Trafik kazası sonucu işyerinde oluşan maddi zararın tazmininde sigorta şirketinin teminat limiti ve önceki ödeme itirazlarının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, sigortalı bir aracın davacıya ait iş yerine çarparak maddi hasara yol açması üzerine açılan tazminat davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, kazada sürücüyü %100 kusurlu bularak davalı sigorta şirketini 46.580,40 TL tazminata mahkum etmiş, ancak sigorta şirketi kararı, daha önce yapılan ödeme sonrası bakiye teminat limitini aştığı ve zararın tespiti hususunda eksiklikler olduğu gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:23/06/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:01/06/2023DAVA:Maddi TazminatGEREKÇE TARİHİ:09/07/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Denizli ili, ....ilçesi, ... Mahallesi'nde ... asfaltı No: ... adresindeki işyerine 25/01/2022 tarihinde maliki ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın direksiyonun kontrolünü kaybetmek suretiyle tam kusurlu olarak çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza sonrasında kaza tespit tutanağı tutulduğunu, tutanakta karşı yan araç sürücüsünün kazanın belirtilen şekilde meydana geldiğini beyan ve imza ettiğini, karşı tarafın aracının ... Sigorta A.Ş tarafından ... numaralı poliçe ile sigortalandığını, ... Sigorta A.Ş'ye 31/01/2022 tarihinde değer kaybı talebi ile başvuruda bulunulduğunu başvuruya istinaden yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, davadan önce arabulucuya başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını, şimdilik müvekkilinin işyerinde meydana gelen 5.000,00 TL maddi zarar bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin davadan önce ödeme yapılarak karşılandığından davanın haksız olduğundan reddinin gerektiğini, davacı tarafa kaza nedeniyle kusur oranına istinaden 11/03/2022 tarihinde 22.780,00 TL hasar bedeli tazminatı ödendiğini, müvekkilinin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuru sonrasında davalı müvekkili şirketçe usulüne uygun olarak inceleme ve ödeme yapıldığından müvekkilinin bu süreçte mevzuata aykırı herhangi bir uygulaması bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün direksiyon kontrolünü kaybederek davacı iş yerine çarpması sonucu meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu ve davacıya ait iş yerindeki hasarın 46.580,40 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, her ne kadar davacı vekili tarafından arabulucuk aşamasındaki vekalet ücretine de hükmedilmesi istenilmiş ise de, AAÜT'nin 16. maddesi kapsamında tarifede belirlenen ücretin müvekkil ile avukat arasında kararlaştırılan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik düzenleme olup anlaşmazlıkla sonuçlanan arabuluculuk görüşmesinden kaynaklı vekalet ücretinden davalının sorumluluğuna ilişkin düzenleme olmayıp bu kapsamda düzenlenen görüşmelerden kaynaklı vekalet ücretinden davalının sorumluluğu olmadığı" gerekçesiyle "davanın kabulü ile, 46.580,40 TL zarar bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın tarafına tebliğ edilmediğini, yalnızca icra emrinin tebliğ edildiğini ve ekinde ilamın yer almadığını, söz konusu davayı kabul etmemekle birlikte verilen hüküm ile teminat limitinin aşıldığını, başvurana yapılan 22.780,00 TL hasar tazminatı ödemesi sonrasında teminat limitinden geriye 27.220,00 TL bakiye kaldığını, ancak verilen hüküm ile teminat limitinin aşıldığından işbu hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle kusur oranına istinaden 11/03/2022 tarihinde 22.780,00 TL hasar bedeli tazminatı ödendiğini, davacının bakiye taleplerinin haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, bilirkişi raporu alınması halinde kaza tarihi itibarıyla verilen zararın değerinin tespit edilmesi gerektiğini, sigortanın zenginleşme aracı olmadığını, zarar gören emtialarına hasar tarihinde kullanım durumları ve değeri de göz önüne alınarak emsal araştırması yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterliliğinin bu hususlar göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, yapılan başvuru sonrasında davalı müvekkili şirketçe usulüne uygun olarak inceleme ve ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin bu süreçte mevzuata aykırı herhangi bir uygulamasının bulunmadığını, dava sahibinin taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu ve reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere davanın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle 3095 sayılı Kanun uyarınca faize hükmedilmesinin yasa, usul ve içtihatlara aykırı olduğunu, faizin yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, trafik kazasına bağlı oluşan maddi hasarın tazmini istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.3. maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayoları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (...) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayoları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. Araca bağlı olarak çekilmekte olan römork veya yarı römorkların (hafif römorklar dahil) veya çekilen bir aracın sebebiyet vereceği zararlar çekicinin sigortası kapsamındadır. Ancak, insan taşımada kulanılan römorklar bunlar için poliçede özel şartları belirtilecek ek bir sorumluluk sigortası sağlanmış olması kaydıyla teminata dahil olur. Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar teminat limitleri dahilinde sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin eder." düzenlemesi yapılmıştır.Somut dosya incelendiğinde; davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın davacıya ait işyerine direksiyon hakimiyetini kaybederek çarpması sonucunda dükkanda ve içindeki taşınırlarda oluşan maddi hasara yönelik tazminat istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonrasında davalı sigorta şirketinin dava tarihinden evvel davacıya ödediği bedel de mahsup edilmek suretiyle 46.580,40 TL zararın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından yukarıda izah olunan nedenlerle istinaf isteminde bulunulmuştur. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğine rağmen süresi içerisinde yapılmış bir itirazın söz konusu olmaması nedeniyle davacı lehine bilirkişi raporu kapsamında belirlenen maddi zarar yönünden kazanılmış hakkın mevcut bulunmasına, ilk derece mahkemesince yasal faize yönelik kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS kapsamında sigortalanan aracın tam kusurlu olarak davacıya ait işyerine çarpması ile oluşan zararda kaza tarihi itibariyle Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlükte bulunan Karayollar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nda tarife uygulama esasları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik hükümlerinin eki niteliğinde bulunan 9 nolu tabloda araç dışında diğer maddi varlıklara ilişkin teminat tutarının kaza başına maddi teminat tutarına eşit olacağı ifade edilmekle ZMSS poliçesinde yer alan araç başına maddi hasar limitinin uygulanamayacak olmasına, bu anlamda davacıda oluşan zararın araç hasarından ziyade işyeri hasarı olması, ZMSS Genel Şartları A.3. maddesi uyarınca poliçenin kapsamına yönelik uygulanan hüküm de göz önüne alınarak kaza başına maddi hasar limitinin dikkate alınması sonrasında davacının işyerinde oluşan toplam hasarın bilirkişi kurulu tarafından belirlenen 69.360,40 TL olması ve kaza tarihi itibariyle güncel kaza başı maddi hasar limitinin 100.000,00 TL olması nedeniyle poliçe limitinin aşılmamış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.181,91 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 795,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.386,44 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 23/06/2026...