İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, konut projesi satış danışmanlık sözleşmesinin haksız feshinden doğan komisyon alacağı ve tazminat davası.
Özet: Davacı, davalı ile imzalanan konut projesinin tek yetkili satış ve danışmanlık sözleşmesine rağmen, kendisinin haksız yere satış ofisinden uzaklaştırılması ve 783 adet bağımsız bölümün üçüncü bir tarafa bildirimsiz ve düşük bedelle satılması sonucunda kararlaştırılan %3 komisyon gelirinden mahrum bırakılması nedeniyle yaklaşık 5,481,000,00 TL + KDV tutarında zarara uğradığını iddia ederek tazminat talep ederken; davalı, davanın belirli alacak olmasına rağmen 10.000 TL üzerinden açılmasını usulsüz bularak, projenin arsa sahibiyle yapılan hasılat paylaşım sözleşmeleri ve fesih protokolleri çerçevesinde karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ve söz konusu satışların bu anlaşmalar kapsamında gerçekleştiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/247 Esas
KARAR NO :2026/210
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/09/2014
KARAR TARİHİ:12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalının 05.10.2009 başlangıç tarihli sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşme ile müvekkilinin, davalının müteahhit olarak yaptığı, İstanbul ...’ta bulunan 2933 ada 6 parsel üzerinde mevcut 987 konut ve 6 ticari üniteden oluşan toplam 993 adet ... konutlarının tamamının tek yetkili olarak satışı konusunda danışmanlık aracılık hizmetini üstlendiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin satılan bağımsız bölümlerden brüt satış bedeli üzerinden %3 + (%18) KDV tutarında ücret alacağının kararlaştırıldığını, müvekkilinin projenin inşa sahasında mevcut satış ofisini kurduğunu, projenin satışını 01.08.2012 tarihine kadar yürüttüğünü, Proje inşası etap seyri izlediğini, 1. Etap da 315 konutun inşa edildiğini ve bitirildiğini, 2. Ve 3. Etap 672 bağımsız bölüm toplamda 987 adet konut ve 6 adet ticari ünite inşasının öngörüldüğünü, müvekkiline herhangi bir ihtar ve bilgi verilmeden davalı tarafından şifahen satış ofisinin derhal terk etmesinin beyan edildiğini, sözleşme bu konuda yazılı bildirim şartı öngördüğünü, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin 01.08.2012 tarihinde satış ofisinin terk ettirildiğini, davalı 783 adet daire ve ticari üniteyi ... tapu müdürlüğünde beyan edilen 35.404.770,00 TL bedelle ...’e sattığını, bu satıştan müvekkilinin haberdar edilmediğini, dairelerin satış değerinin, tapuda gerçek satış değerlerinin çok altında gösterildiğini, sözleşme ile taşınmazların satışını üstlenen müvekkilinin, davalının bu kusurlu fiili ile 783 adet dairenin satışından doğan yaklaşık 5.481.000,00 TL + (%18) KDV tutarlı gelirden mahrum olduğunu, taşınmazların reel değerleri üzerinden hesaplanan %3 + (18) KDV tutarındaki hizmet bedelinin davalı tarafından müvekkiline ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin hakkının saklı kalması kaydıyla oluşmuş 10.000 TL zararlarının müvekkilinin Limited Şirket olması nedeni ile en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı taraf dilekçesinde müvekkili davalının kusurlu fiili ile 783 adet dairenin satışından doğan 5.481,000,00 TL + KDV gelirden mahrum olduğundan bahisle bu davayı ikame ettiğini, davacı