İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, benzer görseldeki marka tecavüzü nedeniyle verilen ihtiyati tedbir kararına itirazı, davalının gizlediği Hatay davası gerekçesiyle değerlendiriyor.
Özet: Davacı firmanın ulusal ve uluslararası alanda yoğun olarak kullandığı tescilli markalarıyla, davalı firmanın tescilli markasını aynı renk ve yazı karakteriyle, davacının ürün ailesinin bir uzantısı gibi algılanmasına yol açacak şekilde kullanması nedeniyle iltibas oluştuğu iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporu ve karıştırma ihtimali tespiti üzerine, davacının ihtiyati tedbir talebini 1.000.000 TL teminat karşılığında kısmen kabul ederek, davalının iltibas yaratan ürünlerine el konulmasına, internet kullanımlarının durdurulmasına ve kaldırılmasına hükmetmiş; davalı ise, daha önce aynı konuda aleyhine sonuçlanan bir davanın gizlendiğini, bu davanın dinlenemeyeceğini ve tedbirin ticari faaliyetlerini ciddi şekilde etkileyeceğini belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2026/936 EsasKARAR NO: 2026/1316İNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 14.05.2026 Tarihli Ara KararNUMARASI: 2025/255 E. -DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın maliki olduğu markalar ile ... ve ... içecek grubunda 2007 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürdüğünü, müvekkili firmanın en yoğun kullanmış olduğu ve ... ülkeye ihraç ettiği ürün markaları "..." ve "..." şeklinde olduğunu, müvekkilinin ... nezdinde "...", "..." ve "..." esas unsurlu birçok marka tescilinin bulunduğunu, ancak hal böyle iken, davalı taraf tescil ettirmiş olduğu markasını tescil ettirdiği şekilde değil müvekkilinin tescilli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde aynı renk tonundaki mavi zeminde beyaz yazı karakteri ile "..." ibaresinin asli unsur olarak ve alt kısımda da gri tonu şeklinde kullandığını, davalı yanın internet sitesinde mevcut kullanımlarının müvekkilinin müşterisi konumunda olan yerlerde de sergilemesi nedeni ile söz konusu markanın da müvekkilinin diğer "..." ibareli seri markalarından birisi olarak lanse edilerek satıldığını, söz konusu ürünler aynı raflarda alt alta bazen yan yana satıldığını, bu durumun bariz bir şekilde tüketicileri yanılttığını ve karşı yan ürününü müvekkiline ait ürün gibi algılayarak satın almasına neden olduğunu beyanla, söz konusu eylemlerin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/04/2026 tarihli 2025/255 E sayılı ara kararıyla; "Dosya kapsamı deliller, ... kayıtları, alınan bilirkişi raporu ve davalının davacıya ait önceki tarihli “...” merkezli markalarına yaklaşan ve ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali doğuran bir kullanımda bulunduğu, davalının fiili kullanımında “...” unsurunun tali bırakılması, “...” unsurunun ise tek başına ayırt edici merkez hâline getirilmesi, bunun da aynı mal grubu üzerinde, ... baskın yazı düzeniyle ve ... sunumuna özgü kompozisyonla yapılması nedeniyle, tüketicinin davalı ürününü davacı marka ailesinin bir uzantısı, varyantı veya bağlantılı ürünü olarak algılamasının kuvvetle muhtemel olduğu tespiti de dikkate alındığında HMK 389 ile SMK 159 ve devamı maddelerinde aranan koşullar oluştuğu" gerekçesiyle; davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 1.000.000,00 TL(BirMilyonTL) nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı KISMEN KABULÜ ile ; -Davalının davacının ... tescil numaralı "... ...", ... tescil numaralı "... ...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "... ...", ... tescil numaralı "... ..." , ... tescil numaralı "... ...", ...tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "... ...", ...tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "... ..." , ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "..." ... tescil numaralı "..." markaları ile iltibas teşkil eder nitelikteki "..." ibareli markasal kullanımı içerir ürün, tabela, tanıtıma yarar kartvizit, broşür ve saire argümanlara tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, İhlal teşkil eden eylemlerin gerçekleştirildiği ... internet adresinde benzer marka kullanımlarına tedbiren son verilmesine, davalıya bu kullanımları internet ortamından kaldırmak üzere bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde belirtilen adrese tedbiren erişimin engeli için dosyanın tekrar ele alınacağının ihtarına, Davacı tarafça bildirilen ... hesabının aidiyeti bu aşamada belirli olmadığından buna ilişkin talebin REDDİNE" karar verilmiştir.TEDBİRE İTİRAZ;Davalı vekili 06/05/2026 tarihli tedbir kararına itiraz dilekçesinde: davacı tarafça müvekkili şirket ile arasında daha önce görülmüş olan ve müvekkili lehine sonuçlanan davayı mahkemeden kasten gizlediğini, taraflar arasında aynı uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla nezdinde'nin 2023/223 Esas numarası ile dava görüldüğünü ve 31.10.2024 tarihli, 2024/307 Karar sayılı ilamı ile davacının iddialarının reddedildiğini, davacı tarafın anılan kararı istinaf etmediğini, davacının kararı istinaf etmek yerine bir de bu davayı açtığını, HMK ya açık aykırılık taşıyan