Hizmet tespiti talebiyle açılan davada, işçinin Kazakistandaki bildirilmeyen çalışma süresinin sosyal güvenlik sözleşmesi yokluğu ve delil yetersizliği nedeniyle reddedilerek temyiz edilen hukuki süreç.
Özet: Davacı, 2006-2008 yılları arasında davalı firmalara bağlı olarak çalıştığı halde yalnızca 98 günlük çalışmasının bildirilmesi iddiasıyla hizmet tespiti talep etmiş; davalılar ise davacının kendi işçileri olmadığını, yurtdışında çalıştığını ileri sürmüştür. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, Türkiye ile Kazakistan arasında sosyal güvenlik sözleşmesi olmaması, davacının geçici görevle yurtdışına gönderildiğine dair bir belge bulunmaması ve mevcut sigortalı bildirimlerinin kısa süreli olması gibi gerekçelerle davayı ve istinaf başvurusunu reddetmiştir. Davacı vekili, temyiz dilekçesinde müvekkilinin davalıların davetiyle yurtdışına gittiğini, çalışmasını yazılı ve tanık delilleriyle ispatladığını ancak mahkemelerin yetersiz ve hukuka aykırı gerekçelerle karar verdiğini savunmaktadır.
10. Hukuk Dairesi         2025/10508 E.  ,  2026/3263 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2982 E., 2025/597 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2023/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2006-2008 yılı arasında davalı .... firmasına bağlı olarak .... firmasında aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını, ancak sadece 98 günlük çalışmasının bildirildiğini öğrendiğini, davacının davalı firmalar aleyhine Ankara 3. İş Mahkemesinde işçi alacaklarının tahsili için açılan 2009/431 Esas sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davacının çalıştığı süre ve alacağı ücretin tespit edildiğini belirterek, müvekkili davacının 2006 - 2008 yılları arasında davalı firmalara bağlı olarak, hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek ... kayıtları, gerekse Ankara 3. İş Mahkemesinin 2009/431 Esas sayılı dosyasına kazandırılan belgeler ile görüleceği üzere davacının müvekkili şirketin işçisi olarak çalışmadığını, davacının diğer davalı ... .... işçisi olarak çalıştığını, müvekkili şirketin de diğer davalı ... .... firması ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, davacının Kazakistan’da 25.05.2007 -11.01.2008 tarihleri arasında ... firması nezdinde tüm yasal izinleri alınmak suretiyle çalıştığını, çalışması ile ilgili olarak tüm yasal yükümlülüklerin de Kazakistan Kanunlarına göre ilgili resmi kurumlara bildirildiğinin açıkça yazılı olduğunu, dosyada bulunan 21.03.2007 tarihli İşe Giriş Bildirgesine göre davacının 21.03.2007 tarihinde diğer davalı ... ....nde çalıştığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Kazakistan ile Türkiye arasında akdedilmiş ... sözleşmesi bulunmamaktadır.
Dosya kapsamından, davacının, ....'nin ... sicil numaralı işyerinde 2007/1-10.07.2007 tarihleri arasında 77 gün, ... sicil numaralı işyerinde 21.03.2007-10.07.2007 tarihleri arasında 51 gün sigortalı çalışmasının bildirildiği, ....nin ... ... sicil numaralı İnşaat işyerinin 07.09.2005 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, ....nin ... sicil numaralı İnşaat işyerinin 01.04.2006 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 31.12.2007 tarihinde Kanun kapsamından çıktığı, ... ile .... arasında taşeronluk sözleşmesi bulunmadığı, ... düzenlenen 11.01.2008 tarihli belgede ...’ın 25.05.2007-11.01.2008 tarihleri arasında Kazakistan’da kurulu “...” şirketinde çalışma iznine sahip olarak çalıştığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının geçici görevle gönderildiğine ilişkin herhangi bir belge olmaması, Kazakistan ile Türkiye arasında ... sözleşmesi olmaması, topluluk sigortası bulunmaması ve dosya kapsamına göre davanın reddine ilişkin karar yerinde olup, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
1.Müvekkilinin davalılar tarafından yapılan davet yoluyla çalışmaya gittiği son derece açık olup aksi yöndeki mahkeme hükmünün son derece hatalı olduğunu, bozmayı gerektirdiğini,
2.Davacının hem yazılı delille hem de tanıkla yurt dışı çalışma olgusunu ispatladığını, ancak yerel mahkemece dosyada yeterli bilgi ve belge olmadığı şeklinde hüküm kurulduğunu, dosyada çalışma yerine dair fotoğraflar da dahil olmak üzere her türlü delilin mevcut olduğunu, dosyada resmi belgeler de bulunmasına rağmen verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunu,
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 33. maddesi uyarınca,bir davada hukuki nitelendirmenin hâkim tarafından yapılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, ancak yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin hiçbir nitelemede bulunmadığını, yetersiz bir gerekçe ile hazırlanan ve mesnedi olmayan ret kararlarının müvekkilinin hem gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğini hem de yıllardır verdiği haklı mücadelenin boşa gitmesine neden olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.