İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ticari tekne camındaki gizli ayıptan kaynaklanan alacak davasında ihbar ve zamanaşımı itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Ticari bir teknenin camında imalat hatasından kaynaklanan buğulanma nedeniyle açılan alacak davasında, davacı camın bedelini talep ederken, davalı görev itirazı, döviz cinsinden talep imkansızlığı, ayıp ihbarı ve zamanaşımı savunmaları ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi, camdaki arızayı sürüş emniyeti açısından tehlikeli ve gizli ayıp niteliğinde değerlendirerek, ayıbın süresinde ihbar edildiği kanaatine varmış ve davacının döviz cinsinden talebini dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden faiziyle kısmen kabul etmiştir, davalı vekili ise istinaf başvurusunda, ayıp ihbarının kanuni sürelerde ve usulüne uygun yapılmadığını, ayrıca davanın ticari satışlarda iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1550
KARAR NO : 2026/1323
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2025
NUMARASI : 2024/429 Esas 2025/571 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı ..., ... Bağlama Liman’ına ... no ile kayıtlı ... adlı ticari teknenin maliki olduğunu, teknenin salon ön sancak ( sağ ) tarafındaki camı puslu hale gelmiş ve buğulanma meydana geldiğini,durumun davalı satıcıya bildirildiği, davalı tarafından gönderilen 09.02.2023 tarihli emailde bu hasarlı parça için garanti açıldığı ve garantinin onaylandığı belirtildiğini, 18.03.2023 tarihli email ile de bayram sonrası camcının müsait olacağı bir gün için program yapılacağı taahhüt edildiğini, 1180- Euro’nun faiziyle birlikte , ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/45 D.İş sayılı delil tespiti dosyasına ilişkin yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; öncelikle görev itirazında bulunduklarını, davacı dilekçesinde, davasını ''...'' isimli ticari teknenin alım satım ve tekne camındaki ayıba dayalı olarak açıldığının belirtildiğini İstanbul 17.ATM nin görevlendirildiğini, 13 Eylül 2018 tarihinde RGde yayınlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Kararı uyarınca davacının döviz (yabancı para) cinsinden bedel talep edebilmesi ve davasını döviz cinsinden ikame edebilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini, uyuşmazlığın ticari nitelikte oluşu da gözetilerek mevzuat gereği yasal zorunluluk olmasına rağmen, davacının ayıp iddiasıyla ihbarda bulunulmaması, seçimlik hakların davalıya bildirilmemesi, her halükarda zaten 2 yıllık zamanaşımı süresinde davanın açılmaması nedenleriyle, dava şartı eksikliği, zamanaşımı ve hak düşürücü süre aksi halde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ticari satıma konu teknenin camında meydana gelen buğulanma hasarının imalat hatasından kaynaklandığı ve camda oluşan buğulanmanın teknenin sürüş emniyeti için tehlike arz ettiği dolayısı ile ayıplı bir satışın söz konusu olduğu ve ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı davacı alıcının ayıbı süresinde davalı satıcıya ihbar ettiği bu hali ile camın ayıpsız olan bedelini isteyebileceği, davacı her ne kadar camın bedelini döviz cinsinden talep etmişse de, taraflar arasında bu yönde bir sözleşme hükmü bulunmadığından, ayıplı olan camın dava tarihindeki döviz değeri karşılığını davacının talep edebileceğinden davanın kısmen kabulü ile ayıplı camın dava tarihindeki döviz kuru karşılığı olan 41.536,00-TL'nin dava tarihi olan 04/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili satış sözleşmesi sonucunda ayıplı mal ile karşılaştığında düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilmesi için satıcıya bu ayıbı ihbar etmesi gerektiğini, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, malın teslimat sırasında belli olmayan ancak kullanım sonrası ortaya çıkabilecek bir ayıp söz konusu ise ayıbın gizli nitelikte olması ve 8 günlük süre içerisindeki incelemede de tespit edilememesi gibi durumlarda TBKnın 223 madde hükümlerinin uygulanacağı, buna göre alıcı, ayıbın ortaya çıkmasını hemen satıcıya bildirmekle yükümlü olduğunu, ticari satışlarda ayıba karşı tefekkül hükümlerinde 2 yıllık zamanaşımı süresi düzenlendiğini, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden itibaren 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, teknenin davacıya satışına ilişkin 02/02/2021 tarihinde anlaşıldığı, üreticiye sipariş edilerek üretimi sağlanılmış,akabinde 20/04/2022 tarihinde ... numaralı fatura ile davacıya fatura edilerek aynı tarihte davacıya teslim edildiğini, huzurdaki dava 04/07/2024 tarihinde açıldığı dikkate alınırsa 2 yıllık zaman aşımı süresi sonrasında açılan davanın zaman aşımı nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/45 D.