Kadastro öncesi nedene dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tapu tescil talepli davanın, taşınmazın mera vasfında olması sebebiyle reddedilerek Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı tarafından satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mera vasfındaki bir taşınmazın tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri taşınmazın mera niteliği nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağına hükmetmiş, bu kararlar Yargıtay tarafından da usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2026/2900 E.  ,  2026/3968 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1934 E., 2025/1122 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/342 E., 2023/295 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tapuya tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 26... parsel sayılı taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılarak mahsus siciline kaydedilmiştir.
Davacı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil talep etmiştir.
Davalılar, çekişmeli taşınmazın mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırıldığı ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu, niteliği itibariyle özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın mera niteliğinde olduğu, üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik dahi bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.