açısından dava değerinin belirli olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davanın 10.000,00 TL üzerinden açılmasının ve dava harçlarının bu tutar üzerinden yatırılmasının usul hükümleri gereğince mümkün olmadığını, müvekkilinin müteahhitliğini üstlendiği ... Konutlarının yapımı ile ilgili sürecin dava dışı malik ... ile yapılan 28.05.2007 tarihli 15174 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde Hasılat paylaşımlı Arsa payı karşılığı inşaat Yapımı ve Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile başladığını, sözleşmenin arsanın tamamının tapuda yapımcıya devri ile yapımcının hazırlayacağı ve malikin de görüşlerinin alınacağı proje uyarınca bu sözleşmenin ekinde bulunan özel teknik şartnamede gösterilen usul ve esaslarda inşaatın yapılmasını, bağımsız bölümlerinin iskan ve ruhsatlarının alınmasını, yapımcı ve malik ile anlaştığı esaslarda pazarlanması ve 3. Şahıslara satışı ile KDV hariç net hasılatın %30’unun malike verilmesini yine KDV hariç hasılatın %70’i ve KDV’sinin tamamının yapımcıya ait olması esnasında paylaşılması şartları ile akdedildiğini, diğer hükümler ve şartlar aynı kalmak kaydı ile taraflar arasında hasılat paylaşımı oranlarının revizesi, hasılat payına ilişkin ödeme şeklinin yeniden yapılandırılmasını ve arsa imar durumu ve ekonomik kriz nedeniyle inşaat bitim sürelerinin uzatılmasını ve projenin etaplara bölünmesi konularında 12.11.2009 tarihli Ek Protokol düzenlendiğini, fesih sözleşmesinin “Sözleşmelerin Feshine Bağlı İşlemler ve Malik'e Devredilecek Taşınmazlar” başlıklı 3. Maddesine göre imza tarihine kadar 1. Etap olarak adlandırılan 29.982 m2 satılabilir alanın sözleşmeler gereği “Malik Payı” olan 8.995 m2'lik devre konu bağımsız bölümler 11.065.000,00 TL + KDV bedel karşılığı, fesih bedeli olarak da 1.001 m2’lik bağımsız bölümler 1.770,000,00 TL karşılığı, 2. Ve 3. Etapta fesih tarihine kadar müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olan her türlü imalat ve ... konutlarının satış ofisi ve şantiye binası içinde yer alan eşyalar ile birlikte 22.630.770,00 TL + KDV üzerinden, yapımcı müvekkili tarafından malike bedelsiz olarak devir, teslim ve fatura edildiğini, tüm sözleşmeler kapsamında yapımı gerçekleştirilen ... konutlarının pazarlanmasına ilişkin olarak da davacı tarafla 05.10.2009 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre İstanbul ili ... ilçesi 2933 ada 6 parselinde 33.179 m2 yüzölçümlü arsa üzerinde yapılacak 987 adet konut ve 6 ticari üniteden oluşan ... konutları isimli projenin satışına yönelik davacı tarafından danışmanlık hizmeti verilmesi hususunda anlaşıldığını, taraflar arasında yapılan ek protokol ile daire bazında satış olduğu takdirde %1 + KDV oranında komisyon ödemesi kararlaştırıldığını beyanla dava değeri olan 5.481.000,00 TL + KDV üzerinden eksik harcın tamamlattırılmasına karar verilmesini aksi taktirde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini, haksız ve mesnetsiz talepleri havi davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; taraflar arasındaki 05/10/2009 tarihli ... konutlarının satışı konusunda danışmanlık aracılık hizmetini sözleşmesi kapsamında sözleşmede belirtilen ücretin tahsiline ilişkin sözleşmeden kaynaklı alacak davasıdır..
