İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinden, bankanın genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakları için müteselsil kefiller aleyhine açtığı itirazın iptali davasında, bir kefilin sorumluluğunun olmadığı, diğerlerinin ise kısmen sorumlu tutulduğu ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini içeren karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakları için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesinin kararını özetlemektedir. Mahkeme, davalılardan bir kefilin sorumlu olduğu borcun ödendiği ve takibe konu yeni kredilerden doğan borçlardan mesul olmadığı gerekçesiyle aleyhindeki davayı reddetmiştir. Diğer davalı şirket ve kefil hakkındaki dava ise kısmen kabul edilerek, çeşitli kredi türlerinden kaynaklanan toplam 2.336.560,14 TL alacak için icra takibinin devamına hükmedilmiştir. Mahkeme, gayrinakdi alacak taleplerini ve icra inkar tazminatını reddederken, kabul ve ret oranlarına göre vekalet ücreti dağılımı yapmış ve dava sonrası yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2023/382 KARAR NO : 2026/1213T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 24/11/2022NUMARASI : 2016/457 Esas - 2022/771 Karar DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: 27/04/2016İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026Davanını kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... ..Ltd. Şti. arasındaki genel nakdi ve gayrinakdi kredi, taşıt kredisi, üye işyeri, bankacılık hizmet, vade ... ve ... card üyelik sözleşmelerini, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, sözleşmeler kapsamında ticari kredili mevduat, ticari nitelikli kredi, borçlu cari hesap ve ticari kredi kartı kullandırıldığını, kredi borçların ödenmeyince hesabın kat edilerek borçlu ve kefillere 09/02/2016 tarihli kat ihtarının gönderildiğini, borç yine ödenmeyince İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile kefiller aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalıların icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar, davaya cevap vermemiş; vekili, yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, denetime elverişli ikinci bilirkişinin 05/03/2022 tarihli kök ve 27/08/2022 tarihli ek raporunda, davalı ...'nin kefil sıfatıyla imzaladığı son sözleşmenin 10/12/2012 tarihli olduğu, davacının alacağının ise 06/11/2013 ve 04/11/2015 tarihli davalı ...'nin imzasının bulunmadığı sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, adı geçen davalının kefil olduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödendiğinin belirlendiği, sonraki sözleşmelerin yeni kredi sözleşmeleri niteliğinde olup önceki sözleşmelerin yeniden yapılandırılması şeklinde olmadığı, onlara bağlı olarak düzenlenmediğinden davalı ...'nin takibe konu borçtan sorumlu olmadığı ve kötü niyet tazminatı şartlarının bulunmadığı; kredi sözleşmelerinde kefillerin gayrinakdi alacaktan sorumluluğuna dair bir açık bir hüküm olmadığından bu talebin reddinin gerektiği; davalılar ... ve .....Ltd. Şti.'nin davacıya olan borçlarının 2. bilirkişi raporunda tespit edildiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davalı ... bakımından davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine; diğer davalılar ... ve .....Ltd. Şti.'ye nakit alacak talebiyle açılan davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın, 1. sıradaki KMH hesabı nedeniyle 734,38-TL asıl alacak, 390,81-TL işlemiş faiz, 19,43-TL bsmv, 400,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti; 2. sıradaki taksitli ticari kredi hesabı nedeniyle, 1.246.107,88-TL asıl alacak, 34.915,47-TL işlemiş faiz, 1.745,77-TL bsmv; 3. sıradaki ... kredisi hesabı nedeniyle 1.027.434,51-TL asıl alacak, 23.482,59-TL işlemiş faiz, 1.174,13-TL bsmv; 4. sıradaki kredi kartı hesabı nedeniyle 155,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.336.560,14-TL