bu davanın dinlenebilirliğinin bulunmadığını, müvekkilinin tescilli markasının kullanımının tedbir yoluyla engellenemeyeceğini, davacının yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştiremediğini, davacının iddialarının Hatay Mahkemesinin kararı ile çürütüldüğünü, tedbirin müvekkilinin ticari hayatını mahvedecek nitelikte olduğunu ileri sürerek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.MAHKEME KARARI; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarihli 2025/255 E sayılı ara kararıyla; " dosyadaki mevcut bilirkişi raporu ile Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/223 Esas sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporları arasında kısmi çelişki olduğu" gerekçesiyle; davalının mahkemenin 14/04/2026 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebinin kısmen ters teminat olarak kabulüne, gerekçeli ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça 1.000.000,00 TL karşı teminat yatırıldığı takdirde mahkememizce verilen 14/04/2026 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, aksi halde tedbirin olduğu şekilde devamına, karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; mahkemenin yetkisizliğinin göz ardı edildiğini, 6769 Sayılı SMK 156. Maddesi gereğince yetkili mahkemenin Hatay mahkemeleri olduğunu, davacı yanın kötüniyetnin ve kesin hüküm, derdestlik itirazlarının dikkate alınmadığını. -Taraflar arasında aynı uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) nezdinde 2023/223 Esas numarası ile dava görülen ve 31.10.2024 tarihli, 2024/307 Karar sayılı ilam ile karara bağlanan davada davacının iddialarının esastan reddedildiğini, kararda davacının iddia ettiği ... ibaresinin bir renk adı olduğu, tek başına ayırt edici niteliğinin bulunmadığı ve müvekkiline ait tescilli ... ... markası ile karıştırılma ihtimalinin doğmayacağının açıkça tespit edildiğini, mahkemenin ara kararında Hatay mahkemesinin kararını ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi tespit etmiş olmasına rağmen, ihtiyati tedbiri tamamen kaldırmak yerine fahiş bir teminat şartına bağlayarak hatalı hüküm kurduğunu.-Müvekkilinin tescilli markasını kullandığını ve tescilli marka kullanımının tecavüz oluşturmayacağını.-Tedbir kararının fahiş bir ters teminat şartına bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, mahkemenin ara kararının kaldırılarak, tedbir ara kararının teminatsız olarak kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesine cevap vermemiştir.GEREKÇE:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ibareli tescilli markası bulunduğunu, davalının... markası bulunduğunu ancak davalı tarafın tescil ettirdiği markasını tescil ettirdiği şekilde değil müvekkili davacının tescilli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığını ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğü davalı kullanımları yönünden ihtiyati tedbir talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine, itirazın kısmen kabulü ile, 1 haftalık kesin süre içerisinde SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca davalı tarafça 1.000.000,00 TL karşı teminat yatırıldığı takdirde mahkemece verilen 14/04/2026 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, aksi halde tedbirin olduğu şekilde devamına karar verilmiş, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde; taraflar arasında Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/223 Esas numarası ile görülen davada verilen 31.10.2024 tarihli, 2024/307 Karar sayılı kararın kesin hüküm ve derdestlik oluşturduğu, mahkemenin Hatay 3. AHM'nin kararı ve bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu tespit etmesine rağmen, tedbir kararının tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken fahiş miktarda teminat ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/223 Esas-2024/307 Karar sayılı kararının incelenmesinde; davanın taraflarının aynı olduğu, davacı ... tarafından, davalı ... Şirketi aleyhine, ... sayılı ... ... markasının hükümsüzlüğü talebiyle dava açıldığı, mahkemenin taraf markaları arasındaki ortak ... unsurunun renk adı olup tek başına karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, markaların önünde ve arkasındaki kelimelerin birbirinden farklı olduğu, hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği, kararın UYAP kaydından, kesinleşmediği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda, " Karşı tarafa ait olduğu belirtilen https://.../ ve https://.../.../.../ linklerinde ayrıca https://.../.../.../ linkinde "... ..." ibaresi bulunan ... ... şeklinde kullanım olduğu, dosyada belirtilen https://www... linki kontrol edildiğinde linkte toplamda 4 adet video olduğu ve video isimlerinde ... ... ibaresinin olduğu, ... hesabının 04 Şubat 2022 tarihinde oluşturulduğu, ... hesabı bağlantılarda ..., iletişim bilgisinde 0 ... – ...