İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen 2.950.000 USD Değerindeki Kıymetli Evrakın İmza Sahteciliği İddiasıyla Mirasçılar Tarafından Açılan Menfi Tespit ve İcra Takibine İtiraz Davası
Özet: Bu hukuki evrak, mirasçılar tarafından, vefat eden murislerinin imzasının sahte olduğu ve fiil ehliyeti olmadığı gerekçesiyle 2.950.000 USD bedelli bir senede dayalı borçları olmadığını tespit ettirmek amacıyla açılan menfi tespit davasını konu almakta; davacılar Adli Tıp Kurumu raporları ve murisin sağlık durumunu ileri sürerken, davalı taraf da imzanın murise ait olduğunu belirten karşı uzman mütalaaları sunarak davacı iddialarına itiraz etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/755 EsasKARAR NO :2026/235DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA DEĞERİ:2.950.000 USD (1 USD dava tarihi itibariyle efektif satışı 10,2007 TL olup dava değeri TL cinsinden 30.092.065,00 TL)DAVA TARİHİ:16/11/2021KARAR TARİHİ:26/03/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin müşterek murisi olan 01/01/1937 doğumlu ...'ın sundukları veraset ilamından da görüleceği üzere, 20/04/2013 tarihinde vefat ettiğini, adı geçenin vefatının üzerinden iki yıl kadar bir süre geçtikten sonra, davalı alacaklı tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün 2015/... Esas numaralı dosyası ile müvekkilleri ve diğer mirasçılar aleyhine kambiyo senetlerine müstenit haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu/dayanak yapılan senet alacaklısının davalı ..., borçlusunun müteveffa ... ve bedelinin de 2.950.000. USD olarak gözüktüğünü, ancak adı geçenin, alacaklı görünen davalıya böylesine yüksek bir "nakit" tutarı borçlanmış olması için hiçbir hukuki temel, akla/mantığa ve hayatın olağan akışına uygun hiçbir sebep mevcut olmadığını, ...'ın bir kısım yasal miraçılarının bahsi gecen icra takibinden ötürü .... İcra Hukuk Mahkemesinde ... E. dosya numarası ile görülen imzaya itiraz davasını açtıklarını, yine savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, yapılan soruşturma sonucunda ...Cumhuriyet Savcılığınca davalı ... hakkında " Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişikiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından ötürü .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/... E. dosyası ile görülen kamu davası açıldığını, .... İcra Hukuk Mahkemesinin dosyasında grafolog ...'nın takibe konu senetteki imzanın müteveffa ...'ın eli mahsulü olmadığı yönündeki uzman mütalaasının mevcut olduğunu, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 24/05/2018 tarihli raporda, senetteki imzanın ...'ın eli mahsulü olmadığının belirlendiğini, Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda senetteki imzanın ...'a ait olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece davanın reddine karar verdiğini, ceza mahkemesince de davalı ... hakkında beraat kararı verdiğini, senedin adı geçinin vefatından yaklaşık bir yıl önce verildiğini, ancak müteveffanın 2011 yılında beyin kanaması geçirdiğini, vefatından önce de çok ciddi hastalıklardan muzdarip olduğunu, senedin keşide tarihinde alacaklı ve borçlunun bulundukları yer ve konumları itibariyle maddeten ve fiziken imkan ve ihtimal de olmadığını, senet gerçekse bile böyle bir kıymetli evrakın fiil ehliyeti yokluğundan ötürü iptalinin gerektiğini, mal varlığı ve serveti çok iyi durumda bulunan müteveffanın böylesine fahiş bir meblağda borçlanmış olması, böyle bir senet imzalamasının akıl/mantık dışı olduğunu, ancak ve ancak zorla, cebir ve şiddet altında bunu yapmış olabileceğini, sözde alacaklı gözüken şahıs yani davalının o sırada Almanya'da yaşayan kaçak bir hükümlü olduğunu beyanla öncelikle kötüniyetle açılan takibin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ve icra veznesine yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, açıklanan ve duruşmalar sırasında ortaya çıkacak sebeplerden dolayı, öncelikle kötüniyetle açılan takibin durdurulması