflasına karar verilmesi mümkün görülmediği gibi ayrıca davacı şirket iflas bildiriminde bulunmamış, müdahillerde davacının iflasını istememiştir. Bu nedenlerle davacının iflasına karar verilmemiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacının geçici mühletin uzatılması talebinin REDDİNE, geçici mühletin kaldırılmasına,2-Davacının konkordato talebinin REDDİNE,Mahkememizce konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasına,4-Geçici komiserin görevinin sona erdirilmesine,5-Kararın İİK 288/2 maddesinde gösterilen yerlerde ilanına ve aynı maddede gösterilen kurumlara bildirilmesine,6-Peşin alınan harç ilan harcını karşıladığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 7-Davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine,9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve Müdahil ... Bankası, Müdahil ... Bankası, Müdahil ... Bankası, Müdahil T.Bank ve ... Bankası, Müdahil ... Bankası vekillerinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren 10 gün içinde borçlu yönünden İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2018Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...