Mahkememizin 2014/381 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada:
Bilirkişi heyeti ...'tan alınan 03/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda: "Davalı, herhangi bir fesih ihbar bildiriminde bulunmadığından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, davacının satış ofisini terk ettiği 01.08.2012 tarihine kadar devam ettiği, Taraflar arasındaki 05.10,2009 tarihli sözleşmede satılacak olan konut sayısının toplamda 993 adet oduğu açıkça belirtildiğinden, arsa sahibi ...'e bedelsiz taşınmaz devredileceğine ve devredilecek bu taşınmazlardan herhangi bir komisyon ödenmeyeceğine ilişkin istisnai bir hükme yer verilmediğinden, arsa sahibi ...'e devredilen dava konusu taşınmazlar nedeniyle de davacıya komisyon ödenmesi gerektiği, Davacının komisyon alacağının belirlenebilmesi için davalının ...'e devrettiği 783 adet bağımsız bölümün satış tarihindeki gerçek değerinin tespit edilmesi ve tespit edilen değerler üzerinden taraflar arasındaki sözleşmenin 5, maddesinde belirtilen komisyon oranlarının uygulanması gerektiği, Dava konusu bağımsız bölümlerin gerçek değerleri, teknik İnceleme bölümünde, tespit edilmediğinden, davacının komisyon alacağının hesap lana madiği "şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Taraflar arasında akdedilen 05.10.2009 başlangıç tarihli sözleşmenin Gayrimenkul Tellallığı (Taşınmaz Simsarlığı) sözleşmesi niteliğinde olduğu, davanın dayanağı sözleşmedeki taraflar için öngörülen temel edim yükümlülüklerinin, bu sözleşmenin komisyon veya hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesini imkan dışı kıldığı, taraflar arasındaki Gayrimenkul Tellallığı sözleşmesinde ...' e münhasırlık/ tekel hakkı tanıyan yada Milpa' nın, ...' in faaliyetlerinden faydalanmaksızın satış yapmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı, gayrimenkul Tellallığı Sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde de Milpa' nın, kendi çaba ve faaliyeti neticesinde akdettiği taşınmaz satış sözleşmeleri nedeni ile ...' e tellallık ücreti ödemek zorunda olmadığı, tellalın ancak kurulmasına aracılık ettiği sözleşmeler nedeni ile ücrete hak kazanabileceği, ... ile Milpa arasında akdedilen 16.05.2012 tarihli sözleşmenin kurulmasına ...' in aracılık etmediği bu nedenle de tellallık ücretine hak kazanmadığı, 16.05.2012 tarihli sözleşme uyarınca ...' e devredilen bağımsız bölümlerin arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tasfiyesine yönelik olarak arsa malikine devredildiği, tellalın ücrete hak kazanmasının şartı olan sözleşmenin müvekkilin arzusuna uygun olma şartının da dava konusu uyuşmazlıkta gerçekleşmediği saptanmış olmakla yerinde görünmeyen davanın reddine şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar için temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 03/04/2018 tarih, 2015/42994 Esas, 2018/4117 Karar sayılı ilamında 'Mahkemece taraflar arasında kurulan sözleşmenin gayrimenkul tellallığı nitelendirmesinde bulunulmuş, dosya içerisine alınan bilirkişi kurulu raporuna neden itibar edilmediği gerekçelendirilmemiş, davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu hukuki mütalaa doğrultusunda karar verilmiştir. Mahkemece taraflar arasında 05.10.2009 tarihinde akdedilen danışmanlık sözleşmesinin 2.3 ve 5. maddeleri değerlendirmeden karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle yazılı şekilde yanılgılı ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması ' gerekçesiyle kaldırılarak mahkememize gönderilmiş, mahkememizin 2020/247 Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma sonrası Mahkememizce işbu 2020/247 esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada:
Davalı vekiline davaya konu Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımlı Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı Ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi, Bahse Konu Sözleşmenin Tadili Sözleşmesi, Teknik Şartname, Ek Protokol Ve Düzenleme Şeklinde Fesih Sözleşmesinin noter onaylı suretlerinin dosyaya ibrazı sağlanmaştır.
... Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak davaya konu taşınmaz üzerine inşa edilen konut projesine ait tüm proje detaylarının, proje onaylarının ve sair tüm belgelerin incelenip iade edilmek üzere Mahkememize celbedilmiştir.
Davaya konu, alacak talebine dayanak konut projesi kapsamındaki konutların satış tarihlerindeki değerlerinin tespiti hususunda keşfen inceleme yapılmasına karar verilmiş ve inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilinin 03.11.2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle : dava dilekçelerinde fazlaya ilişkin hakkımızı saklı tutmak üzere 10.000,00 TL olarak açtıkları davalarının talep miktarını arttırmak suretiyle, 1.253.328,00 TL'ye yükselterek, taleplerini, 1.253.328,00 TL olarak ıslah etmişlerdir.