ve akabinde iptaline, .... İcra Müdürlüğü’nün 2015/... E Sayılı icra dosyasına konu 15 Ocak 2012 Keşide ve 19 Şubat 2015 Vade Tarihli 2.950.000 USD Bedelli senetteki imzanın sahte olduğunun tespitine; bu sahte senede dayanılarak ve aynı zamanda ölümünden sonra mirasçılara karşı Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, .... İcra Müdürlüğü’nün 2015/... E. sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkilin şahsi ve memuriyet hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.12.2016 tarihinde Adli Tıp Kurumu, Adli Bilimler ve Grafoloji Uzmanı ... tarafından tanzim edilen rapor neticesinde, dava dosyasında mübrez mukayese belgelerin incelendiğini ve neticesinde “mukayese imzalar arasında tersim tarzı, işleklik derecesi, meyil ve istikamet, seyir, sürat, istif, itiyatları ve baskı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunduğu tespit edilerek” dava konusu senetteki imzanın müteveffa ...’ın eli ürünü olduğu şeklinde rapor tanzim edildiğini, itiraz neticesinde Mahkemece verilen karar gereği, 13.03.2018 tarihli Adli Tıp Grafoloji Uzmanı Dr. ... tarafından tanzim edilen rapor ile “mukayese belgeler incelenmiş, imzalar arasında gramaların sağa yükselerek örgülenmesi, devinim noktaları, işlerlik derecesi, ebat, meyil, istikamet, seyir, sürat, istif, kalem alışkanlıkları ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunduğu tespit edilerek” dava konusu senetteki imzanın müteveffa ...’ın eli ürünü olduğu şeklinde rapor tanzim edildiğini, tüm bu raporlara rağmen, senet borçluları tarafından yapılan itirazlar neticesinde, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nce yeniden imza incelemesi yapılmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilmesine karar verildiğini, Uzm. Dr ..., Müh. ... ..., Uz. Dr. ... ... tarafından tanzim edilen raporda ise inceleme konusu senette ...’a atfen atılı imzalar ile ...’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, dava konusu senetteki imzanın müteveffa ...’ın eli ürünü olmadığı şeklinde rapor tanzim edildiğini, ancak, dosyada mevcut iki rapordaki haklı ve ayrıntılı tespitlerin aksine 24.05.2018 tarihinde tanzim edilen Adli Tıp Kurumu Raporu, hiçbir ayrıntılı inceleme yapılmaksızın 2 gün içinde çalakalem hazırlanmış olup hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, tüm bu nedenlerle ve Yargıtay kararları doğrultusunda talepleri üzerine Mahkemece raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için uzmanlardan oluşan bir heyet vasıtası ile yeniden inceleme yapıldığını ve çok titiz ve en ince ayrıntısına varıncaya kadar düzenlenen 05.07.2019 tarihli rapor ile senetteki imzaların müteveffaya ait olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine ....İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas 2020/... Karar 08.09.2020 tarihli kararı ile müştekilerin imzaya yönelik itirazlarının reddine karar verildiğini, bu arada yine müştekilerin şikayeti üzerine müvekkilinin de ....Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığını ve ....Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... 25.02.2020 tarihli kararı ile hakkında “Sanık hakkında her ne kadar TCK 158/1-d, 204/1 maddeleri gereğince Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine” karar verildiğini, İcra takibinin durdurulması talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine davacıların %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan iş bu dava; dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2015/801 Esas sayılı takip dosyasında icra takibine konu edilen 19/02/2015 tediye tarihli, 2.950.000 USD bedelli senet nedeniyle davacı mirasçılarının borçsuzluğunun tespitine ilişkin menfi tespit davasına ilişkindir.Mahkememizce uyap üzerinden incelenen dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2015/801 Esas sayılı takip dosyasında; mahkememiz dosyası davalısı tarafından mahkememiz dosyası davacı mirasçıları aleyhine toplam 2.950.000,00 EUR