Faktoring sözleşmesinden kaynaklı USD alacaklarının tahsili amacıyla borçluların malvarlığı kaçırma girişimlerine karşı istenen ihtiyati haciz istinaf kararı.
Özet: Bir finans şirketi, bir faktoring sözleşmesi uyarınca sağladığı faturalı alacak finansmanının, yurt dışı alıcıların malları ayıplı bularak iade etmesi ve ödeme yapmaması sonucu tahsil edilemez hale gelmesi üzerine, borçluların malvarlıklarını kaçırma girişiminde bulunduğu, faaliyetlerini durdurduğu ve fabrika makinelerini elden çıkarma riski olduğu gerekçesiyle, toplam 254.024,36 USD tutarındaki alacağının güvence altına alınması için ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2026/949 KARAR NO: 2026/1320İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 21/05/2026 NUMARASI: 2026/2003 D.İş - 2026/1966 K.DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında 27/11/2020 tarihli Faktoring Sözleşmesi ve 14/10/2024 tarihli 27/11/2020 tarihli Faktoring Sözleşmesi Ek Protokolü akdedildiğini, söz konusu sözleşmeyi ... ve ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, Sözleşme kapsamında müvekkilinin , ... A.Ş.’nin 12/03/2025 tarih, ... sayı ve 57.750,00 USD bedelli faturadan 13/03/2025 tarih, ... sayı ve 52.250,00 USD bedelli faturadan, 14/03/2025 tarih, ... sayı ve 52.250,00 USD bedelli faturadan, 28/05/2025 tarih, ... sayı ve 42.240,00 USD bedelli faturadan ve 30/05/2025 tarih,.... sayı ve 70.000,00 USD bedelli faturadan kaynaklanan toplam 274.490,00 USD tutarındaki alacağı karşılığında faktoring finansmanı sağlamış ve ilgili bedelin % 85’ini ... A.Ş.’ye Sözleşme’nin akdinden hemen sonra ödediğini, müvekkili ile borçlular arasında akdedilen Sözleşme ve Ek Protokol uyarınca, ... A.Ş.’nin düzenlediği toplam 274.490,00 USD tutarındaki faturalı alacaklar karşılığında müvekkili şirket tarafından ... A.Ş.’ye 231.616,80 USD tutarında finansman (ana para) ödemesi yapıldığını, bu ödemenin dayanağı olan faturalardan kaynaklanan alacağın ise müvekkili şirkete devredildiğini ve alacağın devri keyfiyetinin Alacak Bildirim (NTR) formları marifetiyle ayrı ayrı ilgililerine usulünce bildirildiğini, ancak söz konusu faturaların borçlusu olan ve ... A.Ş.’nin müşterisi olan yurt dışında mukim dava dışı ...., dava dışı.... ve dava dışı.... şirketleri, söz konusu faturaların içeriği malların istenilen kaliteden olmaması nedeniyle söz konusu malları ... A.Ş.’ye iade ettiğini ve müvekkili şirkete temlik olunan söz konusu fatura bedellerini müvekkili şirketin muhabirine ödemediğini, dava dışı müşteri şirketlerin ayıp iddiasından haberdar olan muhabir şirket, durumu öğrenir öğrenmez müvekkili şirkete bildirimde bulunduğunu ve söz konusu alacağın ihtilaflı hale geldiğini, hal böyle olunca müvekkili şirketin tek garanti faktörü olan muhabir şirketin de tahsil yetkisi sona erdiğinden, ihtilaf konusu alacağı tahsil konusunda tek yetkili hale gelen müvekkili şirketin, alacağı tahsile muhtaç ve zorunlu hale geldiğini, borçlu ... A.Ş.’ye, .... Noterliği nezdinde 07/08/2025 tarih ve ... sayılı bir ihtarname keşide edildiğini, ancak borçlu ... A.Ş.nin ihtarnameye herhangi bir cevap vermemekle beraber müvekkili şirkete yalnızca 17.962,20 USD tutarında kısmi bir ödeme yaptığını, sonuç itibariyle borçluların müvekkili şirket tarafından vadeden önce dava konusu faturalar nedeniyle kendisine yapılmış olan 231.616,80 USD tutarında finansman (ana para) ödemesinden bakiye kalan 213.654,60 USD bedeli, müvekkili şirketin Sözleşme gereği hakkettiği 7.004,63 USD komisyonu, 1.551,00 USD masrafın ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş olan 8.721,01 USD faizin toplamı olan 230.931,24 USD bedeli ve toplam alacak bedelinin % 10 avukatlık ücreti olan 23.093,12 USD bedeli, ezcümle 254.024,36 USD bedeli müvekkiline ödemekle yükümlü hale gelmiş olmasına rağmen, işbu tarihe kadar borçlular tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, ancak müvekkili şirket tarafından yapılan araştırmalarda; borçlu ... A.Ş.’nin ve sözleşme gereği müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk üstlenen diğer borçluların malvarlıklarını kaçırma girişiminde bulunduğu bilgisine ulaşıldığını, borçlu ... A.Ş.’nin fiilen faaliyette bulunmadığı, yaklaşık 5 aydır işçilerine herhangi bir ödeme yapmadığı, makinelerin çalışmadığı ve fabrikanın kapalı olduğunun bilindiğini, bu durumda özellikle fabrika bünyesindeki makinelerin elden çıkarılması veya kaçırılması ihtimalinin müvekkili şirket açısından ciddi bir risk teşkil ettiğini, tüm bu sebeplerle, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimallerinin mevcut olması karşısında, alacağın güvence altına alınabilmesi amacıyla, uygun görülecek teminat karşılığında, borçluların borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2026 tarihli 2026/2003 D.İş E- 2026/1966 D.