Islah sonrası dava dosyası miktar itibari ile heyete tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'den alınan 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle :"Bir taşınmazın değerlemesinde Emsal Karşılaştırılması Yöntemi, Maliyet Yöntemi, Gelir Getirisi Kapitalizasyon Yöntemi ile Geliştirme Yöntemi şeklinde uygulanan 4 ayrı yöntem kullanıldığı ve bunların içinde en güvenilir ve gerçekçi olanının piyasa değeri yaklaşımı olduğu bilinmektedir. Bunun içindir ki değerlemesi istenilen gayrimenkul ile o bölgede ortak temel özelliklere sahip karşılaştırılabilir örnekler incelenmiştir. Seçilen karşılaştırılabilir örneklere ait verilerin, fiyat düzeltmelerinin yapılmasında günümüz sosyoekonomik koşulların geçerli olduğu kabul edilmiştir. Taşınmazın değerinin belirlenebilmesi için piyasada bölgesel olarak hazırlanan gayrimenkul endekslerinden de yararlanılmış olup bölgede yapılan araştırma ile internet ortamında da satılık ilanlarının tetkiki yoluna gidilmiştir. Rapor eki emsallerin incelenmesinde; İmar durumları ve konumları net olarak bilinmediğinden, ayrıca da bazen emlak satış ilanlarında fiyatı daha cazip kılmak için olduklarından daha büyük alanlı ilan edilebildiklerinin yanı sıra, bunların tamamından fikir verici/bilgilendirici emsaller olarak yararlanılmıştır. Böylece yakın çevresindeki yapılaşma ile taşınmazın tespit edilen halihazır durumu ve elimizdeki mevcut bilgiler ışığında çevresinin ve içinde yer aldığı bölgenin sosyal ve ekonomik durumunu değerlendirmek maksadıyla yapılan gözlemlerimiz neticesinde tüm etkenler göz önüne alınarak dava konusu taşınmazın " imar durumu, yapılanma şartları, mahalli durumu, çevresel özellikleri, komşu parsellerdeki fiili yapılanma özellikleri, günün ekonomik koşulları, serbest piyasa alım satım rayiç değerleri ve ülkemizde yaşanan ekonomik değişkenliklerin gayrimenkul değerleri üzerine olan etkisi " gibi kıymete etki eden bütün koşulların birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Kamu altyapı hizmetlerinden azami derecede yaralanmaktadır. Bulunduğu mevkii, rağbet derecesi, imar durumu, kamu hizmetlerinden yararlanma, güvenlik, doluluk oranı yönüyle müspet olarak etkilediği değerlendirilmiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı m2 inşaat birim fiyatı, çevrede emsal emlak alım-satım değerleri ile olumlu ve olumsuz etkileyecek tüm özellikleri göz önünde bulundurularak;
Heyetimizce resen tespit edilen emsaller (görselleri fiziki olarak dosya içinde bulunan raporda fotoğraf alıntısı olarak rapor içeriğine eklenmiştir.)
Dava konusu taşınmazların bulunduğu civardaki emlakçılarla yapılan görüşmelerde ve elektronik ortamda verilen satış ilanlarının incelenmesi sonucu dava konusu taşınmazın 1.4.2022 keşif tarihi ve Düzenlenme Şeklinde Fesih Sözleşmesi tarihi olan 16.05.2012 tarihine göre; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü mahallesi, 2933 ada, 6 parselde bulunan, kat mülkiyetli, ON BLOK BETONARME MESKEN BİNASI VE ARSASI nitelikli, 33.179,42 m2 miktarlı taşınmazın; hesap ve takdir edilmiştir." şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Tarafların bilirkişi raporuna yönelik itirazları mahkememizce incelenmiş ve tarafların iddia ve itirazları, sunulan deliller, ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, mahkememizce yargılama aşamasında daha önce alınan bilirkişi raporu ve davalı vekili tarafından sunulan hukuki mütalaa değerlendirilip aralarındaki çelişki de giderilerek, yargıtay bozma ilamı kapsamında davacının talepleri ve davalı savunmaları bakımından esasa yönelik rapor düzenlenmesi için dosyanın ..., ... ve ...'a tevdiine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti ..., ... ve ...'dan 