İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, şirket ortaklığından kaynaklanan hisse senedi tespiti ve kar payı alacağı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Müteveffaya ait olduğu iddia edilen banka hisselerinin tespiti, sermaye artırımlarıyla oluşan güncel adet ve değerlerinin belirlenmesi ile geçmişe dönük kar paylarının yasal faiziyle tahsilini talep eden mirasçılar tarafından açılan alacak ve tespit davasında, davalı bankanın zamanaşımı ve hissedar kimliği konusundaki itirazlarına rağmen, ilk derece mahkemesi, murise ait hisse senetlerinin kaydileştirilerek Yatırımcı Tazmin Merkezine aktarılması nedeniyle davada hukuki yarar ve pasif husumet yokluğu tespit ederek davanın usulden reddine karar vermiş, davacı tereke temsilcisi bu usuli ret kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1697
KARAR NO : 2026/1212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/04/2024
NUMARASI : 2014/399 Esas - 2024/224 Karar
DAVA: Tespit ve Alacak (Şirket Ortaklığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/09/2014
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacılar vekili, müvekkillerinin ve dahili davacıların dedesi-murisi olan mal müdürlüğü yapmış ...'nin ...Bankası hisse senedi aldığını, anılan bankanın 1927 yılında davalı ...'na devredildiğini; müvekkillerinin davalıya gönderdikleri 17/05/2012 tarihli ihtarnameyle murisleri namına ait hisse senedinin pay defterine kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kök hissenin kaç adet olduğu, ne kadar ödeme yapıldığı, bedelli-bedelsiz sermaye artırımıyla güncel adet ve değerinin bildirilmesi ve geçmişe dönük temettü hesabı yapılarak ödenmesinin istenildiğini, davalının 02/07/2012 tarihli cevabında inceleme için veraset ilamı istenildiğini, fakat zaten başvuruda veraset ilamı sunulmuş olmasına rağmen söz konusu cevap olumsuz olduğundan dava açılmak zorunda kalındığını ileri sürerek, dahili davacıların davaya dahil edilmesine, muris ...'nin ...Bankası'nın (...'nın) hissedarı olup olmadığının Osmanlıca bilirkişi marifetiyle tespitine, hissedarı ise kaç kök hisse bulunduğuna, kök hissenin bedelli-bedelsiz sermaye artırımlarıyla bugün kaç adet yaptığına, hisse senetlerinin değerinin kaç TL olduğunun tespitine, hisse senetlerinin geçmişe dönük ne kadar kar payı getirdiğinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100-TL kar payının yasal faiz oranından düşük olmamak üzere en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını; banka kayıtlarına göre hak sahibi gözüken pay sahibinin "Orhangazi'de; Eski Mal Müdürü ..." olduğunu, davacıların murisinin isimin ... olarak belirtildiğini, her iki kişinin de aynı olmadığını, esasa girilmeden önce davacıların hak sahibi olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiğini; davacıların, davadan önce müvekkili bankaya yaptığı başvuru üzerine bankanın pay defteri kayıtlarının incelenmesi sonucunda, ...-... numaralı, her biri 10-TL nominal değerdeki, 2 adet ...Bankası hisse senedinin 'Orhangazi'de; Eski Mal Müdürü ... verilmiştir.' şeklinde açıklamaya yapıldığını, hisse senetlerinin piyasada işlerlik kazanabilmesi için, varisler üzerine intikali ve bankanın yeni hisse senetleriyle değiştirilmesi gerektiği, bu işlemler için de adı geçen kişiye ilişkin veraset ilamının, vergi ilişiksiz belgesinin, hisse senetlerinin aslıyla, en yakın şubeye başvurulmasının istenildiğini, fakat davacıların o başvuruyu yapmadan dava açtığını; Hisse senetlerinin güncel değerinin hesabının yapılan açıklamalar kapsamında, İMKB'nin 08/10/2012 tarihli 2. seans Kapanış Bülteni'ne göre (A) grubu hisse senetlerinin (nominal) 1-TL'si 28.800-TL'den (buna göre 0,001-TL nominal değerde (A) grubu hisse senedinin değeri 28,80-TL olmaktadır) ve (C) grubu hisse senedinin (nominal) 1-TL'si ise 5,74-TL'den (buna göre kesir belgeleri dahil olmak üzere 94,950-TL nominal değerde (C) grubu hisse senedinin değeri 545,01-TL olmaktadır) işlem gördüğünü, son 5 yıllık kar payı tutarı olan yaklaşık 45,53-TL dahil olmak üzere 10-TL