alacak talebi bakımından iptaline, takibin, 1. sıradaki KMH hesabı nedeniyle 734,38-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında (bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle; 2. sıradaki taksitli ticari kredi hesabı nedeniyle, 1.246.107,88-TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren yıllık %29,92 oranında (bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanarak; 3. sıradaki ... kredi hesabı nedeniyle, 1.027.434,51-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,92 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle (davalı ... ... Ltd. Şti.'nin kefalet limiti olan 200.000-TL'den sorumlu olmak üzere) kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin nakit alacak talebinin reddine; dava tarihinden sonra, borçlular tarafından yapılan 13/01/2017 tarihli 941,30-TL, 03/04/2017 tarihli 1.000-TL, 06/04/2017 tarihli 1.671,55-TL, 28/04/2017 tarihli 50-TL, 28/04/2017 tarihli 63-TL, 18/09/2017 tarihli 500-TL, 28/12/2017 tarihli 70,25-TL, 28/12/2017 tarihli 3,30-TL, 03/01/2017 tarihli 616.000-TL bedelli tahsilatların infaz aşamasında dikkate alınmasına; davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'ye yönelik gayrinakit alacak talebinin reddine; kabul edilen miktar dikkate alınarak 215.828,01-TL vekalet ücretinin (davalı ... ... Ltd. Şti.'nin 31.000-TL'den sorumlu olmak üzere) davalılar ... ve ... ... Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; reddedilen miktar dikkate alınarak 25.513,34-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine; reddedilen gayrinakit alacak miktarı dikkate alınarak 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, kötüniyet tazminatı isteminin reddinin ve müvekkili hakkındaki ret sebebi diğer davalılardan farklı olduğundan müvekkili lehine ayrı olarak nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bu yönlerden kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, ... nolu taksitli ticari kredi için yapılan hesaplamada, asıl alacak tutarı 1.237.624,80-TL olarak belirlenmiş olmakla birlikte, kredinin 28/12/2015 tarihli taksit ödemesinin gerçekleştirilmediğini, ödeme planına göre anaparanın 1.234.624,80-TL'sine kat tarihi itibariyle tahsili gerekmekle birlikte tahsil edilememiş faiz ve ferileri olan 30.570,61-TL'nin (29.114,87-TL tahakkuk etmeyen faiz+1.455,74-TL BSMV'si) ilavesi suretiyle 1.268.195,41-TL olduğu, 07/03/2016 tarihindeki 21.561,50-TL tahsilatın düşülmesiyle takip tarihi itibariyle anapara alacağının 1.246.633,91-TL olduğu; faizin bu asıl alacak tutarından hesaplanması gerektiğini; ... nolu teminatlı ... kredisi için yapılan hesaplamada, asıl alacak tutarı 1.027.434,51-TL olarak belirlenmiş olmakla birlikte, hesap özetinden görüleceği üzere, kat tarihi itibariyle oluşan kredinin anaparasının kat tarihi itibariyle tahsili gerekmekle birlikte tahsil edilememiş faiz ve ferilerinin toplamı 1.028.806,24-TL (1.000.000-TL anapara+27.434,51-TL tahakkuk etmeyen faiz+1371,73-TL tahakkuk etmeyen faizin BSMV'si) olduğu ve 1.028.806,24-TL asıl alacak tutarı üzerinden faiz hesabının yapılması gerektiğini; ... nolu ticari kredili mevduat için yapılan hesaplamada, asıl alacak tutarı 25.734,38 TL olarak belirlenmiş olmakla birlikte, hesap özetinden görüleceği üzere, kat tarihi itibariyle oluşan kredinin anaparasının kat tarihi itibariyle tahsili gerekmekle birlikte tahsil edilememiş faiz ve ferilerinin toplamının 25.771,10-TL olduğu, 17/02/2016 tarihinde yapılan 11.561,50-TL ve 04/03/2016 tarihinde yapılan 13.438,50-TL tahsilatın düşülmesiyle 771,10-TL (734,38 TL tahakkuk etmeyen faiz+36,72 TL tahakkuk etmeyen faizin BSMV'si) asıl alacak tutarı üzerinden faiz hesabının yapılması gerektiğini, bu yöne ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını; davalılar ... ve ... bakımından temerrüdün kat ihtarının adreslerine ulaştığı tarihinde oluştuğunu; takip tarihi