asıl alacak, 16.002,74 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.966.002,74 üzerinden 26/03/2015 tarihinde icra takibine geçildiği görülmüştür.Mahkememizce 23/11/2021 tarihli ara karar ile davacı vekilinin adli yardım talebinin; "HMK'nın 336/2. maddesi gereği yargılama giderlerini karşılayamayacak kadar mali zorluk içerisinde olduğunu gösterir delil ibraz etmediğinden" şeklindeki gerekçeye istinaden reddine karar verildiği, davacı vekilinin ara karara itiraz ettiği, dosyanın Adli Yardım Talebinin Reddine ilişkin kararı incelemek üzere İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, anılı mahkemenin 10/02/2022 tarihli .../... D.İş sayılı dosyasında verilen karar ile "HMK’nun 337.maddesi gereğince İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/11/2021 tarihli adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş ve davacı tarafça başvurma harcının ve peşin harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin 04/01/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin kötüniyetle açılan takibin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ve icra veznesine yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ... ACM'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının ve ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... sayılı dosyasındaki kararının kesinleşmesini bekler ara karar kurulmuş ise de, 05/03/2026 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile a-b nolu bentleri gereğince; .... İcra Hukuk Mahkemesi'nde devam eden davanın niteliği itibariyle mahkememizdeki daha geniş kapsamlı yargılama sonucunda yapılan yargılamada verilecek kararın sonucunu etkilemeyeceği ve ... ACM'nin dava konusu senet ile ilgili davalı hakkında nitelikli dolandırıcılıktan mahkumiyet kararının kesinleştiği, sahtecilik yönünden zamanaşımının dolmadığı belirtilerek kaldırılmış ise de gerek ceza mahkemesi dosyasında gerekse dosyamızda alınan raporlar da göz önünde bulundurularak nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyette eylemin niteliği konusundaki mahkeme tespiti maddi vakıa tespiti yönünden yeterli olduğu göz önünde bulundurularak, beklenen yargılama süreci de dikkate alınarak işbu dosyaların beklenmesine ilişkin ara karardan rücu edilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede mahkemece anılı dosyada ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alındığı dikkate alınarak, dosyada da tek bir Adli Tıp Uzmanı grafologtan rapor alındığı görülmekle, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve özellikle öncelikle ATK Genel Kurulunca bu defa rapor tanzim edilmesi bakımından dosya ATK'ya gönderilmiş ve ATK tarafından bildirilen eksik evrakların da celbi sonrası konuya ilişkin 14/10/2024 tarihli ATK raporu dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizce alınan 14/10/2024 tarihli ATK raporunda özetle;" 19/07/2024 tarihli ve 2021/... esas sayılı yazı ile 19/09/2024 tarihinde şubemize verilen dosya içerisinde; 24/05/2018 tarihli, 2018/.../...-... sayılı raporumuz ile 23/12/2016, 13/03/2018 tarihli bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmesi hususunda Adli Tıp Genel Kurulu'nda inceleme yapılması istenilmiş olup; Adli Tıp Genel Kurulunun Çalışma Usulüne Ait Genel Hükümler, Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanununun 4810 sayılı Kanun ile değişik 23. maddesine dayanılarak hazırlanmış olup (Madde 23), Adli Tıp Genel Kurulunun çalışma usullerine ait genel hükümlerinde yer alan " Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi ve Trafik İhtisas Dairesi’nin işleri Adli Tıp Genel Kurulu’nda incelemeye alınmaz. Bu dairelerden birinin raporu ile diğer bir bilirkişi raporu arasında çelişki varsa, mahkeme veya Cumhuriyet savcılıklarınca gerekçesi belirtilmek suretiyle ihtisas dairesi en az yedi uzmanın katılımıyla rapor hazırlar. Bu raporda daha önceki raporda imzası bulunan uzmanların, ihtisas dairesindeki görevi devam ettiği sürece, katılımı zorunludur. " hükmü gereğince, inceleme konusu belgenin genişletilmiş uzmanlar kurulunca yapılan incelemesinde;İnceleme konusu senette mevcut borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" şeklinde mütaalada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılan işbu davada, davacılar senet borçlusu 01/01/1937 doğumlu ...'