Şirket ortaklarının kötü yönetim ve usulsüz işlemler nedeniyle müdür azli, kayyım atanması ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince istinaf yoluyla incelenmesi.
Özet: Bu istinaf kararı, vefat eden hissedarın mirasçıları olan şirket ortaklarının, şirket müdürü olan amcalarının ve eşinin muvazaalı işlemlerle şirketi zarara uğrattığını, kiralama gelirlerini gizlediğini, bilgi alma haklarını ihlal ettiğini ve şirket taşınmazlarına haciz koydurduğunu iddia ederek, müdürün geçici olarak görevden alınması, şirkete kayyım atanması ve şirket malvarlıkları üzerine tedbir konulması talebiyle açtıkları davada ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesi üzerine davacılar vekilinin karara itirazını değerlendirmektedir; davacılar, şirketin ciddi şekilde zarara uğradığını, muvazaalı icra takipleri ve usulsüz genel kurul kararlarıyla haklarının ihlal edildiğini belirterek tedbir taleplerinin kabulünü istemektedir.

T.C. ... BAM ... DAİRESİ
T.C....BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... DAİRESİDOSYA NO : .../... KARAR NO : .../...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ... TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : .../... Esas ARA KARAR TARİHİ : .../... DAVACILAR : 1-) ... - ... 2-) ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... KARAR TARİHİ : .../...KARAR YAZIM TARİHİ : .../... Davacılar vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacılar vekili, müvekkillerinin ... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ortakları olduğunu, müvekkillerinin pay sahipliğinin ...’ın yasal mirasçılığından kaynaklandığını, şirketin bir diğer ortağı olan ...’ın eşi ve aynı zamanda müvekkillerinin amcası olan ... tarafından şirket aleyhine ... ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, şirketin müdürü konumunda olan ...'ın bu icra takibine itiraz etmediğini ve takibin kesinleşmesine neden olduğunu, ... ve ...'ın birlikte ... Ltd. Şti.’ni kurduklarını, şirketin büyümesinde, taşınmaz ediniminde ve fabrika kurulmasında etkin rol oynadıklarını ancak ...’ın vefatından sonra mirasçıları olan müvekkillerinin sahip olduğu taşınmazları elde etmek amacıyla ...'ın açtığı tapu iptal ve tescil davasının reddedildiğini, ...’ın bu kez şirket üzerinden ekonomik çıkar elde etmeye yöneldiğini, bu amaçla şirketin en kıymetli malvarlığı olan taşınmaz üzerine icra takibi başlatarak haciz koydurduğunu, ...’ın bu süreçte icra takibine bilinçli şekilde itiraz etmeyerek görevini kötüye kullandığını, ... ve ...'ın şirketin ait taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binasını uzun süredir üçüncü kişilere kiraladıklarını ve bu kiralama işleminden düzenli gelir elde ettiklerini ancak müvekkillerine bu kiralama faaliyetinden doğan gelirden bugüne kadar hiçbir şekilde pay verilmediğini, müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme haklarının da ihlal edildiğini, genel kurul evraklarının taraflarına sunulmadığını, şirketin bu şekilde tek taraflı ve muvazaalı işlemlerle zarara uğratılması, ortakların bilgi ve onayı dışında yönetilmesinin TTK m.630/2 gereğince müdürün görevden alınması ve kayyım atanmasını zorunlu hale getirdiğini ileri sürerek tedbiren davalı şirkete ait taşınmazlar ve şirket banka hesapları üzerinde üçüncü kişilere satış, devir ve temlik işlemlerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirket müdürü ...’ın yetkilerinin tedbiren kaldırılmasını, şirkete kayyım atanmasını, dava sonuçlanıncaya kadar şirket mal varlıkları üzerindeki tüm işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece .../... tarihli ara karar ile tedbiren davalı şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılması ve dava sonuçlanıncaya kadar şirkete kayyım atanması talebinin koşulları oluşmadığından, şirkete ait mal varlıklarının devrinin önlenmesine yönelik talebin de mal varlıkları yargılamanın konusu olmadığından reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili, dosya kapsamı uyarınca şirketin ciddi şekilde zarara uğratıldığının, muvazaalı icra takipleriyle şirketin taşınmazına haciz konulduğunun, şirket gelirlerinin gizlenip ortaklara dağıtılmadığının ve sermaye artırım kararlarının usule aykırı olarak alındığının açıkça ortaya konulduğunu, şirketin taşınmazının ve gelirlerinin korunması, irade fesadıyla alınan genel kurul kararlarının uygulanmasının önlenmesi, müvekkillerinin haklarının güvence altına alınması ve davanın sonucunda verilecek kararın etkisizleşmemesi için tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Talep, şirket müdürünün azli davasında tedbiren şirkete kayyım atanması ve şirkete ait mal varlıkları üzerine tedbir konulması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 630/2. maddesine göre, her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Maddenin 3. fıkrasına göre de, yöneticinin özen ve bağlılık yüküm ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. TTK'nın 630. maddesinde; geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından, genel hüküm olan HMK'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 389/2 maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesi; "Tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Somut olayda, davalı şirketin müdürü olan dava dışı ...’ın şirkete karşı eşi tarafından başlatılan muvazaalı icra takibine itiraz etmediği, şirket gelirlerini gizlediği, bilgi alma ve inceleme haklarını ihlal ettiği iddialarına dayalı olarak şirket müdürünün azli davasında talep edilen şirkete kayyım atanması tedbiri bakımından dosyanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, mal varlığına tedbir konulmasına yönelik talebin de şirket mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı, bu nedenle HMK 389 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, mahkemece davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-) Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına, 4-) Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. .../... ...Başkan... ¸(e-imzalıdır) ...Üye... ¸(e-imzalıdır) ...Üye... ¸(e-imzalıdır) ...Katip...¸(e-imzalıdır)