İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kargoda kaybolan nama yazılı senedin ciroyla devri ve menfi tespit/istirdat davasında ilk derece mahkemesinin kararını istinaf yoluyla inceledi.
Özet: Davacı şirket, projesinden bağımsız bölüm satış bedeli karşılığı aldığı, kargoda kaybolduğu/çalındığı bildirilen nama yazılı bir senedin, Türk Ticaret Kanununa göre yalnızca alacağın temliki yoluyla devredilebileceği ve ciroyla devrinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu 50.000 TLlik senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile senedin istirdadını talep etmiş; davalı şirket ise senedi iyiniyetle, ciro yoluyla ve üzerinde devri kısıtlayıcı bir şerh olmaksızın edindiğini savunmuş; kargo şirketinin sorumluluğunu reddettiği, bankanın ise senedin kendi şubeleri arasında kaybolduğunu beyan ettiği bu uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/612
KARAR NO : 2026/1314
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/12/2022
NUMARASI : 2021/116 Esas - 2022/855 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)|İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; Müvekkilinin, projesinden bağımsız bölüm satın alan ...'den toplam 2.700.000-TL bedelli 16 adet nama yazılı senedi aldığını, ...'ın, senetlerin Zeytinburnu Şubesine ulaştırılırken kargoda kaybolduğunun (çalındığı) bildirildiğini, çalınan senetlerden; bir kısmının ortaya çıkarak ticari ilişkisi olmayan kişilerce takip başlatıldığını, dava konusu senedin nama yazılı olduğu ve ancak TTKnın 647 Maddesi gereğince alacağın temliki hükümlerine göre ayrıca bir açık devir beyanıyla devredilmesi gerektiği, ciro ile devredilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, hamilin senet metnine bakarak bileceğini veya bilmesi gereken bir durum olduğunu, takip konusu edilen senedin, müvekkili şirket ile keşideci arasındaki bağımsız bölüm satış sözleşmesine özel olarak düzenlendiğini ve tedavül imkânı nama yazılı olmakla sınırlanmış bir senet olduğu ifade ederek; öncelikle işbu senet hakkında; bu davanın takipten sonra açılmasına ödememe protestosu keşide etmeyerek bizzat davalının sebep olduğu nazara alınarak, teminatsız olarak, ödememe kararı yönünde ve İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkili Şirketin, davalılara; 31.01.2021 vadeli ve 50.000- TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının (menfi) tespitine ve konu senedin müvekkili şirkete istirdadına, davanın, ... Bankası ... ve ... ...A.Ş.'ne ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili; Müvekkilinin bonoyu kendisine teslim eden şirket dışındaki lehtarı ve düzenleyeni tanımadığını,bono üzerinde ...'nun tahsilata ilişkin herhangi bir ibare yer almadığını ve "ciro edilemez", "bedeli tahsil içindir" gibi veya bu anlama gelen hiçbir şerh içermediğini, olağan şekildeki ciro hükümleri ile tedavül edildiğini ve davacı tarafın iddialarının bu bakımdan da temelsiz olduğunu, davacı tarafın bonoyu yalnızca ...'a teslim ettiğini başka bir ifade ile takip konusu senedi başka bir kuruma ciro edilmediğinin belirttiğini,bankalara yapılan bu teslimlerin yalnızca senet metninden anlaşılacak imza karşılığında yani teslim eden kişinin hak sahipliğini kanıtlayacak nitelik kazanmasının ardından yapılabildiğini, yalnızca tahsil için devrediliyorsa bu durumun açıkça bono üzerine yer alması gerektiğini lehtarın, bonoyu iyi niyetle iktisap eden yetkili ve meşru hamile karşı borçtan sorumlu olacağını, dava konusu bononun rıza dışı elden çıktığının iddia edilmesi halinde ispat yükünün, bononun yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olduğunu,meşru hamil olan müvekkilinin iktisapta herhangi bir kusuru olmadığını,dava konusu bono hakkında, her ne kadar İstanbul 11. ATMnden bononun ödenmemesi yönünde karar alınmış ise de senet hakkında ödeme yasağı kararı verilmesinin, takibe engel olmadığını ifade ederek, davanın reddine davacı aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... vekili; Müvekkili şirket kayıtlarına göre ilgili kargonun yetkili alıcısına teslim edildiğini, buna rağmen davacının uğradığı hasarın, müvekkili şirketin tüm dikkat ve özenine rağmen kaçınılmayacak ve önlenemeyecek bir sebepten doğduğunu, taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğunu, para, altın, değerli taş ve mücevher gibi değerli eşyanın taşınmasının yasak olduğunu davanın ihbarına ilişkin mahkemece verilen ara karardan rücu edilmesine, müvekkili şirketin taraf sıfatı bulunmadığından hakkında hüküm verilmemesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... vekili; Müvekkili banka ... Kurumsal/İstanbul Şubesinin kredili müşterisi ... tarafından ... Kurumsal Şubesine tahsil amacıyla verilen on altı adet bono tahsil edilmek üzere yine müvekkili bankanın Zeytinburnu Şubesine iletilmek üzere 23.11.2020 tarihinde ... ... Şirket personeline teslim edildiğini, söz konusu kargonun şubeye ulaşmadığını, ... firmasında kaybolduğu anlaşıldığını, bonoyu ele geçiren şahıslarca takibe konu edildiğini, bunun sonucunda da müvekkili banka ve banka müşterisi ... nun telafisi mümkün olmayan zararlar ile karşı karşıya kaldığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tasfiye halinde ... .... ... Şti.'ne dava dilekçesi ve tensip tutanağı TK 35 e göre tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava ve takip konusu bononun davacı tarafından tahsil amacıyla ... ... şubesine teslim edildiği, dava konusu bononun da içerisinde bulunduğu 16 adet bononun banka tarafından bir başka şubeye gönderimi esnasında banka uhdesindeyken çalındığı ve davalıların eline geçtiği, ilgili senedin senet metninde açıkça nama düzenlendiğinin belirtilmiş olması karşısında TTK 'nın 778/1-a maddesini yollaması ile uygulanması gereken TTK'nın 681/2.maddesi uyarınca alacağın temliki suretiyle senedin devrinin gerekeceği, ciro ile devrin yeterli görülemeyeceği, ayrıca alacağın temliki beyanına gerek bulunduğu, devralanın nama yazılı senedi düzgün devir beyanları zinciri ile takip etmesi gerektiği, takibe dayanak senede dair davacı tarafından verilen bir devir beyanının ise bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle , davacının İstanbul 8. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına konu 31/01/2021 vade tarihli 50.000-TL bedelli bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı ... vekili;müvekkilin ticari ilişkisinin bulunduğu firma ile arasında olan protokol sebebiyle işbu bono üzerinde kanunen belirlenen şekle uygun bir şekilde devrin sağlandığını, bununla birlikte davacının ... ... ile ticari defterlerinde herhangi bir ticari ilişkisine rastlanmadığını, müvekkil bonoyu kendisine teslim eden şirket dışındaki lehtarı ve düzenleyeni tanımamakta olup bononun lehtarı ve düzenleyen ile arasındaki ticari ilişkiden de haberdar olmasının mümkün olmadığını, 6102 sayılı TTK madde 659 "(3) senedin, borçlunun rızası olmaksızın tedavüle çıkarıldığı yolunda bir def’i ileri sürülemez" hükmü ile de söz konusu bononun lehtarı olan davacı şirketin; bizatihi kendisi tarafından herhangi bir şerhe yer verilmeden basit şekilde ciro edilmiş olan işbu bononun tedavül etmesine itirazda bulunma hakkı ve yetkisi dahi bulunmadığını, kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması ilkesi ile de yaptığı irade beyanına üçüncü şahısların güvenebileceği bir görünüm yaratan kimsenin bu beyanıyla bağlı kalması esası kabul edilebilir olduğunu, “görünüşe itimat prensibi” ile sıkı sıkıya bağlantısı olan bu ilkenin uygulanmasının sonucunda basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü taşıyan imza sahibinin, sonuçlarını bilerek ve değerlendirerek ortada geçerli bir senet borcunun bulunduğu yolundaki görünümüne sebep vermesi halinde taahhüdü ile bağlı kalacağının ifade edildiğini, işbu davanın konusunu oluşturan senet üzerindeki imzanın lehtara ait olduğunu, davalı müvekkil firma da ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmayan söz konusu senedi üst cirantasından aldığını, bu bağlamda iyiniyetli üçüncü kişi konumundaki müvekkil şirketin davacı lehtar ile ... ... arasında ticari ilişkiyi ve bu ilişkinin detaylarını bilmesi kendisinden beklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, takibe konu bono nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
TTK'nın 778. maddesi atfıyla bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanunun 681/2. maddesinde "Düzenleyen, poliçeye emre yazılı değildir ibaresini veya aynı anlamı ifade eden bir kaydı koymuşsa, poliçe ancak alacağın temliki yoluyla devrolunabilir ve bu devir alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur" hükmü yer almaktadır.Senette mündemiç hakkın sahibi olabilmek için, senedin mülkiyetini karşı tarafa geçiren işlemin yanında, ayrıca bir de temlik muamelesinin yapılması, nama yazılı senetlerde şarttır.
Somut davada ihbar olunan ... şirketi tarafından davacı ... ... AŞ namına düzenlenen 31.01.2021 vadeli, 50.000-TL senedin tahsil için ihbar olunan bankaya tesliminden sonra ... taşıması sırasında kayıp edildiği anlaşılmaktadır. Davacının senet arkasında cirosu beyaz cirodur. Senette ,davacının cirosundan sonra davalı ... cirosunu takiben davalı ... cirosu bulunmaktadır. Fakat temlik belgesi düzenlemesi gereken davacı ... ile davalı ... arasında bir temlik yapılmamıştır. Ciranta davalı ... senette yetkili hamil olmamıştır. Davalı ... den senedi temlik alan davalı ... de yetkili hamil olmamıştır. Yetkili hamil olmayan davalı ...'nin senede dayalı talep hakkı olmadığı anlaşılmakla, asıl davanın davalılar ... ve ... açısından kabulü ile bonodan dolayı davalılar ... ve ...'ye ve İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... sayılı esas sayılı takip dosyası nedeniyle davalı ...'ye borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... Ltd Şti yetkili hamil olmadığından davanın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı ... Ltd Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 3.415,50-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 853,88-TL harcın mahsubu ile kalan 2.561,62-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ... Ltd Şti tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 128-TL istinaf yargı giderinin bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2026