nominal değerdeki bir adet ...Bankası hisse senedinin toplam değeri yaklaşık 619,34-TL 2 adet hisse senedinin değeri ise 1.238,68-TL civarında olduğunu; davacılar vekilinin aynı kapsamda açtığı başka bir davada verilen kısmen kabul kararının Yargıtay 11. HD'nin 2011/6276 E. ve 2011/16271 K. sayılı ilamıyla bozulduğunu ve sonrasında verilen ret kararının da kesinleştiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bekletici mesele yapılmış İstanbul 1. ATM'nin 2021/474 esas sayılı dosyasındaki kararına ilişkin Yargıtay 11. HD'nin 2022/7608 E., 2023/7706 K. sayılı ve 26/12/2023 tarihli bozma ilamı dikkate alındığında, SPK'nın 14/12/2022 tarihli cevabi yazısına göre kök murise ait hisse senetlerinin kaydileştirilerek Yatırımcı Tazmin Merkezine (...) aktarıldığı, dolayısıyla davacının hisse senetlerinin değerinin tespiti ve iadesi talepleri bakımından öncelikle kanun ve yönetmelik hükümlerine göre hareket edilmesi ve ...'ye başvurması gerekirken davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d ve 115 maddeleri gereği pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı tereke temsilcisi vekili, mahkemenin dava konusu muris ... namına kayıtlı ...-... numaralı hisse senetlerinin kaydileştirilerek Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne aktarıldığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddinin doğru olmadığını, zira asıl kaydileştirilmeyen hisse senetlerinin Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne aktarılmakta olduğundan davanın gerekçesinin hatalı olduğunu, bir hisse senedinin kaydileştirilmesinin Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (...) hisse senedinin kayıdının yaptırılması ve kayden izlenmesi anlamına geldiğini, muris namına ...-... numaralı hisse senetlerinden ... numaralı hisse senedinin aslının davalı bankaya ibraz edilerek davalı tarafından ...'ya kaydileştirilmesinin yapıldığını, taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığını; davalının cevap dilekçesinde bankanın pay defteri kayıtlarında muris ... adına kayıtlı ...-... numaralı, her biri 10 TL nominal değerde, 2 adet ...Bankası hisse senedinin varlığını kabul ettiğini, kaldı ki, hem davalıya gönderilen ihtarname ekinde, hem de dava dilekçesi ekinde muris adına kayıtlı ... numaralı 10 Osmanlı Liralık bir adet hisse senedi fotokopisinin dosyaya sunulduğunu; dava devam ederken 31/12/2012 tarihi sona ermeden ....'ın 13. maddesinin 4. fıkrasındaki yeni düzenlemeye göre dava konusu hisse senetlerinin kaydileştirilmesi için 26/12/2012 tarihli dilekçeyle davalıya başvurulduğunu, davalının 15.11.2013 tarihli cevabıyla ... adına kayıtlı ... numaralı ...Bankası hisse senedinin kaydileştirdiğini beyan ettiğini; ayrıca davalının muris namına ...AŞ (A) grubu 0,001-TL nominal değerde ve ...AŞ (C) grubu 94,92-TL nominal değerde hisse senedi olduğuna ilişkin ...'nın 18/03/2013 tarihli yatırımcı bakiye raporu yazısını da dava dosyasına sunduğunu; davalının ... numaralı hisse senedine ilişkin bu ikrarına ve davalının hisse senedini kaydileştirdiğine ilişkin 18/03/2013 tarihli ...'nın Yatırımcı Bakiye Raporu yazısını dosyaya ibraz etmesine rağmen, mahkemenin davayı en azından ... numaralı hisse senedi bakımdan davanın kabulüne karar vermesi gerekirken, pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacıların murisi davalı bankayla birleşmiş ...bankasına ait nama yazılı hisse senetlerinin değeriyle birlikte tespiti ve hisse senetlerinden kaynaklanan temettünün tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinin ekinde, ... kızı ...'nin 02/02/2012 tarihinde vefatıyla mirasçılarının ...; ... kızı ....'un 23/02/1980 tarihinde vefatıyla mirasçılarının ....; ... kızı ...'un 17/12/2006 tarihinde vefatıyla mirasçılarının ..., ... ve ....; davacılar vekilinin 14/10/2014 havale tarihli dilekçesi ekinde, muris ...'in İstanbul 6. SHM'nin 2012/410 esas, 2014/343 karar sayılı ve 08/04/2014 tarihli veraset ilamına göre, mirasçılarının ..., ..., ..., ...'ın olduğunu gösteren veraset ilamları dosyaya sunulmuştur.
Mahkemenin 11/03/2014 tarihli ara kararıyla, bir kısım davacılar vekiline dava dilekçesinde "dahili davacı" olarak tabir edilmiş diğer davacıların vekaletnamelerini veya terekeye temsilci atandığına ilişkin kararı sunmasının istenilmiş; İstanbul 13. SHM'nin 2014/8 tereke esas 2017/11 karar sayılı ve 09/02/2017 tarihli kararıyla, muris ...'in İstanbul 48. ATM'nin 2012/244 esas sayılı dosyasına (eldeki davanın mahkemenin kapsanmasından önceki esas numarası) konu olan mirasının temsili için ...'in tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verilmiş kararın istinaf edilmeden 30/12/2019 tarihinde kesinleşmiş; tereke temsilcisinin Av. ...'a vekaletname vermiştir.
Davacı ...'un dava devam ederken 12/01/2020 tarihinde vefat ettiği, nüfus kayıtlarına göre geriye mirasçıları olarak eşi ...'un kaldığı belirlenmiştir.
Davacılar vekilin, davadan sonra davalıya yaptığı 26/12/2012 tarihli başvuru dilekçesinde, muris adına kayıtlı ... nolu 1 adet hisse senedinin kaydileştirilmesi için teslim edildiği; ayrıca ellerinde olmayan muris namına kayıtlı ... nolu hisse senedinin de kaydileştirilmesinin yapılmasını ve varsa başka senetlerin de kaydileştirilmesi istenilmiştir.
Davacılar vekilinin, davalıya gönderdiği 08/03/2013 tarihli e-postaya istinaden davalının verdiği 10/05/2013 tarihli cevapta, 26/12/2012-31/12/2012 tarihleri arasında bankaya teslim edilmiş dilekçelerin ekindeki ve hissedar bilgileri belirtilen pay senetlerinin 31/12/2012 tarihi itibariyle ... nezdinde pay senedi üzerinde adı yazılı hissedarlar adına açılan hesaplarda kaydileştirilmesinin tamamlandığı, söz konusu isimler arasında "..."nin de adının bulunduğu, dava konusu pay senetleriyle ilgili olarak davalar sonuçlanmadan işlem yapılamayacağı; dava konu olmayan pay senetleri için de ilgili belgelerle başvurulması gerektiği bildirilmiştir.
Davacılar vekilinin 14/10/2014 havale tarihli dilekçesi ekinde, davalı ...'nın davacılar vekilinin 15/07/2013 tarihli dilekçesine verdiği 15/11/2013 tarihli cevapta murisin ... nolu hisse senedinin kaydileştirildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 15/02/2021 tarihli dilekçesi ekinde ve davacı tereke temsilcisi vekili 18/03/2024 tarihli dilekçesi ekinde, ...'nın 06/12/2013 tarihli, 18/03/2013 tarihine ait olan Yatırımcı Bakiye Raporu'nu sunduğu, raporda üyenin "... ...AŞ", hesap numarasının ..., hesap sahibinin "... Orhangazide Mal Müdür ... ... ... %100" olduğu, hesapta ...AŞ (A) Grubu 0,001, ...AŞ (C) Grubu 94,924 lotun bulunduğu belirlenmiştir.
Mahkemenin 31/10/2013 tarihli müzekkeresine davalı bankanın 06/01/2014 tarihli cevabında, davacılar vekilinin 26/12/2012 tarihli başvuru dilekçesinde teslim ettiği belirtilen hisse senedi numarasının ... değil ... olduğunu, 28/12/2012 tarihli teslim tutanağında da görüldüğü üzere %50'si ödenmiş 4.000.000-TL sermayeyi temsil eden 10 Osmanlı liralık "Orhangazi'de Mal Müdürü ... ... ..." adına yazılı ... nolu 1 adet ...bankası senedinin teslim alındığını; o tarihte yürürlükte olan ....'ın 13/4. maddesine göre kaydileşmemiş ve teslim edilmemiş pay senetlerinin kaydileştirilmesi için usulüne uygun bir şekilde pay senedi aslıyla 31/12/2012'ye kadar başvurulması gerektiği; anılan tarih itibariyle aslı ibraz edilmemiş ... nolu pay senedi için bir işlem yapılmadığı ifade edilmiştir.
Mahkemenin 07/10/2022 tarihli müzekkeresine ... tarafından verilen 15/11/2022 tarihli cevapta, sadece hisse seni seri numaralarının bildirildiği, hangi şirketin senetleri olduğuna ilişkin detay bilgi verilmediği, şirketin ... olması durumuna ilişkin yapılan incelemede, ilgili seri numaralarının sadece şirketin (C) Grubu paylarında bulunduğu ve kaydileştirilmedikleri için Kanunen YTM2ye intikal etmiş paylar içerisinde olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkemenin 27/10/2022 tarihli müzekkeresine .... tarafından verilen 14/12/2022 tarihli cevapta, ... yetkililerince birleşme tarihinden itibaren ...Bankası hisseleri ile ... hisselerine ilişkin kayıtların ayrı ayrı takip edilmemiş olması nedeniyle ...Bankası hisselerinin kaydileştirme işlemlerine ilişkin bilgilerin ayrıştırılamadığı, 6362 sayılı ....'ın 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, 31/12/2012 tarihi itibarıyla kaydileştirilmeyen ... hisselerinin ise ...'ye intikal ettiği bilgisine ulaşıldığı; süresi içinde kaydileştirilmediği için ...'ye aktarılan ... payları (103 lot ..., 66,64 lot ..., 44,93 lot ..., 8.119.438,34 lot ... payı) 16/07/2013-30/03/2015 tarihleri arasında BİST nezdinde satılarak, ...'ye gelir olarak kaydedildiği; elinde fiziki ... payı bulunan hak sahiplerinin "6362 Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" (Yönetmelik) hükümleri kapsamında ödeme talebiyle ...'ye başvurması mümkündür. Başvuru yapan hak sahiplerine Yönetmeliğin "... tarafından satışı yapılmış olan sermaye piyasası araçlarına ilişkin ödemeler" başlıklı 9. maddesi ile "İade edilecek nema tutarları" başlıklı 10. maddesine istinaden nakden ödeme yapıldığı; yazı ekindeki dava dilekçesinden davacı ve diğer mirasçılar tarafından davaya konu pay senetlerinin fiziken teslim edildiğine ilişkin bir husus tespit edilemediğinden, söz konusu pay senetlerinin ...'ye intikal etmiş olduğunun düşünüldüğü; Yönetmelik hükümleri uyarınca fiziki senetlerin ...'na teslim edildiğine ilişkin teslim tutanağı veya fiziki senetler zayi olmuş ise bu duruma ilişkin Mahkeme kararı ile ...'ye başvurulmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir.
6362 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinde kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçlarının ...'ye intikal edeceği, bunların üzerindeki sınırlı ayni hakların kendiliğinden sona ermiş sayılacağı, bunların ...’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılacağı düzenlenmiş, bu düzenleme ​Anayasa Mahkemesi'nin 12/11/2015 tarih ve 29530 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/10/2015 tarih ve 2015/29 E., 2015/95 K. sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine, ortaya çıkan hukuki boşluğun, 07/09/2016 tarihinde yürürlüğe giren "6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile doldurulduğu, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin "Kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti ...’ye intikal eden sermaye piyasası araçlarından; ilgili mevzuat uyarınca satışı yapılmamış olanlar 8 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde aynen, satışı yapılmış olanlar ise 9 uncu maddedeki esaslar çerçevesinde belirlenen satış tutarları dikkate alınarak, 10 uncu maddede belirtilen nemaları ile birlikte, ...’ye başvuran hak sahiplerine EK-1’de yer alan taahhütname ve ibraname alınmak kaydıyla ödenir. Ödeme için 5 inci maddede yer alan belgelerle birlikte ...’ye başvurulması gerekmektedir."; "Başvuru süresi ve şekli" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrası "(1) Bu Yönetmelik kapsamında ödeme talep eden hak sahipleri veya noter onaylı vekâletname ibraz eden vekili tarafından, bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren 10 yıl içinde iadeli taahhütlü posta yolu ile veya özel şirketler aracılığıyla imza karşılığı teslim suretiyle ...’nin merkez adresine başvurulması zorunludur." ve "Hak sahipliğinin tespiti" başlıklı 7. maddesi "(1) ..., ihraççı tarafından teslim edilen sermaye piyasası araçlarının bilgilerini, nezdindeki bilgilerle teyit eder ve hak sahipliği ve ödeme tutarlarının tespitinde dikkate alınmak üzere ...’ye iletir. (2) Sermaye piyasası aracının aslının ibraz edilemediği veya hak sahipliğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilemediği hallerde, ödeme yapılabilmesi için ... ilgililerden mahkeme kararı talep edebilir. (3) Fiziki sermaye piyasası araçlarının zayi olması nedeniyle mahkemeden alınan iptal kararı veya sermaye piyasası aracının aslının ibrazı üzerine talepte bulunan başvuru sahibine bir kez ödeme yapıldıktan sonra, aynı sermaye piyasası aracı için başka bir başvuru sahibi tarafından talepte bulunulması halinde ... tarafından ikinci bir ödeme yapılmaz. İkinci başvuru sahibinin ilk ödeme yapılan kişiye karşı genel hükümlerden kaynaklanan hakları saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi Yönetmelik ile ...'ye intikal eden hakların hangi usulle talep edileceği ve Yönetmelik kapsamında başvurunun 07/09/2016 Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten 10 yıl içinde yapılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemenin davalı bankaya yazdığı, 31/10/2013 tarihli müzekkereye verilen 06/01/2014 tarihli cevapta, davacılar vekilinin 26/12/2012 tarihli başvuru dilekçesinde teslim ettiği belirtilen hisse senedi numarasının ... değil ... olduğu, 28/12/2012 tarihli teslim tutanağında da görüldüğü üzere %50'si ödenmiş 4.000.000-TL sermayeyi temsil eden 10 Osmanlı liralık "Orhangazi'de Mal Müdürü ... ... ..." asına yazışı ... nolu 1 adet ...bankası senedinin teslim alındığını; o tarihte yürürlükte olan ....'ın 13/4. maddesine göre kaydileşmemiş ve teslim edilmemiş pay senetlerinin kaydileştirilmesi için usulüne uygun bir şekilde pay senedi aslıyla 31/12/2012'ye kadar başvurulması gerektiği; anılan tarih itibariyle aslı ibraz edilmemiş ... nolu pay senedi için bir işlem yapılmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca davalı vekilinin 15/02/2021 tarihli dilekçesi ekinde ve davacı tereke temsilcisi vekili 18/03/2024 tarihli dilekçesi ekinde, ...'nın 06/12/2013 tarihli, 18/03/2013 tarihine ait olan Yatırımcı Bakiye Raporu'nu sunduğu, raporda üyenin "... ...AŞ", hesap numarasının ..., hesap sahibinin "... Orhangazide Mal Müdür ... ... ... %100" olduğu, hesapta ...AŞ (A) Grubu 0,001, ...AŞ (C) Grubu 94,924 lotun bulunduğu belirlenmiştir. Söz konusu ekstre ve davalının 06/01/204 tarihli cevabı birlikte değerlendirildiğinde, ... nolu hisse senedinin ... nezdinde kaydileştirildiği, ancak davacı tarafın elinde bulunmadığı belirtilen ... nolu hisse senediyle ilgili bir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ...'ya yazılmış müzekkereye verilen cevapta da söz konusu hesap ekstresinin eklenmemesi ve hisse senetlerine ilişkin tüm bilgilerin yazılmaması nedeniyle, tam bir tespitin yapılamadığı belirlenmiştir. ...'ye yazılmış müzekkereye verilen cevapta da, aynı sebeplerle hak sahipliği, payların kaydileştirilip kaydileştirilmediğine hususlarının ...'ya veya davalı bankaya sorulması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle davacı tarafın davalıya yaptığı başvuruya verilen 15/11/2013 tarihli davalı cevabında da murisin ... nolu hisse senedinin kaydileştirildiği belirtilmiştir. Davada ... nolu hisse senedinin mi ... nolu hisse senedinin mi kaydileştirildiği tam olarak açıklığa kavuşturulmadan, mahkemece her iki senedin de ....'un 14/12/2022 tarihli cevabıyla kaydileştirilerek ...'ye aktarıldığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak ....'un söz konusu yazısında davaya konu hisse senetleriyle ilgili somut bir tespit bulunmayıp, "işbu davaya konu pay senetlerinin fiziken teslim edildiğine ilişkin bir husus tespit edilemediğinden, söz konusu pay senetlerinin ...'ye intikal etmiş olduğu düşünülmektedir" şeklinde cevap verilmiştir.
07/09/2016 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik uyarınca, davacıların ...'ye müracaat edebilmesi için ellerinde murisin hissedarlığını tespit eden bir belge bulunması, payların ihraççı şirkete ait olduğunun ve sahipliğinin tespiti sonrasında ihraççı şirket tarafından teslim tutanağı düzenlenmesi gerekmektedir. Davacıların, murislerinin davalı şirkette sahip olduğu hisse senetlerinin bedeli ile birlikte nemalarını ...’den talep edebilmesi için öncelikle murislerinin davalı bankadaki pay sahibi olduğunu tespit ettirmeleri gerekir. Bunun için mahkemece öncelikle dava dilekçesi ekindeki Osmanlıca dilindeki hisse senedi olduğu ifade edilen belgelerin tercümesinin davacıdan istenilerek veya bilirkişiye yaptırılarak dosyaya kazandırılması, sonrasında ... hesap ekstresindeki hisse senetlerinin davaya konu hangi hisse senedine dayanarak kaydileştirme işleminin yapıldığı, taraflardan dayanaklarıyla birlikte beyanları alınarak ve ilgili kurumlara yazılacak müzekkereler ile aydınlatılarak, davalı bankanın pay defterinin bilirkişi marifetiyle yerinde incelenerek belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmamı, yetersiz müzekkere cevaplarıyla yetinilerek karar verilmiştir.
Zira kaydileştirilmiş senedin davalı banka ... nolu, davacı ise istinaf dilekçesinde ... nolu olduğunu iddia etmektedir. Bu tespit yapıldıktan sonra kaydileştirilmemiş olan hisse senedinin ...'ye intikal ettirilip ettirilmediği ve davacı tarafın ...'ye bir başvurusunun olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu hususlar tespit edilmeden davadaki talepler bakımından davalıya husumet yöneltilmesi değerlendirmesi yapılamamaktadır. Kaldı ki davacıların murisinin bankada hissedar olduğunu gösteren ve bankaca onaylanan bir belge bulunmadığı saptanmadan, murisin bankadaki hisselerinin tespiti için başkaca bir hukuki yol da öngörülmediğinden, davacıların, murislerinin davalı bankadaki hisselerinin dava yoluyla tespitini istemekte hukuki yararı vardır. Davada aynı zamanda davacıların murisinin davalı bankadaki ortaklığının tespiti istenildiğinden, Yönetmelik'te hissedarlığın tespiti noktasında ...'yi sorumlu kılan bir düzenleme de bulunmadığı dikkate alındığında husumetin davalı bankaya yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı halde davacıların tespit talebi bakımından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru olmamıştır (Yargıtay 11. HD'nin 2022/6566 E., 2024/2950K. sayılı ve 17/04/2024 tarihli ilamı).
Ayrıca dava devam ederken vefat etmiş ...'un mirasçılarını gösterir veraset ilamının dosyaya getirtilmemesi ve mirasçılarının karar başlığında gösterilmemesi de hatalı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı tereke temsilcisi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı tereke temsilcisi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2024 Tarih 2014/399 Esas - 2024/224 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacı tereke temsilcisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/06/2026