itibarıyla, taksitli ticari kredi ve borçlu cari hesap kredisinden kaynaklı alacak hesaplamasında temerrüt faiz oranı %29,92 olarak belirtilmiş olmakla birlikte, asıl kredi borçlusu ile imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinin "Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; Müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder." hükmü dikkate alınarak, ayrıca müvekkilinin temerrüt faiz oranları tablosu uyarınca temerrüt faiz oranının takip talebinde belirtildiği şekilde %54 olması gerekirken, %29,92 olmasının kabul edilemeyeceğini; tüm kredilerden sorumlu olan davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefiller aleyhine başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan bankacı ikinci bilirkişinin 05/03/2022 tarihli kök ve 27/08/2022 tarihli ek raporlarında; davacı banka ile dava dışı .... Ltd. Şti. arasındaki genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığı ve davalı ...'ün 8.085.000-TL, diğer kefil ...'nin 2.490.000-TL ve davalı ... Ltd. Şti.'nin ise 200.00-TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, davalı ...'nin en son imzaladığı sözleşmenin 10/12/2012 tarihli olduğu, takip dayanağı davacı alacağının 06/11/2013 ve 04/11/2015 tarihli davalı ...'nin imzasının bulunmadığı sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden sonra oluştuğu, ...'nin borçtan sorumlu olup olmayacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu; davacının 30/03/2016 takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 734,38-TL asıl alacak, 390,81-TL işlemiş faiz, 19,43-TL BSMV ve 400-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.544,62-TL alacaklı olduğu, 734,39-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 ve TCMB'nin ilan ettiği değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i bsmv'nin davalılardan istenebileceği, takip talebiyle istenen 380,05-TL masrafın, dayanak belgesi sunulmadığından istenemeyeceği; davacının 30/03/2016 takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.246.107,88-TL asıl alacak, 34.915,47-TL işlemiş faiz ve 1.745,77-TL bsmv olmak üzere toplam 1.282.769,12-TL alacaklı olduğu, 1.246.107,88-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,92 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i bsmv'nin davalılardan istenebileceği, takip talebiyle istenilen 15.190,21-TL masrafın dayanak belgesi ibraz edilmediğinden istenemeyeceği; dava tarihinden sonraki dönemde ise 07/02/2020 tarihine kadar yapılmış 604.298,09-TL tahsilatın icra dairesince infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği; ... alacağı bakımından davacının 30/03/2016 takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.027.434,51-TL asıl alacak, 23.482,59-TL işlemiş faiz ve 1.174,13-TL bsmv olmak üzere toplam 1.052.091,23-TL alacaklı olduğu, 1.027.434,59-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,92 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5'i bsmv'nin istenebileceği, takipte istenen 4.522,09-TL masrafındayanak belgesi ibraz edilmediğinden istenemeyeceği; dava tarihinden sonraki dönemde ise 07/02/2020 tarihine kadar yapılmış 616.685,17-TL tahsilatın icra dairesince infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği; kredi kartı alacağı bakımından davacının 30/03/2016 takip tarihi itibariyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 155,17-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu, takipte istenen faiz olduğundan faize faiz işletilemeyeceği, takip talebiyle istenilen 658,24-TL masrafın dayanak belgesi ibraz edilmediğinden istenemeyeceği; 20/02/2016 temerrüt tarihi itibariyle davalı kefil ... Ltd. Şti.'den istenebilecek tutarın 200.000-TL olduğu, bu tutara 30/03/2016 takip tarihine kadar %29,92 temerrüt faizi istenmesi mümkün ise de, icra takibinde bu davalıdan 200.000-TL istenildiğinden taleple bağlı kalınması