@... – ... bağlantısında 0 ... telefon numarasına bağlantı olduğu, ... alan adı kontrol edildiğinde web sitesi içeriğinde +90 ... telefon numarası bilgisinin olduğu, alan adı whois bilgileri kontrol edildiğinde alan adının 03.03.2018 tarihinde alındığı kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde dava dışı ...bilgisinin olduğu, ... hesabında bulunan birçok paylaşımda "... ..." ibaresi bulunan ... ... şeklinde kullanım olduğu, ... alan adı altında yer alan ana sayfa, kategori sayfası ve ürün sayfasındaki kullanım bakımından, davalının davacıya ait önceki tarihli “...” merkezli marka ailesine yaklaşan ve ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali doğuran bir kullanımda bulunduğu, davalının fiili kullanımında “...” unsurunun tali bırakılması, “...” unsurunun ise tek başına ayırt edici merkez hâline getirilmesi; bunun da aynı mal grubu üzerinde, ... baskın yazı düzeniyle ve ... sunumuna özgü kompozisyonla yapılması nedeniyle, tüketicinin davalı ürününü davacı marka ailesinin bir uzantısı, varyantı veya bağlantılı ürünü olarak algılamasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu nedenle somut olayda, internet sitesi üzerindeki kullanım bakımından SMK m.7/2-b anlamında ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali yaratan benzer işaret kullanımının mevcut olduğu, davalı adına tescilli markanın ise davacı yana karşı SMK 155. Madde kapsamında savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceğinin tespit edildiği, ... paylaşımlarının da aynı iltibaslı sunumu desteklediği; ancak bu mecra bakımından ... ve dava dışı ...bağlantıları nedeniyle Davalıya aidiyet zincirinin internet sitesi kadar net olmadığı ve tespit edilen kullanımların Davalı ile net bir şekilde ilişkilendirilemediğinin tespit edildiği" beyan edilmiştir.Marka hükümsüzlüğü davasında taraflar adına tescilli markaların tescil kayıtlarındaki haliyle değerlendirildiği, markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı işbu davada ise davacı tarafça davalı taraf tescil ettirmiş olduğu markasını tescil ettirdiği şekilde değil müvekkilinin tescilli markaları ile iltibas oluşturacak şekilde kullandığının ileri sürüldüğü, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespitler, taraflar adına tescilli markalar ve Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/223 Esas-2024/307 Karar sayılı karar içeriği, taraf iddia ve savunmaları göz önüne alındığında ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, mahkemece bu aşamada orantılılık ilkesi ve tarafların menfaat dengesi göz önüne alınarak SMK 159/2-c maddesi gereğince ters teminat tedbirine hükmedilmesinin somut olayın özelliklerine uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Bununla birlikte, SMK 159/2-c maddesince verilen ters teminat tedbir kararı ile HMK 396. Madde gereğince verilen "durum ve koşulların değişmesi halinde tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına" ilişkin karar nitelik ve sonuç itibarıyla aynı değildir. Davalı tarafça tedbir kararına süresinde itiraz edilmesi nedeniyle istinaf başvurusuna konu mahkeme ara kararı HMK 394/2-4 maddesine göre verilen bir ara karar olup istinaf başvurusu açıktır.Mahkemece davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ve hükmedilen teminat sonuç olarak yerinde ise de, mahkemenin tedbire itiraz üzerine yeni bir tedbir kararı verdiği, HMK 396. Madde gereğince itiraz süresi geçtikten sonra verilen kararlardan olmadığı göz önüne alınarak, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarihli 2025/255 E sayılı tedbir ara kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı itirazının kısmen kabulü ile, mahkemenin 14/04/2026 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, tedbir talebinin kısmen kabulüne, davalı tarafça gerekçeli ara kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca 1.000.000,00 TL teminatın yatırılmasına karar verilmesi kesin süre içerisinde teminat yatırılmaması ve davacı tarafın tedbir talebinde bulunulması halinde mahkemece talep halinde tekrar değerlendirme yapılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../05/2026 tarihli 2025/... E sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davalı vekilinin tedbire itirazının kısmen kabulüne, Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../04/2026 tarihli 2025/.. E sayılı tedbir ara kararının kaldırılmasına,4-Davacı vekilinin tedbir talebinin kısmen kabulüne,5-Davacı tarafça tedbir kararının uygulanmasının yasal sürede talep edilmesi halinde, gerekçeli tedbir kararının davalı tarafa tebliği ile tebliğden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca 1.000.000,00 TL nakdi yada gayrı nakdi teminatın davalı tarafça yatırılmasına,6-HMK 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına7-Kesin süre içerisinde davalı tarafça teminat yatırılmaması ve davacı tarafın tedbir talebinde bulunulması halinde ilk derece mahkemesince talep halinde tekrar değerlendirme yapılmasına8-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,9-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.002,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 1.400,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.402,00 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,10-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 11-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2026