Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, eski tarihli seri markalarla karışıklığa yol açacak benzerlik nedeniyle yeni marka başvurusunun tam reddi talebini kabul etti.
Özet: Davacı, kendi "..." asli unsurlu tescilli seri markalarına karıştırılma tehlikesi oluşturduğunu iddia ettiği davalıya ait yeni bir markanın tesciline ilişkin, Türk Patent ve Marka Kurumunun itirazlarını kısmen kabul edip başvuru markasından bazı sınıfları çıkarmasına rağmen, özellikle 35. sınıftaki emtialar için karıştırılma ihtimali devam ettiği gerekçesiyle, söz konusu idari kararın iptalini ve davalı markasının tamamen hükümsüz kılınmasını talep etmiş; davalı kurum ise kendi kararlarının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/209 Esas - 2025/218

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/209
KARAR NO : 2025/218
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali - Başvurunun Reddi
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/06/2025 Yazım Tarihi: 30/06/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: “... sayılı “...”, ... sayılı “... ”, ... sayılı “...”, ... sayılı “... ” ibareli markaların sahibi olduğu, “...” markasının 18.08.2017 tarihinden beri ...’da da tescilli olduğu, Davalının “... ” adı altında marka tescili için başvuruda bulunduğu, başvuru markasının davacının eski tarihli yukarıda sayılan “... ” ve “...” asli unsurlu seri markalarına birebir benzediği, davalı tarafından söz konusu markaların kullanıldığına dair ispat talep ettiği, nihayetinde markaların kullanıldığına dair belgelerin Kuruma ibraz edildiği ve Kurumun yapmış olduğu değerlendirme neticesinde itirazlarının kabul edilerek başvuru markasından kısmi sınıf çıkarma işlemi yapıldığı, İtiraz edilen ... nolu “... ” markasının davacının “... ” ve “...” ibareli markalarına karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde benzer olduğu, davacının tüm markalarının “...” kelimesi üzerine oluşturulmuş seri markalar olduğu, taraf markalarında asli unsurun “...” kelimesi olduğu, davacı markalarının 09, 14, 35 ve 40. sınıflarda tescilli olduğu, İtiraz edilen marka ile bu alanlardan 35.sınıfta yer alan “..gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları…” emtialarının ortak olduğu, İtiraz edilen markanın bu emtialarda tesciline karar verilmesi halinde markaların asli unsurları olan “...” kelimesinin her iki markada da birebir olarak ASLİ UNSUR olarak kullanıldığı üzere markaların ayırt edilemeyeceği, Markaların sınıfları incelendiğinde de aynı ve ilişkilendirilebilecek sınıflar olduklarının görüleceği, dolayısıyla, itiraz edilen markanın kabul edilmesi halinde markaların ve işletmelerin KARIŞTIRILMA İHTİMALİ bulunduğu” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı şahsın ... sayılı ve itiraz formunda belirtilen diğer markaları arasında davalı şahsın marka başvurusunun kabul edilen kısımları açısından SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği (marka işlem dosyasında kullanım ispatı talebi ileri sürüldüğünden ... kararının iptali açısından davacının itiraz mesnedi markaları açısından kullanım ispatına tabi olanlar yönünden kullanım ispatını yerine getirip getirmediği) noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 05/04/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 06/05/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ...sayılı kararında;" Yapılan değerlendirme sonucunda, markalarda ortak unsur olarak yer alan "..." ibaresinin "eski moda stillerinin modernleştirilmiş ve güncellenmiş bir versiyonunu sunan" bir moda akımı anlamına geldiği, yine başvuru üzerinde yer alan "..." ibaresinin de "... modası olarak farklı tarihsel dönemlerdeki moda trendlerinin bir karışımı" anlamında kullanıldığının tespit edildiği, bu çerçevede, markalarda ortak unsur konumunda bulunan "..." ibaresinin ihtiva ettiği anlam göz önüne alındığında, kısmi ret konusu mal/hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu, başvuru üzerinde yer alan diğer unsurların varlığı da dikkate alındığında başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı kanaatine ulaşıldığı, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı”
KARAR; itirazın kabulüne ve başvuru hakkındaki kısmi red kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir..",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... (...) ...
08/04/2025 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda
ÖZETLE; "SMK 6/1 çerçevesinde; Dava konusu başvuru markasının 9. Sınıfta tescilli “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” Malları ve 35. Sınıfta tescilli “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri davacının fiili markasal kullanımı talep edilmeyen ... red kararına mesnet ... sayılı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin kapsamında yer alıyorsa da, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından, somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen; taraf markalarının görsel, işitsel veya kavramsal olarak bütünsel genel izlenimde yeterince uzaklaştığı ve iltibas olasılığının bulunmadığı,
Davacının fiili markasal kullanımının ispatı talep edilen “...” esas unsurlu ... sayılı markalarının başvuru markası ile bütünsel genel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılabilecek derecede benzerlik taşımadığı gibi; davaya konu başvuru markasının başvuru tarihi olan 17.03.2022 tarihinden önceki beş yıllık sürede yani 17.03.2017-17.03.2022 döneminde; Davacının SMK 19/2 uyarınca fiili kullanımın ispatı talep edilen bu markalarını 9, 18, 35 ve 40. Sınıfa konu herhangi bir mal ve hizmet bakımından piyasada bir satış noktasında varlığı gözlemlenerek sembolik olmayan/gerçek anlamda/ticari etki yaratacak şekilde fiili markasal kullanımını/satışını ispatlayan itiraz aşamasında sunulmuş delile rastlanmadığı ve Davacının bu markaların başvuru markası bakımınndan tescil engeli oluşturmadığı,
Hükümsüzlük bakımından, SMK 25/7 uyarınca, işbu davanın açılış tarihi 06.05.2024 tarihinden önceki 5 yıl içerisinde yani 06.05.2019-06.05.2024 döneminde, Davacının kulanılmadığı def’i sunulan bu markalarını 9, 18, 35 ve 40. Sınıfa konu herhangi bir mal/hizmet bakımından, piyasada bir satış noktasında varlığı gözlemlenerek sembolik olmayan/gerçek anlamda/ticari etki yaratacak şekilde fiili markasal kullanımını/satışını ispatlayan delile rastlanmadığı ve davacının bu markalarının hükümsüzlük sebebi oluşturmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının " ... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının"..." görünümlü) ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Diğer yönden bilirkişi raporunda da "Davacının fiili markasal kullanımının ispatı talep edilen “...” esas unsurlu ... sayılı markalarının davaya konu başvuru markasının başvuru tarihi olan 17.03.2022 tarihinden önceki beş yıllık sürede yani 17.03.2017-17.03.2022 döneminde; Davacının SMK 19/2 uyarınca fiili kullanımın ispatı talep edilen bu markalarını 9, 18, 35 ve 40. Sınıfa konu herhangi bir mal ve hizmet bakımından piyasada bir satış noktasında varlığı gözlemlenerek sembolik olmayan/gerçek anlamda/ticari etki yaratacak şekilde fiili markasal kullanımını/satışını ispatlayan itiraz aşamasında sunulmuş delile rastlanmadığı ve Davacının bu markaların başvuru markası bakımınndan tescil engeli oluşturmadığı, " şeklinde geçtiği şekilde ... kararının iptali açısından kullanıma konu markalarda kullanım ispatı da yerine getirilmediği;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/06/2025
Katip ... Hakim ...
E- imzalıdır E- imzalıdır