İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, dünyaca tanınmış markanın taklit ürünlerle haksız kullanımına ilişkin manevi tazminat talepli marka hakkına tecavüz davası kararı.
Özet: Dünyaca tanınmış ve TPE nezdinde tescilli markalarının davalı tarafından taklit/sahte ürünlerde haksızca kullanıldığını iddia eden davacı, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, el konulması ve 15.000 TL manevi tazminat talep etmiştir; davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermediği yargılamada, toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile davacının koruma altındaki marka amblem ve logosunun davalı ürünlerinde aynı mal ve hizmet sınıfında taklit edildiği, ürünlerin orijinal olmadığı, kalitesizliği ve ortalama algıdaki tüketici nezdinde iltibasa yol açabileceği tespit edilerek marka hakkına tecavüzün varlığı anlaşılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/138 Esas
KARAR NO : 2026/161
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 14/05/2026
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin dünyaca tanınmış marka olup ,TPE nezdinde de birçok tescilli markası olduğunu bu özelliği nedeniyle kişilerin markayı hakzız kullanıp haksız kazanç elde etmeye yönelik fillere maruz kaldığını, karşı tarafın adresi verilen kişiler tarafından davacı adıan tescilli ürünlerin aynısının kullanılmış olduğu taklit /sahte ürünlerin satıldığını, bu ürünlerin kaçırılma ihtimali bulunduğunu, marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, el konulmasına ve 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi ile yargılama gideri, vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafça iş yerinde satışa sunulan ürünlerin davacı tarafa ait -------- markasını içermesi dolayısıyla davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Dosyaya --------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;---------- tescil numaralı, 25. Sınıf emtiasında, 23.03.2022 tescil tarihli, --------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 18.25.sınıf emtiasında, 05.08.1996 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, ---------- şekil markalı, 25. Sınıf emtialı, 27.10.2009 tescil tarihli, --------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 25. Sınıf emtialı, 30.03.2007 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, --------- şekil markalı, 18,25 sınıf emtialı, 05.08.1996 tescil tarihli, --------- tescil numaralı, --------- marka ibareli, 35 sınıf emtialı, 09.05.2007 tesciltarihinde davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir.-------- soruşturma sayılı dosyasında alınan raporda özetle; Tescil No:---------- olan ve 27.10.2019 tarihinden itibaren, Tescil No: --------- olan ve 05.08.2016 tarihinden itibaren ,Tescil No: --------- olan ve 30.03.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olan;
marka amblem ve logosunun kullanılmış olduğu görülmüştür.
Koruma altında olan bu marka amblem ve logosunun ürünlerin mensubu olduğu Nice sınıflarında (25), aynı mal
ve hizmet sınıfı eşyalar üzerinde taklit edilmek sureti ile kullanıldığı;
Ürünlerde model, kalıp ve dizaynlarda orjinallerinden farklılıklar bulunduğu; İkonik “--------” harfli
marka ve logosunun kullanıldığı;
Ürünlerde kullanılan sunni-deri/plastic malzeme ile baskı, dikiş işçilik kalitesinin oldukça düşük olduğu,
Ürünlerin, müşteki firmanın orjinal ürünleri olmadığı; ürünlerin yeni ve kullanılmamış ürün olduğu;
Ortalama algıdaki tüketici nezdinde iltibasa ve aldatmaya yol açabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK' nın SMK 7/2,29,149,150 ve 151. Maddeleri
GEREKÇE:Dava, davacı adına tescilli "----------" markasının davalı tarafça kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile manevi tazminat davasıdır.Davacıya ait marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde;--------- tescil numaralı, 25. Sınıf emtiasında, 23.03.2022 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 18.25.sınıf emtiasında, 05.08.1996 tescil tarihli,--------- tescil numaralı, ---------- şekil markalı, 25. Sınıf emtialı, 27.10.2009 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 25. Sınıf emtialı, 30.03.2007 tescil tarihli, --------- tescil numaralı, --------- şekil markalı, 18,25 sınıf emtialı, 05.08.1996 tescil tarihli, ---------- tescil numaralı, --------- marka ibareli, 35 sınıf emtialı, 09.05.2007 tescil tarihinde davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1-c maddesinde markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, 7/3-e maddesinde ise işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.
Bu açıklamalardan sonra, dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafın ;---------- tescil numaralı, 25. Sınıf emtiasında,---------- tescil numaralı, --------- marka ibareli, 18.25.sınıf emtiasında, ---------- tescil numaralı, ---------- şekil markalı, 25. Sınıf emtialı, --------- tescil numaralı, --------- marka ibareli, 25. Sınıf emtialı, -------- tescil numaralı, ---------- şekil markalı, 18,25 sınıf emtialı, , ---------- tescil numaralı, ---------- marka ibareli, 35 sınıf emtialı markaların sahibi olduğu ve markaların halen koruma alında bulunduğu, davalı tarafın iş yerinde satışan sunulan ayakkabı emtiasındaki ürünlerinde --------- ve --------- markalarının markasal olarak kullanıldığı, ----------- Sor. sayılı dosyasında alınan rapor ile sabit olduğu ve kullanımların birebir aynı kullanımlar olduğu, kullanılan emtia sınıfının aynı olduğu, sessel, işitsel ve görsel olarak ayniyet bulunduğu , bu haliyle davalı eylemlerinin davacının -------- ve --------- şmarkasına tecavüz oluşturduğu kabul edilerek marka hakkına tecavüz ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına dair talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-ç maddesi gereği marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın manevi zararının giderilmesini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafın eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğu, bu sebeple davacı tarafın manevi zararının giderilmesini talep hakkı bulundu, davacının markasının bilinirliği, tecavüz edilen markaların tescilli oldukları süre ve sayılarına, davalıya ait işletmenin ticaret hacmine, davalının kusur derecesine göre 10.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalının iş yerinde davacı adına tescilli, "-----------", marka ve logolarını taşıyan ürünlerin satışa sunması dolayısıyla, davacının marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİ ile tecavüzün MEN'İNE,
2-10.000,00-TL Manevi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince "marka hakkına tecavüz" davası yönünden takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince "manevi tazminat" davası yönünden takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 836,00 TL ilk dava masrafı, 1.137,90 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.973,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%75 kabul) 1.480,42 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026