20/03/2025 tarihli alınan bilirkişi raporundan özetle : Davacının söz konusu satışlara aracılık gerçekleştirmiş olması durumunda elde edeceği miktarın belirlenmesi bakımından taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokolün dikkate alınması gerekmektedir. Müteahhit; Daire bazında satış olduğu takdirde; 75 adete kadar % 1,5 (bir buçuk) + KDV 76- 150 arası % 2,5 (iki buçuk) + KDV 151 ve ustü % 3 (üç) + KDV adete kadar satılan bağımsız bölümlerden satış bedelinin peşinen ödenmesi durumunda satılan her bağımsız bolumun satış bedeli üzerinden komisyon bedelinin tamamı, taksitli/ vadeli satışlarda ise komisyon bedelinin %50' sı satış sözleşmesinin yapılmasını mütakıben en geç 1 hafta içensınde ...'e nakden ve defaten ödeyecektir. Taksitli/ vadeli satışlarda komisyon bedelinin bakiye %50' si satış sözleşmesinin yapılmasını müteakiben 1 ay içerisinde ...' e nakden ve defaten ödenecektir. Proje'nin ilk etabının satışından sonra kalan 672 adet daire ve/veya 6 adet ticari ünitenin toplam olarak bir kerede satışı ve/veya devri için satıcıya %3 + KDV komisyon ödenecektir. %3+KDV'lik komisyon .projenin ilk etabının satışı sırasında projenin tamamını içeren tum bağımsız bölümlerin bir kerede satış ve/veya devrinin gerçekleşmesi halinde de ödenecektir.3 aylık sözleşme donemi içerisinde satışı gerçekleşen bağımsız bölümlerden iade edilenler olursa, işbu iadesi gerçekleşen bağımsız bölümlerin satışından elde edilen komisyon bedeli ...' in alacağından mahsup edilecektir.Yapılan satışın daire bazlı satış olduğu, sözleşme ile kararlaştırılanr toplu satışın 2 ve 3. Etaplara yönelik 672 dairenin toptan satışını konu aldığı anlaşıldığından, birey satış olarak değerlendirilmesi ve ek protokol gereği % 1 komisyon olarak hesaplanması gerektiği düşünülmekte olup, takdiri Sayın Mahkemeye aittir. Bu durumda 29.140.123,00 TL X % 1 = 291.401,23 TL olarak hesaplanması mümkündür." şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuş oldukları görülmekle dosya bilirkişilere ek rapora gönderilmiştir.
Bilirkişiler ek raporlarında itirazları incelemiş ve kök raporda sunulan beyanlarını tekrar etmiş, ek raporda eklenecek husus olmadığını bildirdiği görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda;
Taraflar arasındaki sözleşmenin konusuun, İstanbul İli ... İlçesi, 2033 Ada 6 parsel 33.179 m2
yüzölçümlü arsa üzerinde yapılacak 987 Adet konut ve ticari üniteden oluşan ...
KONUTLARI isimli projenin tamamının satışına yönelik olarak ... tarafından
danışmanlık hizmeti verilmesi olarak belirtildiği görülmüştür.
Yapılan incelemede sözleşmenin tüm projeyi kapsadığı, Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı tarih olan 05.10.2009 tarihinde davalı ile
dava dışı malik arasında hasılat paylaşımı sözleşmesi bulunduğu, yapılan taşınmazın satışı
neticesinde elde edilen miktarın arsa sahibi ile müteahhit arasından paylaşılacağı, aynı ilişki kapsamında dairelerin satışına yönelik iş ve işlemlerin davalı
tarafından yapılacağı kararlaştırılmış olup, davalının davacı ile gerçekleştirdiği sözleşmenin bu
haliyle tüm taşınmaza kurulu bulunan bağımsız bölümleri konu ettiği, tüm bağımsız bölümlerin satılması suretiyle elde edilecek bedelin müteahhit
durumundaki davalı ile dava dışı arsa maliki arasında paylaşılacağına yönelik sözleşme
hükmünün, davalı müteahhit tarafından davacı ile yapılan danışmanlık sözleşmesinin temelini
oluşturduğu belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki ilişkinin taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih olan 05.10.2009 tarihinde
başladığı ve davalıya satış ofisini boşaltması gerektiği hususunun sözlü olarak bildirildiği
kabul edilen 01.08.2012 tarihine kadar sürdüğü görülmüştür.
