Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan araç değer kaybı tazminat davasındaki istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu oluşan değer kaybının sigorta şirketi tarafından tazmini talebiyle açılan bir davayı incelemekte olup, ilk derece mahkemesi tarafından kazanın davalı sigorta şirketinin sigortalısı tarafından kavşakta geçiş hakkı kurallarına aykırı hareket edilerek meydana geldiği tespit edilmiş, davacı, arabuluculuk ve yargılama sürecindeki vekalet ücreti dahil olmak üzere oluşan zararlarının karşılanmasını talep etmektedir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:06/07/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:13/10/2023DAVANIN KONUSU:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)GEREKÇE TARİHİ:06/07/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ....tarihinde ... İli ... İlçesi, ... caddesinde normal hızda, kendi şeridinde kurallara uygun bir şekilde seyir halinde iken maliki ... olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarptığını ve tam kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, olay sonrası taraflarca kaza tespit tutanağı tutulduğunu, karşı yana ait araç sürücüsünün kusurun kendisinde olduğunu beyan ve imza ettiğini, kaza neticesinde müvekkilinin aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını, müvekkilinin aracında ciddi anlamda maddi hasar meydana geldiğini, karşı tarafın aracının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine 03/12/2022 tarihinde değer kaybı talebi için başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketince yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını, bu nedenle meydana gelen kaza nedeniyle şimdilik araçta oluşan 50,00 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekkili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresinin ... adresi olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 29/06/2022-2023 vadeli ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, arabuluculuk sonrasında açılan davadaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceğini, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... somut olayda meydana gelen kazada kaza tarihi olan 22/11/2022 tarihinde davacının maliki ve ...'ün sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile maliki ve sürücüsü ... olan, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda mahkememizce alınan ve oluşa ve hükme uygun olarak değerlendirilen bilirkişi raporunda; tüm dosya kapsamı, beyanlar ve taraflarca çizilen kaza krokisi değerlendirildiğinde, olay mahalli kavşak noktasında her iki aracında geliş yönünde trafik ışıklarının bulunduğu, sürücü ... beyanında istikametine hangi trafik ışığının yandığını belirtmediği, ancak bölünmüş yol olan ... caddesine çıkış yapması akabinde karşı yöndeki yol bölümüne geçiş yaparak doğru seyrini sürdürmek üzere sola manevra yaptığı, sürücü ... beyanında istikametine yeşil trafik ışığının yanmasıyla bölünmüş yolun kendi gidiş yönündeki yol kesimine giriş yapmış olduğunun anlaşılmasıyla, her iki araç sürücüsü de istikametlerine yeşil trafik ışığı yandığı esnada kavşağa giriş yaptıkları kabul edildiğinde, geçiş önceliğinin kendi gidiş yönündeki yol kesimine çıkış yapan ... plakalı araçta olacağı, bu doğrultuda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda kavşaklarda geçiş hakkı başlıklı Madde: 57/1-a ( Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.) sayılan kuralı ihlal edip, gereken dikkat ve özeni göstermeden tedbirsizce sola manevra ile kavşak geçişini sürdürmesi neticesi geçiş önceliği olan araçla çarpıştığı, bu kural ihlalinin de aynı kanunda trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde:84/H (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak,) sayılan ihlallerden olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise; ... caddesi üzerinde seyredip bölünmüş yol olan ... caddesinin kendi gidiş yönündeki yol kesimine doğrudan giriş yaptığı sırada, karşı istikametteki ... sokak üzerinden gelip kavşakta tedbirsizce sola manevra yapan araçla çarpıştığı kazada geçiş önceliğinin kendisinde olmasıyla, oluşuma yönelik kural ihlalinin bulunmadığı rapor edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ZMMS poliçesi ile 14/12/2021-14/12/2022 dönemini kapsar şekilde sigortaladığı görülmektedir. Davalı sigorta şirketi işletene düşen hukuki sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere ve sigortalısının kusuru oranında teminat altına alır. Bu nedenle somut olayda sigortalının kusuru bulunmadığı" gerekçesiyle; "davanın reddine " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karara karşı, davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın aracına çarpan karşı taraf araç sürücüsünün tam kusurlu olmasına rağmen tramer komisyonu tarafından davacının maliki olduğu araç sürücüsünün kazada tam kusurlu olduğunun ifade edildiğini, davacının maliki olduğu araç sürücüsüne atfedilen kusurun kabul edilemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından kusura ilişkin alınan raporda davacının 2918 sayılı KTK'nın 84/H maddesine göre kusurlu olduğunun, karşı taraf sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirtildiğini, bilirkişi raporunun somut bir dayanağı bulunmadığını ve sadece kanaate dayalı olarak hazırlandığını, raporda sadece karşı tarafın kaza tespit tutanağındaki ifadelerinin kullanıldığını, karşı tarafın yeşil ışıkta geçtiğine dair somut bir veri bulunmadığını, bilirkişi tarafından sadece karşı tarafın ifadelerinin dikkate alınmasının hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu, itiraz ettikleri rapora rağmen yerel mahkemenin davayı reddettiğini, bu kararın kabul edilemeyeceğini, itiraza uğrayan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ve ek rapor veya yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından doğan haksız fiile dayalı araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ile uyumlu trafik bilirkişi raporu kapsamında davacı araç sürücüsünün asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermesi, davalı tarafça sigortalı araç sürücüsüne yüklenebilecek kusur ihlalinin bulunmamasına, mahkemenin kusur değerlendirmesinin isabetli bulunmasına, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunması nedeniyle karara esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kazanın oluşu dikkate alındığında çelişki bulunmaması nedeni ile yeniden rapor alınmasına gerek bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 06/07/2026...