ın mirasçıları sıfatı ile, murisin borçlu gösterilerek tanzim edildiği bonoya dayalı olarak mirasçılar aleyhine yapılan .... İcra Dairesinin 2015/... Esas numaralı icra dosyasındaki, icra takibine konu bonodaki imzanın murislerine ait olmadığı ve murisin hiçbir kimseye borcunun bulunmadığı iddiası ile İİK m.72 gereğince takip sonrasında mahkememizde açılan menfi tespit davası olduğu dosya kapsamındaki talep ve sunulan delillerden anlaşılmaktadır.Mahkememizce dosya içerisine alınan nüfus kaydı kapsamı ile, muris ...'ın 20/04/2013 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ..., ... ... (...)'ın mirasçı olarak kaldığı, davacıların senet borçlusu ...'ın mirasçıları arasında yer aldığı, davada tüm mirasçılar yer almamakta ise de davanın niteliği gereğince davanın bir kısım mirasçılar tarafından da açılabileceği kanaatine varılarak yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememiz tarafından celp ve incelenen dava konusu icra takibinin dayanağı bononun 14/01/2012 tanzim ve 09/02/2015 vade tarihli, 2.950.000 USD bedelli lehtarının ... olduğu, bedelin naklen ahzedildiği belirtilen, İstanbul mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiği bono niteliği ile tanzim edilmiş senet olduğu tartışmasızdır.Dava konusu icra takibine konu bono yönünden;1-... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında sırası ile;a-23/12/2016 tarihli ... tarafından düzenlenen raporda, inceleme konusu bonoda,"Muris ...'a atfen atılmış iki adet ön yüzündeki imzanın mukayese imzalara göre murisin eli ürünü olduğu" sonucuna varıldığı, b-13/03/2018 tarihli Adli Tıp Uzmanı tarafından tanzim edilen raporda, dava konusu bonodaki imzanın murisin eli ürünü olduğu, c-24/05/2018 tarihli Adli Tıp Kurumunun 50731 sayılı raporunda, dava konusu bonodaki imzanın murisin eli ürünü olmadığı,d-Grafalog sahtecilik uzmanı bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 05/07/2019 tarihli raporda, dava konusu bonodaki imzanın murisin eli ürünü olduğuna ilişkin raporlar alındığı görülmüştür.Dava konusu bono hakkında ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. 2020/... sayılı kararı ile, imza ve borca itirazın reddine ilişkin kararın istinaf 20. Hukuk Dairesi'nin 2021/.. E. 2022/... sayılı kararı ile, "Muris mirasçılarının imzaya ve borca itirazlarının yanı sıra senedin düzenlendiği 15/01/2012 tarihi itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığının iddia edildiği, 6762 sayılı TTK'nın m.582 (6102 sayılı TTK m.670) 'de bono, poliçe ve çek düzenleyenin akit ile borçlanmaya ehil olması gerektiğini, TMK m.9'da fiil ehliyetine sahip olan kimsenin kendi fiilleri ile hak edilebilir ve borç altına girebileceğinin düzenlendiği ve TMK m.10'da ayırt etme gücüne sahip olan ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu, TMK m.14 ve m.15 gereğince ayırt etme gücü bulunmayan küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti bulunmadığının, işlemlerinin hukuki sonuç doğurmayacağı" belirtilmiş ve hukuki işlem ehliyetinin yapılan işlemin geçerlilik koşulu olup davada taraflara ilişkin dava koşullarından olması sebebiyle davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, tespit edilerek mahkeme kararı murisin hukuki işlem ehliyetinin 15/01/2012 itibariyle bulunup bulunmadığının tespiti bakımından inceleme yapılması gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırıldığı görülmüştür..... İcra Hukuk Mahkemesince, İstanbul BAM 20. HD'nin kaldırma kararı doğrultusunda muris ...'a ait sağlığında hastanelerde gördüğü tedavilere ilişkin belgeler celp edilmiş, ATK 4. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 14/07/2023 tarih ve 6385 sayılı rapor ile, 1937 doğumlu muris ...'ın bononun düzenleme tarihi 15/01/2012 itibariyle kişinin zihinsel fonksiyonları yönünden değerlendirildiği, herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığından, kurulca kişinin işlem tarihi 15/01/2012 itibariyle akli melekelerinin yerinde olup olmadığı konusunda tıbbi kanaat edinilemediği raporunun düzenlenmesi üzerine, ilgili mahkeme ... sayılı dosyada borca ve imzaya itirazı ile takibin dayanağı belgenin tebliğ edilmediğini belirterek ödeme emrinin iptaline ilişkin şikayetin 15/02/2024 tarihinde reddine karar verildiği, dosyanın henüz istinaf incelenmesinde olduğu mahkememize verilen bilgilerden anlaşılmıştır.Mahkememizce dava konusu bono ile ilgili muris ... mirasçılarının şikayeti üzerine, senet lehtarı ... aleyhine kamu kurum ve kuruluşları ile tüzel kişiler araç kullanılmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçu ile cezalandırılması istemi ile, ... ACM ... sayılı dosyada, davamızın konusu olan "borçlusu ..., alacaklısı davalı ..., tanzim tarihi 15/01/2012, ödeme tarihi 19/02/2015, 2.950.000 USD bedelli" senede dayalı olarak 26/03/2015 tarihinde borçlu ... mirasçıları aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2015/... Esas sayılı icra takibine konu edildiği ve .... İcra Hukuk Mahkemesindeki grafolog bilirkişilerin raporu ile adli tıp raporunun birbiri ile çelişkili olduğu iddiası ile açılan kamu davasında sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması için yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, kararın istinaf üzerine İstanbul BAM 21 C.D. tarafından 2020/1698-2022/1933 sayılı karar ile, "Ceza mahkemelerinin adil yargılanma hakkı gereği maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, bu suretle cezai uyuşmazlığın delil serbestliği ilkesine göre yargılama yapılarak sonuçlandırılması gerektiği, yargıtay kararlarında ATKnın imza incelemesinde üst ve son merci olmadığını, defaatle vurgulandığı bilinse de yerleşik yargıtay içtihatlarına göre üniversitelerin güzel sanatlar fakültesi öğretim üyelerinden grafolog uzmanı oluşturarak bilirkişilerden dava konusu senetteki imzanın davacıların murisin eli ürünü olup olmadığına ilişkin rapor alınması gerektiği, ... İcra Hukuk Mahkemesinin aldığı sahteliğe ilişkin imzaların yargıtay uygulamasındaki kıstasları karşılayıp karşılamadığı, raporların neden birinin diğerinden üstün olduğu kararda tartışılmadığı, bu nedenle yargıtay kararında belirtildiği gibi güzel sanatlar fakültesi öğretim üyelerinden (grafolojide uzman) senet üzerinde imza ve yazı incelemesi yapılması gerektiği " gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.... ACM ... sayılı ilamı ile; maddi gerçeğin araştırılması gerektiğine ilişkin yargıtay kararları ve anayasa mahkemesi ve insan hakları mahkemesinin tespit ve kararları dikkate alınarak, Mahkemece sanık ...'nin 09/05/2002 ve 19/02/2012 arasında yurt dışı giriş çıkış kaydının bulunduğu, 14/10/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporu ile, daha önce alınmış grafolog ve ATK tarafından tanzim edilen raporlar arasındaki çelişkilerin ATK çalışma esasına ait, ATK Uygulama Yönetmeliğinin 2659 sayılı ATK Kanununun 4810 sayılı kanunla değişik 23.maddesine dayanılarak, "Adli Tıp Kurumunun Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İncelemesi Sonucu tanzim edilen raporlardan birisi ile diğer bir bilirkişi kurulu raporu arasında çelişki varsa mahkeme veya savcılıkça gerekçesi belirtilerek, ihtisas dairesi en az 7 uzmanın katılımı ile rapor düzenler, bu raporda daha önceki rapordaki imzadaki imzası bulunan uzmanların ihtisas dairesinde görevleri devam ettiği sürece katılımları zorunludur " gerekçesi ile genişletilmiş kurulca alınan senetteki borçlu imzaları ile muris ...'