İş K sayılı kararıyla; " somut olayda; karşı tarafların, talep eden şirket tarafından vadeden önce dava konusu faturalar nedeniyle kendisine yapılmış olan 231.616,80 USD tutarında finansman (ana para) ödemesinden bakiye kalan 213.654,60 USD bedeli, talep eden şirketin Sözleşme gereği hak ettiği 7.004,63 USD komisyonu, 1.551,00 USD masrafın ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş olan 8.721,01 USD faizin toplamı olan 230.931,24 USD bedeli ve toplam alacak bedelinin % 10 avukatlık ücreti olan 23.093,12 USD bedeli olmak üzere toplam 254.024,36 USD bedel üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de; talep eden vekili tarafından aynı sebebe dayalı olarak 249.758,03 USD alacak bakımından mahkemenin 2025/3122 D.İş. sayılı dosyasında ihtiyati haciz talep edildiği, Mahkemece 2025/3117 Karar sayılı 10/10/2025 tarihli kararla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, aynı iddialar ile yeniden ihtiyati haciz talep edildiği, Mahkemenin 2025/3122 D.İş ve 2025/3117 K. Sayılı kararında belirtilen sebepler ve ayrıca talep tarihi itibariyle talep eden şirketin karşı taraflardan muaccel bir alacağı olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğu hususunun bu aşamada kanıtlanamadığı, yaklaşık ispatın bulunmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiği, kaldı ki; Faktoring sözleşmesinin 3.5.maddesine göre, faktoring müşterisinin teminat vermekle yükümlü olduğu belirtilmiş olup, sunulan belgelerle teminatın kıymetli evrak olup olmadığı, vadesinin gelip gelmediği bu şekilde alacağın sorunlu hale geldiğinin de anlaşılmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı " gerekçesiyle; davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURUSU; İhtiyati haciz talep eden vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; talep dilekçesinde açıklanan uyuşmazlığa ilişkin beyanların tekrar edildiği, mahkemenin daha önce ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ve talebin reddedildiği gerekçesiyle yeniden yapılan ihtiyati haczin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından evvelce borçluların borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması için İstanbul 9’uncu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne 2025/3122 D. İş sayılı dosya ile başvurduğunu, İstanbul 9’uncu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2025 tarih ve 2025/3122 D.İş ve 2025/3117 K sayılı kararı ile; İhtiyati Haciz Talebinin “reddine” karar verdiğini, bu karara karşı müvekkili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16’ncı Hukuk Dairesi’nin 25/12/2025 tarih ve 2025/1507 E ve 2025/1664 K sayılı kararı ile müvekkilimizin istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararların açıkça hukuka aykırı olup, müvekkilinin uğradığı mağduriyetin halen devam ettiğini ve her geçen gün daha da ağırlaştığını, ihtiyati haciz talepleri üzerine verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, yeni başvuruda, önceki dosyada yer almayan vakıalara, açıklamalara ve hukuki dayanaklara yer verilmiş; özellikle uluslararası faktoring ilişkilerinde uygulanması gereken kurallar ve tarafların bu kapsamda üstlendikleri yükümlülükler ayrıntılı şekilde ortaya konulduğunu, borçlu ... Şirketinin kısmi ödeme yaparak borcun varlığını ikrar ettiğini alacağın varlığının sunulan delillerden anlaşıldığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin reddine dair karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş karar, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı ve mahkeme karar gerekçesinden, ihtiyati haciz talep eden tarafça talep eden tarafından karşı taraflardan ... Dış Ticaret şirketinin 274.490,00 USD tutarındaki faturalı alacakları karşılığında 233.584,01 USD tutarında finansman ödemesi yapıldığını, faturalardan kaynaklanan alacağın müvekkili şirkete devredildiğini, ... şirket müşterileri söz konusu faturalara konu malları ayıplı olduğundan bahisle iade ettiğini ve ancak alınan bedelin müvekkili şirkete ödenmediğini ileri sürerek 27/11/2020 tarihli Faktoring Sözleşmesi ve 14/10/2024 tarihli Ek Prokol hükümleri gereği borçlu ve sözleşme kefilleri olan karşı taraflar yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiği anlaşılmaktadır.İhtiyati haciz talep eden tarafça aynı taraflar aleyhine aynı iddialar ve gerekçelerle, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/3122 D.İş dosyasında ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemenin 10/10/2025 tarih ve 2025/3122 D.İş ve 2025/3117 K sayılı kararı ile; İhtiyati Haciz Talebinin “reddine” karar verildiği, bu karara karşı talep eden tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 25/12/2025 tarih ve 2025/1507 E ve 2025/1664 K sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği, sunulu deliller karşısında alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı, kaldı ki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi ve istinaf denetiminden geçmesine rağmen, asıl dava açılmaksızın, aynı talebin aynı deliller ve aynı gerekçelerle farklı aralıklarla mahkemelerden talep edilmesinde de hukuki yarar bulunmadığı, mahkemece yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../05/2026 tarih ve 2026/... D.İş, 2026/... K. Sayılı D.İş kararına karşı İhtiyati Haciz Talep Eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı İhtiyati Haciz Talep Eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati Haciz Talep Eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2026