gerektiği; davalıların kefil oldukları sözleşmede kefiller yönünden çek depo talebine ilişkin açık bir düzenleme bulunmadığı görüş olarak bildirilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ... nolu krediler bakımından hesaplama hatası yapıldığını belirtmekte ise de, hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda asıl alacaklar bakımından, belirlenen faiz oranları üzerinden kat, temerrüt ve takip tarihleri gözetilerek yapılan hesaplamada davacının belirttiği şekilde hata yapılmadığı anlaşılmıştır.TTK'nın 7/1. maddesine göre; kefile, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. İİK'nın 68. madde hükmü asıl borçlu için uygulanması mümkün ise de müteselsil kefile uygulanmaz. Hakkında kısmen kabul kararı verilen davalı ... icra takibiyle temerrüde düştüğünden takip tarihine kadar akdi faiz hesabı gerekmektedir.Davacı bankanın dayandığı genel kredi sözleşmesinin 10.5 maddesinde "müşterinin kredi borcunu (....taksitlerden her hangi birini) ... ödeme tarihinde ödememesi ve alacağın muaccel hale gelmesi halinde, müşteri borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranda temerrüt faizi ödeyecektir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı sözleşmenin 10.5. maddesine göre uygulanması gereken temerrüt faizi oranının %27x2=%54 olduğunu iddia etmekte ise de, dikkate alınan bilirkişi raporunda ... nolu ... kredisi için akdi faiz oranının %14,96 olduğu, bu oranın uygulanan en yüksek oran olarak belirlendiği, Yargıtay 11. HD ve HGK'nın yerleşik kararlarında, temerrüt faizi belirlenirken bankanın eldeki krediden daha fazla oranda akdi faiz oranı uyguladığını belgelemediğinden, davacı vekilinin temerrüt faiz oranına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalı ...'nin kefalet imzasının bulunduğu kredi sözleşmesi mevcut ve aynı sözleşmeye dayalı olarak davalı kefilin sorumluluğu devam ederken, davacı bankanın yeni kredi sözleşmesi düzenlemesi nedeniyle, iradesinin önceki sözleşmenin devamı değil, yeni sözleşme yapmak olduğu kabul edilmelidir. Somut olayda hükme esas alınmış ikinci bilirkişinin 27/08/2022 tarihli ek raporunda belirlendiği üzere, davalının kefalet imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesi döneminde kullandırılmış bir krediden kaynaklanan borç bulunmamakta olup, takip ve dava konusu nakit alacak da davalının imzasının bulunmadığı 06/11/2013 ve 04/11/2015 tarihli yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılmıştır. Bu nedenle davalının imzasının bulunmadığı yeni sözleşmelerin, önceki sözleşmenin devamı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu halde ...'nin, kefalet imzasının bulunmadığı sonraki sözleşmelerden kaynaklanan dava konusu borçtan sorumlu tutulamayacağı yönündeki ilk derece mahkemesi kararı yerindedir (emsal Yargıtay 19. HD'nin 2018/695 esas, 2019/5550 karar sayılı ilamı).Davalı ... vekili, kötüniyet tazminatı süresinde sunulmuş cevap dilekçesinde talep edilmediğinden ve davacının kötüniyetli olarak takip başlattığı ispat edilemediğinden, kötü niyet tazminatı verilmemesi yerinde görülmüştür.Ayrıca dava, davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmelerine dayanarak başlatılmış icra takibine ilişkin olup, dava sözleşmelere göre incelenip karara bağlandığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2. maddesi anlamında davalılar bakımından ayrı bir ret sebebi yoktur. Her bir davalının sözleşmeler kapsamında sorumluluğu veya sorumlu olmadığı noktasında yapılan inceleme ile verilen kısmi veya tam red sebebi bakımından bir farklılık bulunmamaktadır.Davalı ... vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ve ileri sürülen istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece davanın davalı ... bakımından reddine ve diğer davalılar bakımından kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı ve davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026