ın imzaları arasında tersim biçimi ... hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından bonodaki imzanın mukayese imzalara kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği ve yargılama sonucunda resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı süresinin 15/01/2024 tarihinde dolduğu gerekçesi ile kamu davasının TCK m.223/8 gereğince düşürülmesine, sanık hakkında TCK m.158/1-c gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan eylemin gerçekleştiği, sanığın kamu kurum ve kuruluşlarını araç kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına 28/01/2025 tarihinde karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından istinafı üzerine, İstanbul BAM 21 C.D'nin 2025/2075-2221 sayılı ve 24/06/2025 tarihli kararı ile, "Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık davalı ... aleyhine verilen hükme ilişkin istinaf sebeplerinin reddedilerek, sanığın istinaf başvurusunun reddine, resmi sahtecilik suçundan verilen düşme kararının 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 26/03/2015 suç tarihi itibari ile son ifadenin 20/11/2019 tarihinde alındığı dikkate alınarak dolmadığı ve yanılgıyla verilen zamanaşımından düşme kararının senet aslı kasaya alınarak yargılama yapılarak sanığın durumunun takdiri için kaldırılmasına karar verildiği, dolandırıcılık suçundan verilen kararın kesin olduğu" 24/06/2025 tarihli kararda belirlendiği anlaşılmaktadır.Resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan davaya yönelik kaldırma kararı sonrasında ... ACM'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına kayıt yapıldığı görülmüştür.Mahkememiz tarafından icra hukuk mahkemesinde yargılamanın kapsamı ve verilen kararı dar yetkili mahkeme olması sebebiyle mahkememizce ATK Fizik İhtisas Dairesi ile ... İcra Hukuk Mahkemesindeki grafolog bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin, murise ait tüm belgeler getirtilerek, ATK Fizik İhtisas Dairesi ile .... İcra Hukuk Mahkemesinin grafologlardan aldığı raporlar da incelenmek suretiyle Adli Tıp Genişletilmiş Kurulundan alınan 14/10/2024 tarih ve 7963 sayılı raporda, "İnceleme konusu senette mevcut borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" şeklinde tespitler yapıldığı dosya kapsamındaki rapor içeriği ile sabittir.Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucu, dava konusu edilen bononun davalı tarafından kullanılması ve borçlanma sebebi olarak düzenlenmesi için, davalının ceza yargılamasında savunmasında, "Kendisinin muris ... ile rahmetli kayınpederi aracılığıyla tanıştığını, ...'ı arsa alım satım ve inşaat işleriyle uğraştığı için para lazım olduğunda kendisine borç parayar verdiğini, bu paralar karşılığında kendisine kar payı vereceğini söylediğini, ...'a elden paralar verdiğini ancak paraların ve kar payının iade edilmediğini, kendisine zaman zaman kar payı ödemesi yaptığını, kar payı ve bir kısım ana parayı aldığının doğru olduğunu, buna rağmen ana para ve kar payı alacağının bulunduğunu, 1992'den beri bu şekilde peyderpey para alıp verdiğini, ...'e vermiş olduğu paradan 1.700.000 Euro ana para ve kar payı da üzerine eklenmek suretiyle 2012 yılında 2.950.000 USDlik bononun düzenlendiğini, 2015 yılında ödenmek üzere kendisine teslim edildiğini, daha sonra ...'ın vefat ettiğini, kendisinin Almanya'da arkadaşlarından aldığı borçlar karşısında dairelerini sattığını ve borcu ödediğini," belirterek beraatini talep ettiği, dava konusu edilen bono nedeniyle davalının borç para verdiğini iddia etmesine rağmen ve Almanya'da olduğunu, oradan da arkadaşlarından para temin ettiğini belirtmesine rağmen murise yapılan bir para havalesine dosyada rastlanılmamıştır.Mahkememiz tarafından dava konusu bonolar ile ilgili, ... İcra Hukuk Mahkemesi ve ... ACM'deki davaların sonucu uzun süre beklenilmiş ise de, mahkememizce alınan Adli Tıp Genişletilmiş Kurulundan alınan 14/10/2024 tarih ve 7963 sayılı raporu ile, dava konusu bonoda imzanın murise ait olmadığı ve ATK mevzuatında yapılan değişiklik ile işbu genişletilmiş kurul tarafından tanzim edilen raporların ceza yargılamasında bağlayıcı olduğu gibi hukuk mahkemelerinde