Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu araç pert bedeli tazminat davasında KTK 97, belirsiz alacak ve kusur durumu koşullarını değerlendirdiği gerekçeli karar.
Özet: Trafik kazasında aracı pert olan davacının, davalı sigorta şirketinden haksız fiil kaynaklı pert bedeli ve faizi talebiyle açtığı tazminat davasında; mahkeme, davalının başvuru koşulu, davanın belirsiz alacak davası niteliği ve zamanaşımı itirazlarını reddederek, bilirkişi raporuyla davalı sigortalının yasak yola girme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazada asli kusurlu olduğunu tespit etmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/444 Esas - 2026/602
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/444 KARAR NO: 2026/602HAKİM : KATİP : DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLLER: DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 15/02/2025KARAR TARİHİ : 16/07/2026G.K. YAZIM TARİHİ : 30/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 03.05.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın pert olduğunu, kazada kusursuz olduğunu, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yapılan başvuru ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL pert bedelinin olay tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve dava şartları yönünden incelenmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, tazminat ve faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.TOPLANAN DELİLLER: -Davaya konu araçlara ve varsa davaya konu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmış ve cevabi yazı dosya arasına alınmıştır.-Dava konusu araçların tescil bilgileri sistem üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır.-Sigorta Şirketine yazı yazılarak davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır.-Davaya konu olayda kusur oranının tespiti ve talep edilen tazminatların hesabı için dosya bilirkişiye gönderilmiş, tanzim edilen rapor dosya arasına alınmıştır. -Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna yazı yazılarak hasar dosyası celp edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davaya konu uyuşmazlık davalının sigortaladığı ... plakalı aracın davacıya ait .... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır.Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta kuruluşu aleyhine açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre davalının bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir. Her ne kadar davalı tarafından davaya konu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de; hasar taleplerine ilişkin tutarların tespiti uzmanlık gerektirir bir husus olup kusur durumu da yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafından alacak miktarının tam ve net bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuken herhangi bir engel olmamakla birlikte davacı davasını kısmi dava olarak açmıştır. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanı Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen raporda, " ... plakalı araç sürücüsü ...' in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen Asli Kusurlardan 84/B (Ynt.95/c) "Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme" Kanun Maddesi 47/1-c"Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar"" maddesini ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda BİRİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU (% 75 oranında), .... Plakalı Araç Sürücüsü ....' ın ise 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-a (Ynt.101) "Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, Zorundadır, kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen kazanın oluşumunda İKİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU (%25 Oranında),"şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu yeşil kart sisteminin bir parçası olarak Türkiye’de meydana gelen kazalarda yurt dışında düzenlenmiş geçerli yeşil kart sigortası bulunan yabancı plakalı araçların Türkiye’de sebebiyet verdiği zararları yeşil kart sigortacısı adına gidermekle görevlidir. Davalı tarafından verilen yazı cevabının ekinde dava dışı araç malikinin yeşil kart sigortasına ilişkin poliçenin yazı ekinde bulunduğu, davalı tarafın da bu hususta herhangi bir itirazın bulunmadığı anlaşılmıştır.Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelin kanunun açık hükmü gereği Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu tarafından karşılanması gerekmektedir.Haksız fiilen kaynaklanan, maddi zararların tazmininde, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlar "gerçek zarar" ile sorumlu olduğundan, zarar gören ancak, gerçek zarar ile sınırlı olarak zararını talep edebilir. Trafik kazasından kaynaklanan araçta meydana gelen hasara yönelik davalarda, davacı aracın kaza tarihindeki değeri kadar zarardan sorumlu olacağından, zarar gören aracın tamirinin ekonomik olmamasına rağmen aracı tamir yoluna giderek, zararın artmasına neden olmuş ise, artmasına neden olduğu miktarı haksız fiil sorumlusundan talep edemeyeceğinden, kaza neticesinde, araçta onarım bedelinin tespiti yanı sıra, aracın onarılmasının ekonomik olup olmadığının da alınacak bilirkişi raporu ile değerlendirilmesi, aracın tamirinin ekonomik olmadığı durumda zarar gören aracını tamir ettirmiş olsa dahi, talep edebileceği zararın, aracın kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarındaki ikinci el değerinden, sovtaj değeri düşüldükten sonra kalan bakiye kadar olabileceği göz ardı edilmemelidir. (Ankara BAM 26. HD. 2024/229 E, 2025/1613 K sayılı ilamı)Davacı tarafından aracının perte çıktığı ve pert bedeli talep edilmiş ise de dosyada Makina