Kamu görevinden 677 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı gerekçesiyle çıkarılan davacının göreve iade talebiyle OHAL Komisyonu ret kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunun Danıştay tarafından incelenmesi.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan bir davacının, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade talebini reddeden işleminin iptali için açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının olduğu (örgüt liderinin talimatıyla Bank Asyaya para yatırma, FETÖ/PDYye müzahir dernek üyeliği ve çeşitli kuruluşlara para gönderme gibi gerekçelerle) sonucuna vararak davanın reddine karar vermişken, davacının savunma hakkı ihlali, gerekçeli karar hakkı ihlali ve banka işlemlerinin talimatla değil olağan bankacılık faaliyeti olduğu iddialarıyla temyiz yoluna başvurusu üzerine, Danıştay tetkik hakimi, temyiz isteminin kabul edilerek bölge idare mahkemesi kararının bozulması yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/11090 E.  ,  2025/13357 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/11090
Karar No : 2025/13357
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, Bank Asya'da ilk olarak 17/07/2008 tarihinde Adana şubesinde hesap açtırdığı, 17/12/2009 tarihinde Gaziantep şubesinde hesap açtırdığı ve bir çok bankacılık işlemi gerçekleştirdiği, ancak daha öncesinde Bank Asya'da herhangi bir katılım hesabı açılışı yokken örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; (üçüncü talimat döneminde) 04/02/2015 tarihinde katılım hesabı açtığı ve bu hesabın temditlerle yenilendiği, dolayısıyla örgüt liderinin talimatına uygun şekilde işlem gerçekleştirdiği anlaşıldığından davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna ulaşıldığı, ayrıca dava konusu komisyon kararında yer almamakla birlikte Mahkemelerinin 17/02/2020 tarihli ara kararı üzerine dosya arasına alınan, Gaziantep Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün...tarihli ve ... sayılı yazısı ekinde yer alan belgelerden ve Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarihli ve ... sayılı yazısından davacının FETÖ/PDY'ye muzahir olduğu değerlendirilen Gaziantep Teknik Elemanlar Derneğinde üyeliğinin bulunduğunun anlaşıldığı, yine davacının örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine sms ile para gönderdiği, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu, Gaziantep Valiliğinin ... tarihli ve ... sayılı kurul kararında davacının FETÖ/PDY yapılanması içinde yer aldığına ilişkin kanaatin bulunduğu, davacı FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olduğundan bahisle Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listeyle kamu görevinden çıkarılmış olup, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı sabit olduğundan, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, BDDK'nın 03/02/2015 tarihli kararıyla Bank Asya'nın yönetimine TMSF'nin el koyması üzerine banka yönetiminin Devlet tarafından gerçekleştirileceği düşüncesiyle 04/02/2015 tarihinde Bank Asya'ya para yatırdığı, Bank Asya'nın tamamen TMSF'ye devri sonrasında da rutin bankacılık işlemlerine devam ettiği, terör örgütü liderinin talimatı üzerine para yatırmadığı, davalı idarece idari kurul kararı hakkında somut bir açıklama sunulmadığı, Kimse Yok Mu Derneği'ne para yatırdığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı, dernek üyeliğinin örgütsel bir faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, hakkında adli soruşturma açılmadığı, özel hayata ve aile hakkına saygı hakkının, mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
22/11/2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 1. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 13/10/2022 tarih ve E:2018/78, K:2022/114 sayılı kararıyla, 7083 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; ... c) Ekli (3) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbir Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek suçlarından yürütülen adli soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, Bank Asya'da 04/02/2015 tarihinde katılım hesabı açtığı ve bu hesabın temditlerle yenilendiği, dolayısıyla örgüt liderinin talimatına uygun şekilde işlem gerçekleştirdiği tespitine yer verilmiştir.
Bu tespit ile ilgili olarak davacı, tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; 03/02/2015 tarihinde BDDK tarafından Bank Asya'nın imtiyazlı paya sahip bazı ortaklarının ortaklık haklarının TMSF tarafından kullanılmasına karar verilmesi üzerine, TMSF'nin Bank Asya Asya yönetiminde söz sahibi olduğu düşüncesiyle ve dini inançları nedeniyle Bank Asya'da katılım hesabı açtığını, örgüt liderinin talimatıyla hareket etmediğini, bankanın tamamen TMSF'ye devrinden sonra da hesabını kapatmadığını, rutin bankacılık işlemlerini devam ettirdiğini ve çocuğunun okul taksidi ödemelerini gerçekleştirdiğini, 2016 yılı Ocak ayında ise araba almak maksadıyla hesabındaki parayı çektiğini ileri sürmüştür.
FETÖ/PDY terör örgütü lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kâr amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır.
Bu nedenle, ilgililerin Bank Asya hesabı ve bu hesaptaki hareketlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve itisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebilmesi için, FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyası bu çerçevede incelendiğinde; her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacının Bank Asya hesap hareketleri örgüt talimatıyla uyumlu olarak değerlendirilmiş ise de, davacının Bank Asya'da kendisi adına 17/07/2008 tarihinde hesap açtığı, 31/12/2013 tarihi itibariyle bakiyesinin 0,00 TL olduğu, 04/02/2015 tarihinde 8.500,00-TL yatırdığı, 2015/Aralık döneminde ay sonu bakiyesinin 8.878,88 TL olduğu, Banka yönetiminin tamamının TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinde örgüt liderinin verdiği talimata uyulmadığı ve hesabın kapatılmayarak kalan bakiyenin 2016 yılı Ocak ayında hesabından çekildiği, hesabın genel olarak rutin bankacılık işlemleri ile kullanıldığı, Bank Asya'daki bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatları doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer verilen davacının, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisi, Kimse Yok mu Derneği'ne SMS ile para göndermesi hususları ile Gaziantep Teknik Elemanlar Derneği'ne 27/05/2015 tarihinde sona eren üyelik kaydı bulunduğu yönündeki tespitlerin başkaca delillerle desteklenmediği sürece davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı, Gaziantep Valiliği kurul kararı değerlendirmesinin ise somut bir tespite dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak veya yardım etmek suçlarından yürütülen adli soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığı görülmüştür.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.