22.05.2023 tarihli ..., ... ve ... tarafından düzenlenen raporda yer verilen tespitlere göre 2012 Mayıs ayı itibariyle A ve E blok
tamamlanmış olup, B-C ve D Bloklar tamamlanmamıştır.
Mahkememizce en son alınan bilirkişi raqoru çerçevesinde davalı tarafından satış yoluyla edinilmiş olan
taşınmazın bir kısmı üzerine inşaat yaptığı, kalan kısımlar üzerine inşaat yapma amacıyla
faaliyete başlanıldığı ve hukuki olarak bağımsız bölümleri oluşturacak şekilde kat irtifakının
kurulduğu, buna karşın inşaatın tamamlanmayarak arsa sahibi ile müteahhit arasındaki ilişkinin
karşılıklı anlaşma yoluyla fesh edildiği ve nihai olarak inşaatı tamamlanmayan bloklarda yer alan
taşınmazların dava dışı inşaat sahibine iade edilmesinin üstlenildiği, bu yükümlülüğün yerine
getirilmesinin tapuda satış işlemi olarak görülmesine rağmen, teknik anlamda bir bedel
karşılığı mülkiyet devri olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, inşaatın tamamlandığı bloklar bakımından bu işlemin kar paylaşımı niteliği taşıdığı
ve üçüncü kişilere yapılacak satışların engellenmesine bağlı olarak davacı bakımından gelir kaybı
niteliği taşıdığı belirlenmiştir.
Dosyaya sunulu bulunan 16.05.2012 tarihli DÜZENLEME ŞEKLİNDE FESİH İBRA VE SULH
SÖZLEŞMESİNİN ekinde bulunan listelerde, A ve E Blok ile B-C-ve D bloklar ayrı ayrı listelenmiştir. A ve E Bloklara yönelik fesih tarihi itibariyle değerleri dosyaya
sunulu bulunn 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda toplam miktarın 25.788.897,00 + 3.351.226,00 = 29.140.123,00 TL olduğu
değerlendirilmiştir.
Davacının söz konusu satışlara aracılık gerçekleştirmiş olması karşısında elde edeceği miktarın
belirlenmesi bakımından taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokolün dikkate alınması neticesinde yapılan satışın daire bazlı satış olduğu, sözleşme ile kararlaştırılan toplu satışın 2 ve 3. Etaplara
yönelik 672 dairenin toptan satışını konu aldığı anlaşıldığından, birey satış olarak
değerlendirilmesi ve ek protokol gereği % 1 komisyon olarak hesaplanması gerektiği, davacının sözleşme gereği talep edebileceği miktarın 29.140.123,00 TL X % 1 = 291.401,23 TL olarak hesaplandığı, alınan bilirkişi raporlarının ve değerlendirmelerin dosya içeriğine uygun olduğu kanaati ile, dava dilekçesindeki talep miktarı ve ıslah dilekçesindeki talep miktarı ve bilirkişi raporundaki hesaplanan miktar dikkate alındığında davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 06/11/2012 tarihinden itibaren, 281.401,23 TL'sinin ıslah tarihi olan 03/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 291.401,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 961.926,77 TL'lik talebin reddine dair aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 06/11/2012 tarihinden itibaren, 281.401,23 TL'sinin ıslah tarihi olan 03/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte toplam 291.401,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin 961.926,77 TL'lik talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 19.905,62 TL'den davacı tarafça peşin olarak 148,50 TL peşin harç ve 21.232,94 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 21.381,44 harçtan mahsup edilerek fazlaca yatırılan 1.475,82 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 21,15 TL başvurma harcı, 148,50 TL peşin harç ve 21.232,94 TL ıslah harcı ve 3,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 21.405,89 TL'nin yatırılan harçtan iadesine karar verilen 1.475,82 TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan 19.930,07 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 31.421,90 TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, keşif harcı, keşif yol harcı ve bilirkişi kök ve ek rapor ücretleri) yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 7.305,65 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı gözetilerek 38,37 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 46.624,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 150.289,02 TL TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı 12/03/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır