İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında reddedilen ihtiyati haciz talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalının franchise sözleşmesi yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve bu sebeple ödediği peşinat ile oluşan eski hale getirme masraflarının tahsilini talep ederken, davanın başında talep ettiği ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine istinafa başvurarak, davalının kusurunu, sözleşme ihlalini ve oluşan zararı gösteren tebliğ edilmiş ihtarnameler ve uzman raporlarıyla yaklaşık ispatın sağlandığını ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO : 2026/855
KARAR NO: 2026/1239
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 30/03/2026 (Ara Karar)
NUMARASI: 2026/296 E.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında imza altına alınmış 15.06.2025 tarihli franchise sözleşme yükümlülüklerini davalının yerine getirmemiş olması nedeniyle 15.06.2025 tarihli franchise sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespitine sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeni ile sözleşme gereğince ödenmiş olan peşinat bedeli olan 2.000.000,00.TL.sı (iki milyon türk lirası) bedelin ticari reeskont avans faizi ile birlikte ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince davalıdan tahsiline, sözleşmenin haklı nedenle feshine dair başkaca her türlü talep, dava ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla eski hale getirme maliyeti için 500.000,00.TL.sının ticari reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, 896.324,00.TL.sı (sekiz yüz doksan altı bin üç yüz yirmi dört türk lirası) alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, ihtiyati haciz kararının infazı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün görevlendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmamış olduğunu, davacı tarafın ileri sürdüğü taleplerin zamanaşımına tabi olduğunu, davacının sözleşmenin ifasını bizzat kendi kusuru ile imkansız hale getirmiş olduğunu, davacı tarafça gerçekleştirilen fesih işlemi hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, davacı tarafın bedel iadesi talebi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, delil tespiti noktasında alınan bilirkişi tek taraflı ve hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, davacı tarafın eski hale getirme masrafı ve talebi hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, ihtiyati haciz şartları oluşmamış olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddine, haksız açılan davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 30/03/2026 tarihli 2026/296 E. Sayılı Ara kararı ile; İhtiyati Haciz Talebinin Reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Müvekkili ile davalı arasında imza altına alınmış 15.06.2025 tarihli franchise sözleşme yükümlülüklerini davalının yerine getirmemiş olması nedeniyle davalıya keşide edilmiş ve tebliğ edilmiş ihtarnamelerin tebliğ şerhleri ile birlikte dosyaya sunulduğunu, Davalı şirkete 26.10.2026 tarihinden itibaren ihtarnameler keşide edildiğini ve iş bu ihtarnameler tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı ihtarname içeriğine yönelik her hangi bir itirazı bulunmadığı gibi davalının alt taşeronu olan... parasını davalıdan alamayıp işi bırakıp gittiği yine sözleşme konusu işin 15.10.2025 tarihinde teslim edilmemiş olduğu tespiti yapıldığını, İstanbul ... 36. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/67 Değişik İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu işin tamamlanma oranı %20 olarak belirlendiğini, yine işbu bilirkişi raporunda taşınmazın eski hale getirilmesi bedeli olarak inşaat yönünden 821.324,00 TL+KDV, Elektrik Mühendisliği yönünden ise 75.000 TL+KDV olarak tespit edildiğini, Davalı taşınmazın yıkımı ve tadilatına ilişkin anahtar teslimine kadar inşaat işlerini yürütmek üzere .... Şti. İle anlaştığını, ancak davalı tarafından, taşeron şirkete gerekli ödemelerin yapılmaması sonucu işler yarıda bırakıldığını, bu durumun tespitine yönelik taşeron... tarafından İstanbul ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/73 sayılı değişik iş dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, işbu delil tespitini içerir bilirkişi raporunun ibraz edildiğini (İstanbul ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/73 sayılı değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu dosyada mübrezdir) İstanbul ... 36. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/67 Değişik İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu yine İstanbul ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/73 sayılı değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yapılan tespitler ile yaklaşık ispat kuralı yerine getirildiğini, ayrıca değişik iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda eski hale getirme zararı yönünden de zarar miktarı kısmen de olsa tespit edildiğini, taraflar arasında imzalanmış olan 15.06.2025 tarihli franchise sözleşmesi gereğince müvekkili şirket tarafından sözleşme gereğince peşinat bedeli olan 2.000.000,00.TL.sı(iki milyon türk lirası) .... Şti. Adına kayıtlı ...nolu ibana müvekkili şirket tarafından 20.06.2025 tarihinde Franchise ücreti bedeli olarak gönderildiğini, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirketin yükümlüğünü yerine getirdiğini, banka dekontunu sunduklarını, Davalının sözleşme konusu işi 15.10.2025 tarihinde kesin vade olup iş bu tarihte sözleşme konusu işi anahtar teslim olarak teslim etmediği açık ve net olup bu durum İstanbul ... 36. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/67 Değişik İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu yine İstanbul ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/73 sayılı değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olduğu dikkate alındığında ve ihtarnamelerin davalıya tebliğ edilmiş olduğu dikkate alındığında yaklaşık ispat kuralının yerine getirilmiş olduğunun kabulü ile talepleri gibi ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken yaklaşık ispat sağlanmadığı değerlendirmesi ile aksi yönde karar verilmiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Uyuşmazlık, verilen ihtiyati haciz kararının reddi nedeniyle kaldırılması istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK.'nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257'nci maddesinde vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını, alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiştir.İhtiyati haczin bir para alacağının ödenmesini güvence altına alan tedbir niteliğinde bir kurum olması nedeniyle mahkemece bu yöndeki istem değerlendirilirken yaklaşık ispat kurulanına göre hareket edilmelidir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır.
İİK’nın 265/1. maddesi uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı yasal süresi içinde itiraz edebilir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden sözleşme ve delil tespiti ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiğini ileri sürmüş ise de, söz konusu sözleşmeye ilişkin alacağın yargılama gerektirdiği, tek başına delil tespiti dosyasının alacağın bulunup bulunmadığı ve ne kadar bulunduğuna ilişkin tespite yeterli olmadığı, alacağın vadesi gelmiş bir para alacağına ilişkin olmayıp, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, itiraza ilişkin sebeplerin, İİK’nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı, bu itirazların esas yargılamayı gerektirdiği, İİK 257/1 maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı verilmemesinde isabetsizlik olmadığından, ihtiyati haciz talep eden vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/ 1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2026 tarih ve 2026/... E. Sayılı Ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/07/2026