Mühendisi Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; ekspertiz raporunda " aracın ön kısmından aldığı şiddetli darbe sonucu ağır hasar meydana geldiği, karoserin sentezini kaybettiği belirlenmiş, hasarlı parçalara tek tek tespit edilerek işçilikler de ilave edildiğinde hasar tutarının 202,311.64 TL olduğu belirlenmiş, aracın ikinci el değerinin 350.000,00 TL olduğu belirlenerek yapılan sovtaj çalışması sonucu azami 85.000,00 TL sovtaj teklifi alınabilmesi üzerine durum kurumunuza arz edilmiş, kurumunuzca yapılan değerlendirme sonucu ZMSS şartları gereğince araç başı limit tutarında ödeme yapılacağının bildirilmesi üzerine ilk ekspertiz doğrultusunda raporumuz tanzim edilerek zarar ziyan dökümü aşağıya çıkarılmıştır." ifadeleri bulunmaktadır. Bu ifadelerden aracın ekspertiz sonucu perte çıkarılabileceği sonucu anlaşılmakla beraber söz konusu raporun aracın perte ayrılması için yeterli olmadığı değerlendirilmektedir. Kaza neticesi bir aracın perte ayrılması sigorta şirketi ve sigortalı arasındaki anlaşmaya bağlıdır. Hasar miktarının yüksek olması sonucu sigorta şirketleri aracın hurda olarak (sovtaj) satılmasının daha ekonomik olabileceğini değerlendirdiklerinde pert kararı alarak sovtaj ihalesi yaparlar. Uygun bir sovtaj fiyatı elde ettiklerinde Pert total mutabakatnamesi hazırlayarak sigortalıya aracın rayiç değerini ve sovtaj değerini de bildiren seçimlik bir teklif yaparlar. Teklif ile sigortalı ister hurdasını şirkete devreder isterse de kendisinde kalır. Sigortalı bu teklifi kabul ettikten sonra ister hurda (sovtaj) kendinde kalsın isterse şirkete versin aracın trafikten çekme işlemini yapar. Bu işlem noter tarafından "ARTES" adı verilen bir belge ile olur. Bu belgenin sigorta şirketine ulaşmasından sonra Sigorta şirketi Trafik sigortası ve Sovtaj ödemesini yapar. Ağır hasarlı araçların "Araç Tescil Belgesi (ARTES)" olmadan pert ödemesinin yapılması Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kurallarına göre mümkün değildir. " şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.Mahkememizce davacıya eksik belgeleri sunmak üzere süre verilmiş ve makina mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Alınan ek raporda; "Yapılan araştırma sonucu dava konusu aracın ilk ekspertizinde eksper aracın perte ayrılabileceğini ifade etmiştir. Bunun üzerine sigorta şirketince aynı anda bu aracın hurdasının değerinin tespiti için ihale açılmış ihale neticesinde sigorta şirketinin ekonomik olarak yetersiz gördüğü bir miktara ulaşılmıştır. Bu kapsamda sigorta şirketinin hasar birimi aracın perte ayrılmasına onay vermemiştir. Bir aracın hurda olarak kabul edilebilmesi için aracın trafikten çekilmesi yani plakalarının notere teslim edilerek çekme belgesinin (ARTES) alınması gerekir .Oysa yüce mahkeme tarafından yapılan araştırma neticesinde dava konusu aracın 11.09.2024 tarihinde hurda olarak değil tamamen ekonomik bir mal olarak üçüncü kişilere satıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda bu aracın hurda olarak kabul edilmesi uygun olmadığı değerlendirilmektedir. Ancak sayın davacı vekilin dava konusu aracın 03.05.2024 tarihinde meydana gelen hasarlı kaza sonucu pert ayrılmasının uygun olup olmadığı tespit ve kanaat kapsamında talebi olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda dava konusu aracın 18.09.2024 tarihi itibari ile yapılan ekspertiz çalışmasında rayiç değerinin 350.000 TL olduğu belirlenmiştir. Aynı tarihte hasar miktarının 202.311,64 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu husus tarafımızca verilen kök raporda da tespit edilmiştir. Bu kapsamda Hasar oranı : hasar miktarı / rayiç değer : 202.311,64 TL / 350.000,00 TL : % 57 olarak bulunmuştur. Bu kapsamda sigorta şirketleri ile yapılan araştırmada aracın pert kabul edilme şartının genelde %60 ve üzeri olduğu anlaşılmıştır." denilerek aracın perte ayrılma şartlarının oluşmadığı, hasar bedelinin talep edilebileceği belirlenmiştir. Söz konusu zararın hesaplanmasında aracın tamiri için gereken tutar serbest piyasa koşullarına göre değerlendirilmiş, hesaplamanın bu yönüyle yüksek yargı kararlarında aranan şartları taşıdığı, tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür. Davacının zararının kaza tarihi itibariyle 174.233,00 TL olduğu tespit edilmiş ve yukarıdaki emsal yüksek mahkeme kararları dikkate alınarak davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada aldırılan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, bilimsel verilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle işbu rapor hükme esas alınmış, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan hasar bedeli zararından davalının sorumluluğuna dair hüküm kurulmuş, temerrüt tarihi davalıya yapılan bildirim; bildirimden itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapılması talepli olduğundan tebliğ tarihine 8 iş günü eklenmek suretiyle tespit edilmiş, davaya konu araç hususi kullanıma ait olup ticari olmadığından yasal faize hükmedilmiş, neticeten davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KABULÜ İLE;1-174.233,00-TL hasar bedelinin temerrüt tarihi 15/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Alınması gereken 11.901,85-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.959,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.327,45-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL peşin harç ve 2959,00- TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.574,40-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı tarafça yapılan 14.780,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/07/2026Katip ... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır