İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasında, uçak bileti soyisim hatası nedeniyle müşterisi uçağa alınmayan tur şirketinin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davasının reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bir tur şirketinin, müşterisi için satın aldığı uçak biletindeki soyadı hatası nedeniyle yolcunun uçağa kabul edilmemesi üzerine yeni bilet almak zorunda kalarak zarara uğradığı iddiasıyla havayolu şirketine açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, taşıma sözleşmesinin asıl tarafının yolcu olduğunu, davacı şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan haklar için aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek davayı reddetmiş; davacı şirket ise, hatanın davalıdan kaynaklandığını, yolcunun diğer bilgilerinin doğru olduğunu ve benzer durumlarda davalının farklı uygulamalar yaptığını ileri sürerek karara itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/412
KARAR NO : 2026/1259
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2025
NUMARASI: 2025/815 Esas - 2025/1190 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkili şirketin düzenlediği turlarda müşterileri ile yaptığı sözleşme gereği tüm gezi planını yaptığını ve seyahatte yapılacak masrafların tamamını karşıladığını, karşılanan masraflardan birininde tur planına göre alınan uçak, otobüs vb. ulaşımın sağlanmasına ilişkin biletler olduğunu, bahse konu biletlerin müvekkili şirket tarafından o seyahate katılan tüm müşteriler için toplu olarak alındığını ve davalı firma tarafından uçakta o kişi sayısı kadar yer ayırtıldığını, müvekkilinin müşterisi olan ... içinde uçak biletlerinin davalıdan satın aldığını, müvekkilinin düzenlediği tur için alınan uçak bileti saatinde ...'in hava alanında hazır bulunmasına rağmen uçağa alınmadığını, bunun nedenin ise soy isimde yapılan maddi hata olduğunu, müvekkili tarafından müşterisi ...'in T.C. Kimlik numarası adı ve soyadı bildirildiğini ancak soyadında maddi hata yapılarak ... yazıldığını bu neden ile uçağa alınmadığını, maddi hata nedeni ile uçağa alınmayan ... adına müvekkili tarafından bedeli karşılanarak yeniden bilet alındığını, bu durum nedeni ile müvekkilinin 42.328,52-TL zarara uğradığını,müvekkilin uğradığı 42.328,52-TL zararın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; web sitesinden alınan bu bilette ... yerine sehven ... ... ismiyle biletin satın alınması sebebiyle işbu maddi hatanın yapıldığını, ancak dava dışı yolcu adına ....com maili kullanılarak 19.04.2025 tarihinde oluşturulan geri bildirimde isim hatasının beyan edilmesi üzerine dava dışı yolcunun biletinin kesintisiz olarak iade edildiğini, daha sonra dava dışı yolcu ... ismini kullanarak 13.04.2025 tarihinde İstanbul Satış Ofisi aracılığıyla 12.343,45-TL ödeme karşılığında bilet kaydını oluşturarak seyahatini tamamladığını, ayrıca dönüş uçuşu için 20.04.2025 tarihinde web sitesi üzerinden 42.328,52-TL ödeme karşılığında bilet kaydının düzenlendiğini ve dava dışı yolcunun seyahatini tamamladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacı vekili tarafından tur firması olan müvekkilinin müşterisi olan ... için davalıdan uçak bileti satın alındığı, tur için alınan uçak bileti saatinde ...'in havaalanında hazır bulunmasına rağmen müşterinin soy isminde yapılan hata nedeniyle uçağa alınmadığını, bu nedenle davacı tarafından uçağa alınmayan ... adına bedeli kendileri tarafından karşılanarak yeniden bilet alındığını müvekkilinin 42.328,52TL zarara