de sahtecilik yönünden belirleyici olduğunu kabul etmek gerekeceği, özellikle davalıya nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 1 yıl 8 aylık mahkumiyet kararının kesinleştiği, böylece sahte olan senedi kullanmak ve muris mirasçılarından bu bedeli tahsilini talep etmek suretiyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği, dolandırıcılık unsuru olan senedin muris ve davacı mirasçılar yönünden sorumluluk yani borçlanma sonucunu doğurmayacağı ve davacıların işbu senede dayalı olarak yapılan icra takibi nedeniyle İİK m.72 gereğince borçlu olmadığının sübuta erdiği, davacıların murisinin bahsi geçen miktarda borç senedi vermesi için davalıya bir sebep bulunmadığı gibi, böyle bir paranın muris terekesinde varlığı iddia ve ispat edilemediği, davalı takip alacaklısının da böyle bir paraya malik olduğu ve murise borç verdiğini gösteren hiçbir belgeyi dosyaya sunmadığı, ceza yargılamasındaki beyanlarının dolaylı borç sebebini illendirme niteliğinde olduğu ve senet dışında davalının alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir delil de sunmamış olması karşısında menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce sonuç olarak; davacıların, davalı takip alacaklısı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulü ile, davaya konu .... İcra Dairesi'nin 2015/... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen, borçlusu ..., alacaklısı davalı ..., tanzim tarihi 15/01/2012, ödeme tarihi 19/02/2015, 2.950.000 USD bedelli senet ve icra takibi nedeniyle, davacı ... mirasçılarının davalı yana İİK 72 maddesi gereği borçlu olmadığının tespitine, senetteki imza ve yazının davalı lehtara ait olduğu iddia ve ispat edilemediğinden ve senedin üzerindeki imzanın murise ait olup olmadığı noktasında grafolojik teknik inceleme yapıldığı, yine davalının ceza yargılamasındaki savunmasında senedin tanzim edilmiş halde kendisine teslim edildiği savunması aksine delil bulunmadığı görülmekle, İİK 72/5 maddesi gereğince şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebi isteminin reddine dair karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların, davalı takip alacaklısı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının KABULÜ İLE, Davaya konu .... İcra Dairesi'nin 2015/... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen, borçlusu ..., alacaklısı davalı ..., tanzim tarihi 15/01/2012, ödeme tarihi 19/02/2015, 2.950.000 USD bedelli senet ve icra takibi nedeniyle, davacı ... mirasçılarının davalı yana İİK 72 maddesi gereği borçlu olmadığının tespitine, 2-Senetteki imza ve yazının davalı lehtara ait olduğu iddia ve ispat edilemediğinden ve senedin üzerindeki imzanın murise ait olup olmadığı noktasında grafolojik teknik inceleme yapıldığı, yine davalının ceza yargılamasındaki savunmasında senedin tanzim edilmiş halde kendisine teslim edildiği savunması aksine delil bulunmadığı görülmekle, İİK 72/5 maddesi gereğince şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebi isteminin REDDİNE, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.055.588,96 TL ilam harcından peşin alınan 128.208,63 TL'nin (59,30 TL peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 128.149,33 TL peşin harç dahil olmak üzere) mahsubu ile bakiye 1.927.380,33 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan 128.149,33 TL peşin harç TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcı ve ikinci kez tekrar yatırılan 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 128.348,63 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temli ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.356.920,65 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 1.479,38 TL (bilirkişi ücreti, tebligat v.s posta masrafları) yargılama gideri ve 8.250,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 9.729,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026 Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imza Katip ...e-imza