İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden, bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart, kar kaybı ve ariyet malzemesi alacaklarına ilişkin kısmi kabul kararına yönelik istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir akaryakıt dağıtım şirketinin, bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart ve kar kaybı alacakları ile ariyet malzeme iadesi veya bedel tazmini talepleriyle açtığı davalarda, ilk derece mahkemesinin cezai şartı tenkis edip kar kaybı ve ariyet bedellerini daha düşük belirleyerek talepleri kısmen kabul etmesi üzerine davacı tarafın yaptığı istinaf başvurusu neticesinde, dosya kapsamının incelenerek değerlendirilmesini ele almaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1435
KARAR NO : 2026/1335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/10/2024
NUMARASI : 2015/1059 Esas - 2024/676 Karar
BİRLEŞEN DOSYA : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1058 Esas Sayılı Dosyası
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVA : Cezai Şart ve Kar Kaybı Alacağı (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA: Ariyet Malzemelerin Aynen İadesi veya Bedel Tazmini
DAVA TARİHİ: 05/11/2015
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA : Davacı vekili, müvekkili akaryakıt dağıtım şirketinin davalı şirket ile aralarındaki 13/02/2008 ve 5 yıl süreli 13/02/2013 tarihli bayilik sözleşmeleriyle Muğla ili Milas ilçesi Ören kasabasında ... markası altında davalıya bayilik verildiğini, tarafların ayrıca 04/01/2013 protokolü imzaladığını, davalının müvekkiline gönderdiği 06/01/2015 tarihli ihbarla 13/02/2013 tarihli sözleşmeyi haksız olarak 1134 gün önceden feshettiğini, bu durumda protokolün 6. maddesine göre davalının, müvekkilinin yaptığı ödemeleri faiziyle iadeyi, ariyetleri iadeyi ve 300.000-TL cezai şart ile kar mahrumiyetini ödemesi gerektiğini; davalıya gönderilmiş 09/02/2015 tarihli cevabi ihtarda kurumsal kimlik giydirme, ariyetler, otomasyon sistemlerinin iadesi, yatırım tutarlarının kullanılmayan sözleşme süresine göre hesaplanan 1.522,93 TL+kdv tutarının ödenmesi, 1134 gün erken sonlandırılması nedeniyle müvekkilinin uğradığı 398.085,34 TL+kdv kar kaybı ile protokolün 6. maddesi uyarınca 300.000-TL+kdv cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla mahrum kalınan kar için 75.000-TL+KDV olmak üzere 88.500-TL'nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 25/02/2015 tarihinden ve protokolün 6. maddesi uyarınca 300.000-TL+kdv olmak üzere 354.000-TL cezai şart alacağının 25/02/2015 tarihinden avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, akaryakıt istasyonunun özel idareye aitken ihale ile satışa çıkarıldığını ve üçüncü bir şahsa satıldığını, Milas Kaymakamlığı'nın akaryakıt istasyonunun tahliyesine ilişkin emrinin 16/12/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşmenin 18. maddesi kapsamında ifa imkansızlığı sebebiyle feshedildiğini, müvekkilinin iflas erteleme talebinde bulunduğunu ve faizin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 13/02/2008 tarihli ariyet sözleşmesi ve 14/01/2013 tarihli protokol kapsamında davalıya teslim edilen ariyet mallarının davacı şirkete aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde üç adet pompa, bir adet hava saatinin rayiç bedelleri karşılığı 25.973,70-TL'nin 06/02/2015 fesih tarihinden avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, 04/01/2013 tarihli protokol gereği düzenlenen 13/02/2013 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan 06/01/2015 tarihinde feshedildiği, davacının protokolün 6. maddesindeki cezai şartla birlikte sözleşmede saklı tutulan kar mahrumiyeti ve davalıya teslim edildiği ariyet sözleşmesiyle belgelenen 3 adet pompa ve 1 adet hava saatinin normal kullanımdan kaynaklı yıpranma hariç rayiç bedelini talep edebileceği; asıl davada, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesi gereken 10/03/2018 tarihinden önce 06/01/2015 tarihinde feshedilmiş olması sebebiyle günlük 318,84-TL kar kaybı ve aynı bölgede yeni bayilik sözleşmesi akdetmesi için gereken 6 aylık süre dikkate alınarak 57.390,75-TL kar mahrumiyeti talep edebileceği; 13/02/2013 tarihli sözleşme itibariyle cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olabilecek nitelikte bulunduğunun dosya içine celp edilen Milas 2. AHM'nin 2015/548 (yeni: 2022/73) esas sayılı dosyası ve davalı şirketin kurumlar vergisi beyannamelerinden anlaşılmakla kararlaştırılan 300.000-TL+kdv=354.000-TL cezai şarttan %60 tenkis yapılarak davacının davalıdan 141.600-TL cezai şart olmak üzere toplam 198.990,75-TL talep edebileceği; birleştirilen davada, 3 adet pompa ve 1 adet hava saatinin normal kullanım hariç rayiç bedeli toplamı 14.250-TL'nin istenebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 198.990,75-TL'nin 25/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davanın 14.250-TL'nin 06/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve birleşen davada davacı vekili, kar kaybı kapsamında bilirkişinin aynı yerde müvekkilinin yeni bayi bulabilme süresinin bilirkişi tarafından en az 6 ay olarak belirlendiğini, mahkemece de tespitin en az süre olduğu dikkate alınmadan 6 ay üzerinden kar mahrumiyetine karar verildiğini, davalının aynı yerde başka bir firma üzerinden akaryakıt bayiliği yapamaya 22/01/2020 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin ise davaya konu istasyonun bulunduğu yere en yakın bayiiliğini 28/06/2024 tarihinde faaliyete geçirebildiğini, sözleşmenin sona ermesine 1134 gün kala haksız feshedildiği dikkate alındığında kar mahrumiyeti hesabına esas sürenin de 1134 gün olması gerektiğini; %60 oranındaki tenkisin haksız olduğunu, zaten davalının iflas erteleme dosyasındaki bilirkişi raporunda da davalının borca batık olmadığının ve aktiflerinin pasiflerini karşıladığının belirlendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Asıl dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalı bayi tarafından haksız feshedildiğinden bahisle kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı; birleşen dava, davalı bayiye ariyet olarak verilmiş malzemelerin iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı akaryakıt dağıtım şirketiyle davalı bayi arasında 04/01/2013 tarihli protokole istinaden 13/02/2013 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi kurulmuştur. Davalı şirket, davacıya gönderdiği 06/01/2015 tarihli ihbarla sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davacı da 09/02/2015 tarihli cevabi ihtarıyla feshin haksız olduğunu bildirerek, 1.522,93-TL+kdv yatırım bedeli, 1134 günlük 398.085,34-TL mahrum kalınan kar bedeli, protokolün 6. maddesi uyarınca 300.000-TL+kdv cezai şartın tebliğden itibaren 7 gün içinde, toplam 699.608,27-TL'nin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesini istemiştir.
Mahkemece davalının sözleşmeyi fesih işlemi haksız olarak kabul edilerek, davacının asıl ve birleşen davadaki talepleri kısmen kabul edilmiştir. Karar davacı vekili tarafından asıl davaya yönelik istinaf edildiğinden ve davalı vekili tarafından istinaf edilmediğinden, davalının fesih işleminin haksız olduğu tespiti, (miktardan bağımsız olarak) kar mahrumiyeti ile cezai şart istenebileceği ve birleşen davaya ilişkin karar kesinleştiğinden, bu yönlere ilişkin değerlendirme yapılmayacaktır.
Taraflar arasındaki 04/01/2013 tarihli protokolün 6. maddesinde, fesih halinde kar mahrumiyeti alacağı saklı tutulmuş olup, davacı vekili asıl davada, mahrum kalınan karın 6 ay üzerinden hesabının doğru olmadığı itirazında bulunmuştur. Davaya konu akaryakıt istasyonunun bulunduğu yer Milas AHM'den talimatla alınmış 16/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda, fesih tarihi 06/01/2015 itibariyle yeniden bir bayilik tesisi için makul sürenin en az 6 ay olduğu görüşü belirtilmiştir. 07/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda da, davacının günlük faaliyet kararının 318,84-TL olarak hesaplanmış; mahkemece 6 ay süre üzerinden toplam 57.390,75-TL kar mahrumiyeti bedeli kabul edilmiştir. Dava konusu istasyonun bulunduğu bölge de dikkate alındığında, davacının objektif kriterlere göre belirlenen bu 6 aylık süre içinde yeni bir bayilik kurabileceği açık olup, davacının en yakın bayiiliğin 28/06/2024 tarihinde faaliyete geçirildiği
yönündeki sübjektif değerlendirmesine itibar edilmemiştir.
04/01/2013 tarihli protokolün 6. maddesinde, davalı bayinin protokolü ihlali halinde davacının fesih hakkının bulunduğu ve davalının 300.000-TL cezai şart ödeyeceği düzenlenmiştir. 07/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda, Milas'ta yapılmış incelemede davalı şirket merkezinin terk edildiği ve faaliyetinin bulunmadığının belirlendiği, ayrıca davalının 16/12/2015 tarihinde Milas 2. AHM'de iflas erteleme talebinde bulunduğu gözetildiğinde, cezai şart tutarının davalının iktisaden mahvına sebep olacağı görüşü bildirilmiştir. Mahkemece söz konusu görüş doğrultusunda, cezai şarttan %60 oranında tenkis yapılmış ve kdv dahil toplam 141.600-TL'ye karar verilmiştir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı, tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranış ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli, cezai şart miktarı, hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir. Bu kapsamda somut olayda, sözleşmeye aykırılığın derecesi, uygulandığı ve kalan süre, 05/11/2015 eldeki dava tarihinden kısa bir süre sonra 16/12/2015 tarihinde davalı şirketin iflas erteleme talebinde bulunması ve 01/08/2017 tarihinde yapılmış keşifte istasyonun faal olmadığı tespitleri dikkate alındığında, cezai şart miktarı fahiş bulunduğundan takdiren %60 oranında tenkis yapılması uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 1.464-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan toplam 1.230,80-TL harcın mahsubu ile kalan 233,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2026