uğradığı iddiası ile huzurda görülen davanın açıldığını,gerek ... Konvansiyonu gerek TTK'da taşıyıcı ile sözleşmesel ilişki, bilete göre belirlenmekte ve yolculuktan kaynaklanan her türlü zarar ve tazmin hakkı yolcuya tanındığını ,taşıma sözleşmesi dava dışı ... ile davalı arasında düzenlendiği,bilet bedelinin başka bir kişi tarafından ödenmiş olması, dava dışı kişi ile ödeyen arasındaki iç ilişkide değerlendirilebileceği,bedelin ödenmiş olması davacıyı taşıma sözleşmesinin tarafı haline getirmeyeceği ,taşıma sözleşmesinin, davacı şirketçe yolcu ...'u temsilen yapıldığının kabul edilmesi halinde dahi sözleşmenin hüküm ve sonuçları temsil olunan üzerinde gerçekleştiği ,eldeki davada, davacı yararına bir taşıma sözleşmesi yapıldığı da kanıtlanmadığı,taşıma sözleşmesinden kaynaklanan haklar ancak sözleşmenin tarafı olan üçüncü kişi durumundaki ... ... tarafından ileri sürülebileceği,(Aynı yönde karar için bknz; İstanbul BAM 14. HD'nin E. 2021/1873, K. 2024/577 sayılı kararı)davacının aktif husumeti olabilmesi için yolcu olan üçüncü kişiden zararın tazmini konusunda yetki ya da temlik alınması gerektiğinden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; müvekkili şirketin müşterisi olan ... içinde uçak biletlerini davalıdan satın aldığı,müvekkili tarafından müşterisi ...'in T.C. Kimlik numarası adı ve soyadı bildirilmiş ancak soyadında maddi hata yapılarak ... yazılması nedeniyle uçağa alınmadığı, bilette belirtilen diğer tüm bilgilerin doğru olduğunu ,yolcunun kimliğini ve pasaportunu ibraz etmesine rağmen davalı firma kötü niyetli davranmış ...'i uçağa almadığı, oysa tarafınca benzer bir yanlışlık yapılmış, adının uçak biletine ... yerine ... diye yazıldığı halde davalının maddi hata olduğunu kabul edip TC kimlik numarası ve diğer bilgiler uyuştuğundan uçağa binmesini sağladığı, o halde ...'inde işlemininde yapılmaması için hiç bir sebep bulunmadığını,müvekkil şirketin kendi müşterisi ile yaptığı sözleşme doğrultusunda bilet bedelleri müvekkil şirket tarafından karşılandığından, maddi hata nedeni ile uçağa alınmayan ... adına müvekkil tarafından bedeli karşılanarak yeniden alınan biletin 42.328,52-TLye alındığından zarara uğradığını, müvekkil şirketin ...'in tüm yolculuk masraflarını üstlendiğini ,yeniden alınan bilet ücreti de müvekkil tarafından ödendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Somut olayda davadışı yolcu adına alınan bilette soyadı hatalı yazıldığı için davadışı yolcu adına tur acentesi davacının yeniden bilet alarak daha fazla bedel ödendiği anlaşılmakta ise de; taşıma ilişkisi davadışı yolcu ile davalı arasında gerçekleşmiş olup, tur şirketi davacının yapılan hata nedeniyle yeni bilet bedelini karşılaması,yolcu ile davacı arasındaki tur sözleşmesi de davacıyı taşıma ilişkisine taraf haline getirmeyecektir. Yolcunun soyadında yapılan hata nedeniyle; hatalı alınan (gidiş +dönüş )bilet bedelinin davacı şirkete iade edildiği ve yolcuya 12.343,45-TL karşılığında bilet tedariki ile yolculuğun tamamlandığı ve dönüş biletinin de 42.328,52-TL ye satın alındığı ve bu bedelin davalıdan talep edildiği anlaşılmaktadır. Yolcu taşıma sözleşmesine aracılık etmesi davacı şirketi sözleşmeye taraf haline getiremeyeceğinden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf sebebi yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.464-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 732-TL harcın istek halinde davacılara iadesine,
Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/07/2026