İş sayılı delil tespiti raporuna dayandırdığı, gerekli bilimsel incemeler yapılmadan, buğu sebebinin kaynağı yeteri kadar incelenmeden sadece varsayımsal düşüncelerle rapor hazırlandığını, ayıp ihbarı gerekse de seçimlik haklarını kullanıma ilişkin yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yasal süresi içerisinde yükümlülükleri yerine getirmemiş olması nedeniyle dava dilekçesinde mail gönderildiğini ileri sürdüğünü, davalı şirkete veya davalı ... yetkililerine yapılan hiçbir bildirim olmadığını, iddia olunan mail de davalı ... yetkilisine ait olmadığını, ispat külfetinin davacı üzerinde olması karşısında ancak noter kanalıyla ihbar ihbarını ve Kanunda yer alan seçimlik haklarını müvekkil şirketi açıkça bildirmesi ve ihtarnameyi mevzuat hükümlerine uygun şekilde tebliğ ettirmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava ticari satım nedeniyle gizli ayıplı tekne cam bedelinin davalı satıcıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, ... ... sancak pruvada ki 5 adet camdan birinin buğulanma şikayeti nedeniyle tarihinde delil tespiti talebinde bulunmuş alınan bilirkişi raporunda; ... camlarda da yüksek özellikli cam elde etme isteği, aradaki koruyucu film (PVB) özelliklerinin değişmesine sebep olduğu,imalatçı firmalar koruyucu film (PVB) uygulamalarını ve özelliklerini değiştirebildikleri, ... cam üretiminde en çok görünen hatalar; çiçeklenme, kayıklık, cam arası partikül ve puslanma olduğu, hafif de olsa puslu bir görünüş, ya da bir bölgede pusluluk diğer bölgede net görünüş varsa, bu demektir ki pvb kalitesi düşük olup pvb nin cama tutunma düzeyi düşük olduğu, gelecekte delaminasyon ihtimali taşıdığı, delaminasyon, kompoziti oluşturan tabakaların birbirinden ayrılması olarak tanımlandığı, tabakalı kompozit malzemelerde tabakalar arasındaki mukavemetin düşük olması sebebiyle en çok karşılaşılan hasar tipi olduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafından tekne satın aldıktan sonra, davalı ile teknenin gözden geçirildiği teknedeki eksiklik ve kusurların tamamlandığı, ön camda ki buğulanmanın davalının bilgisinde iş programında olduğu, garanti açıldığı, malzeme istenildiği, ilk gelecek tekneye yüklendiği görüşmelerin ... yetkilisi ile yapılmadığı ileri sürülerek maillere itiraz edilmiş ise de davalının satış temsilcisi kişi ile yapılan görüşmeler davalı şirketin ticari vekili ile yapılmıştır. Tüzel kişiler ticari faaliyetlerini de çalışanları ticari vekilleri aracılığıyla yerine getirmektedir. Şirketin temsile yetkili kişileri ile görüşme yapılması,ayıp ihbarının muhakkak şirketi temsile yetkili kişilere yapılması gerekmemektedir. Camda buğulanma bildirildiğinde uzaktan çekilen fotoğraf istenilmiş,davacı tarafından davalı satış temsilcisine gönderilmiş, düzeltme çalışmaları yapılmıştır. ... arasında ki ayrılmanın (katmanlardan oluştuğundan) zamanla ortaya çıkmasının mümkün olduğunun değerlendirilmesi dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Bu halde davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, ayıbın niteliği itibariyle gizli ayıp niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Davalının ayıbın varlığına itiraz etmediği, bilgisinde olduğu anlaşılmakla aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde değildir.
Davalı vekili mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürmüş ise de dava TTK nın 25,TBK nın 223 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticari satımda ayıba dayalı hakların kullanılmasından ibaren olup, uyuşmazlığın TTK 5 kitabını ilgilendirir yönü bulunmadığı,gemi mülkiyeti ile ilgili bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmakla mahkemenin görevine ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
Ticari satışlar yönünden ayıp ihbarının hangi sürede yapılması gerektiği TTK m.23’de düzenlenmiştir. Buna göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Malın teslimat sırasında belli olmayan ancak kullanım sonrası ortaya çıkabilecek bir ayıp söz konusu ise ayıbın gizli nitelikte olması ve 8 günlük süre içerisindeki incelemede de tespit edilememesi gibi durumlarda TBK nın 223 madde hükümleri uygulanır. Buna göre alıcı, ayıbın ortaya çıkmasını hemen satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Alıcı TBK nın 227-3.maddesine göre aşırı bir masrafı gerektirmediği halde bütün masrafı satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını talep etme hakkı bulunmaktadır.
Davalı vekili davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını ileri sürmüş ise de ayıbın varlığı kabul edilerek tamirat programı yapılması, garanti açılmasına göre borcun varlığının ikrar edildiği, TBK'nın 154(1) maddesi uyarınca borcun varlığının ikrarı ile zamanaşımı kesileceğinden e-mail ile yazılı bildirimin yapıldığı 15.06.2023 tarihinden itibaren iki yıllık süre dolmadan 04.07.2024 tarihinde dava açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından davalıdan satın alınan tekne camının üretim nedeniyle gizli ayıplı olduğu, lamina cam katmanlı üretildiğinden katmanların ayrılmasının zaman içinde gelişebileceği sonucuna varıldığı,ayıbın davalı şirkete bildirildiği, şirketi temsile yetkili şahıslar TBK nın 551 vd maddeleri uyarınca işlerini çalışanlarına ticari vekillere ve diğer tacir yardımcılarına gördürdükleri, bildirimlerin ... yetkilisinin şahsına yapılması zorunluluğu olmadığı gözetildiğinde onarım bedeline hükmeden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 2.837,32-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 709,40-TL harcın mahsubu ile kalan 2.127,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/07/2026