İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, marka hakkına tecavüzün tespiti davasında verilen ihtiyati tedbir kararına davalıların yaptığı istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması talepli davada, ilk derece mahkemesinin, davalının markadan doğan haklara tecavüz eden ürünlerine el konulması, belirli internet sitelerine erişimin engellenmesi ve bir web adresindeki ibarenin kaldırılmasına yönelik, 5.000.000 TL teminat karşılığında verdiği ihtiyati tedbir kararına karşı, davalı taraf kararın yaklaşık ispat koşulunu taşımadığını, orantısız olduğunu, zayıf marka nedeniyle iltibas tehlikesi bulunmadığını ve eylemlerini sonlandırdığını iddia ederek istinaf yoluna başvurmuş; davacı ise bilirkişi raporları ve tespitlerle tecavüzün devam ettiğini belirterek davalının istinaf talebinin reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: 2026/935 EsasKARAR NO: 2026/1312İNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: 28/04/2026 tarihli ara kararNUMARASI: 2024/215 EsasDAVANIN KONUSU: Marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılmasıİSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/07/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :TALEP DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; mahkemece aldırılan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu ile davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzünün bulunduğunun sabit olduğunu, davalının eylemlerinin müvekkilinin markasından doğan haklarını ihlal ettiğini, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı kullanımında olan internet adreslerine tedbiren erişimin engellenmesini, davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasını, önlenmesini, tecavüze konu ürünlere tedbiren el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İHTİYATİ TEDBİR KARARI:Mahkemece 28/04/2026 tarihli ara karar ile taraf vekillerinin yüzüne karşı; "... sayılı Sınai Müllkiyet Kanunu 159. madde şartları dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar, tedbir konulacak ürünlerin niteliği dikkate alınarak, 5.000.000,00 TL teminat mukabilinde, davalıya ait tecavüz oluşturan ürünlere ve bu ürünlerin tanıtım ve reklamını içeren basılı evraklara el konularak yediemine teslimine, Davalının kullanımında olan www...com, www...com/..., www...com/... adresine erişimin tedbiren engellenmesine, www.......com adresinde dava konusu marka haricinde başka marka ve ürünler yer aldığından sadece bu internet adresinde yer alan "..." ibaresinin içerikten çıkarılmasına, b-Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına,c-İhtiyati tedbir kararının uygulanabilmesi için Bakırköy Nöbetçi İcra Müdürlüğünün görevlendirilmesine,d-İcra Müdürlüğünce kararın infazı sırasında karışıklığa neden olunmaması bakımından bir marka vekilinin hazır bulundurulmasına,e-HMK'nın 393/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, tedbir isteyen tarafından tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmediği takdirde kendiliğinden kalkmış sayılmasına, " karar verilmiştir. İSTİNAF:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 28/04/2026 tarihinde müvekkili şirketlere ait ürünlere el konulması, alan adlarına ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini, ... ... markasının zayıf bir marka olduğunu ve müvekkillerin ... ibaresini kuyumculuk sektöründe tanımlayıcı olarak kullandığını, taraflar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, verilen tedbir kararının orantısız olduğunu ve müvekkili şirketlerin anayasal çalışma ve teşebbüs hürriyetini ihlal ettiğini, 2 numaralı davalı ...'un ara kararda belirtilen yükümlülükleri dava açıldığı tarihte yerine getirdiğini, internet sitesinde dava konusu ... ibaresine ilişkin hiçbir kayıt kalmadığını, 1 ve 2 numaralı davalılar arasında organik bağ bulunmadığını, ticari faaliyetlerin sonlandırıldığını belirterek telafisi imkansız zararlar doğuran ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyada bulunan bilirkişi raporları ile davalıların kullanımlarının iltibas yarattığının tespit edildiği dolayısıyla bilirkişi raporları doğrultusunda verilen ihtiyati tedbir kararının ispat koşulunu karşılamadığını, davalıların sitelerinde gerçekleştirilen 30.04.2026 tarihinde .... Noterliği kanalı ile gerçekleştirilen ... yevmiye no.lu e-tespit işlemi ile davalıların kullanımlarının devam ettiği tespit edildiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davalıların istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından ... ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalılar vekilinin yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir kararına karşı, yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, ... marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Mevcut aşamada mübrez delillere göre; ... "..." ibareli... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ...numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı ... numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu , ayrıca ... markasının... numarası ile TPMK nezdinde tanınmış marka olarak davacı adına tescilli olduğu, ... ''...'' ve davalıların ''...'' ibareli markasal kullanımlarının 14. sınıf kapsamında kalan mücevher malları ve bu malların satışına ilişkin olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporları kapsamında, davacı markasının toplumdaki tanınmışlık düzeyinin yüksekliği, ... ve ... ibarelerinin görsel ve fonetik olarak benzerliği, son harflerinin farklı oluşunun görsel ve işitsel benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığı, davalının “...” kelimesinin “...”, ... “...” kelimesinin “kadın” anlamına geldiğinin toplumda yaygın olarak bilinmediği, davalıların fiili marka kullanımının doğrudan ... tescilli markaları ve tanınmış olduğu alanda olması nedeni ile kullanımların ... tescilli markasına benzerliği ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği hususlarının tespit edildiği, böylece tespit edilen kullanımlara ilişkin içeriklerin kaldırmasına ve internet sitelerine erişimin engellenmesi ile ... markalı ürün kutuları, ambalajları, kurdele ve tanıtım vasıtalarına el konulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispatın mevcut olduğu anlaşılmakta ise de ürünlerin üzerinde ... markasının kullanıldığını gösterir delil bulunmadığından ürünlere el konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesinin dosya kapsamına uygun düşmediği, davalıların bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2-Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin .../04/2026 tarih, 2024/.... Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-6769 sayılı Sınai Müllkiyet Kanunu'nun 159. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile, 5.000.000-TL teminat mukabilinde, davalılara ait .... markalı ürün kutuları, ambalajları, kurdele ve tanıtım vasıtaları ile reklam içeren basılı evraklara el konularak yediemine teslimine, davalının kullanımında olan www...com, www...com/..., www...com/... adresine erişimin tedbiren engellenmesine, www.bilezikci.com adresinde dava konusu marka haricinde başka marka ve ürünler yer aldığından sadece bu internet adresinde yer alan "..." ibaresinin içerikten çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davacı tarafça dosyaya teminat mektubu sunulduğundan yeniden teminat alınmasına yer olmadığına,5-HMK'nın 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde işbu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına,6-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,7-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,8-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 340,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.342,00TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 10- HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026