Fazla çalışma formlarının incelenmemesi sebebiyle işçi alacakları ve iş sözleşmesi feshi davasında Yargıtayca verilen kısmi bozma kararı.
Özet: Bir işçi, ödenmeyen ücret ve işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ve diğer alacaklarının tahsili için dava açmış; ilk derece ve istinaf mahkemeleri işçinin haklı feshini ve alacaklarını büyük ölçüde kabul etmişken, Yargıtay, fazla çalışma alacağının hesaplanmasında tanık beyanlarına dayanılmasının yerinde olduğunu belirtmekle birlikte, işçi tarafından imzalanmış "fazla çalışma formu" başlıklı belgelerin değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kısmen bozmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1680 E., 2025/1955 K.DAVA TARİHİ : 02.10.2020İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş MahkemesiSAYISI : 2024/574 E., 2025/122 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde temizlik personeli olarak çalıştığını, ücret ve diğer işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret, hafta tatili, yıllık ücretli izin ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, ücret ve diğer alacaklarının bulunmadığını, iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücreti ile yemek yardımının dosya kapsamındaki delillere göre belirlendiği, ücret ve işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma alacağının giriş-çıkış kayıtlarının denetime elverişli olmaması nedeniyle tanık beyanlarına göre belirlenen çalışma düzeni esas alınarak ve davacıya yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle hesaplandığı, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, yıllık ücretli izin alacağının ise izinlerin kullandırıldığının ispatlanması nedeniyle reddedildiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda eksik mahsup edilen ödemeler değerlendirilip bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücret ve işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarını ispatladığı, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,2. Fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini,3. Ücret alacağına ilişkin yapılan hesaplamanın ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu,4. Asgari geçim indiriminin ödendiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret, fazla çalışma ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesabı ile yargılama giderlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece fazla çalışma ücreti alacağı yönünden giriş-çıkış kayıtlarının denetime elverişli olmaması nedeniyle tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada davalı tarafından sunulan ve davacının imzasını taşıyan "fazla çalışma formu" başlıklı belgeler mevcuttur. Bu belgeler davacının fazla çalışma saatlerine ve karşılığında kullandırılan serbest zamana ilişkin bilgiler içermekte olup Mahkemece bu kayıtlarla ilgili hiçbir değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.3. Davacı davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanığı V'nin beyanı doğrultusunda davacının 06.30-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Ne var ki bu tanığın davalı işyerinde anestezi teknisyeni olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı işyerinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını beyan eden davacı tanığı G. ise davacının 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını ifade etmiştir. Bu itibarla aynı işi yapan tanık G'nin beyanı doğrultusunda fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanması gerekirken bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur.4. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre günlük çalışma süresinin 24 saat olması hâlinde işçinin fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği kabul edilmektedir. Buna göre günlük 11 saati aşan 3 saatlik çalışmanın fazla çalışma olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise gece çalışması bulunan günlerde 18.00-06.30 saatleri arasında 12,5 saat fazladan çalışıldığı ve 2,5 saat ara dinlenmesinin mahsubuyla 10 saat fazla çalışma yapıldığının kabulüyle hesaplama yapılmıştır. Bu itibarla gece çalışması bulunan günlerde davacının en fazla 14 saat çalışabileceğinin kabulüyle hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.5. Mahkemece bordroların imzasız olması nedeniyle asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği belirtilmiştir. Ancak davacının asgari ücretle çalıştığı ve dosyada 2016 yılı Eylül ayına kadar banka kayıtlarının mevcut olduğu görülmektedir. Bu itibarla davacıya ait banka kayıtları incelenerek asgari geçim indirimi alacağının ödenip ödenmediği tespit edilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.