Sigorta şirketinin nakliyat hasarı nedeniyle rücu alacağı için açtığı itirazın iptali davasında zorunlu arabuluculuk dava şartı eksikliği.
Özet: Sigorta şirketi, nakliyat esnasında hasarlanan sigortalı emtia bedelini sigortalısına ödedikten sonra taşıyıcı firmaya rücuen başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken; davalı taşıyıcı firma, davanın zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden, itirazın iptali davası açma ve genel zamanaşımı süreleri geçirilerek açıldığını ve iddia edilen borcun bulunmadığını savunmuştur, bu kapsamda mahkeme, davanın ticari bir alacak davası olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilip getirilmediği hususunu incelemektedir.

T.C.İZMİR5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/459 EsasKARAR NO : 2020/685DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ: 28/08/2020KARAR TARİHİ: 17/12/2020Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından verilen 28/08/2020 tarihli dava dilekçesi ile, davacı şirkette nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... Şti'ye ait emteaların, davalı ... A.Ş'nin sorumluluğunda olduğunu, 13/04/2017 tarihinde hasarlanmış olduğunun tespit edildiğini, hasara ilişkin davacı şirket tarafından yapılan ödemenin kusurlu nakliyat firmasına rücu edilmesi amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, davacı şirkette sigortalı firmaya ait emtiaların hasarından kaynaklanan zarar karşılığı davacı şirket tarafından 1.647,87 USD ödeme yapıldığını, yapılan ödemeye ilişkin olarak ödeme yapılan tarihe ait döviz kuru üzerinden yapılan hesaplama sonucunda 7.517,88 TL asıl alacak üzerinden İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından söz konusu icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, itiraz nedeni ile takibin durduğunu, davalı firma sorumluluğundaki emtiaların hasar almış olduğunu, hasardan kaynaklı zararın davacı şirket tarafından karşılandığını, davacı şirketin sigortalısına yapmış olduğu ödeme ile TTK md 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun tamamen sorumluluktan kaçmak amacıyla yapmış olduğu itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun tamamen takibi durdurmaya yönelik olduğunu, icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişitir. Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş davalı şirket vekili tarafından verilen 19/10/2020 tarihli dilekçe ile, davacı ... şirketi tarafından, davalı ... A.Ş hakkında zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davayı ikame ettiğini, davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddini, itirazın iptali davalarının itiraz tarihinden itibaren bir yıl içinde açılması gerektiğini, davalının takibe konu borca ve ferilerine 13/06/2018 tarihinde itiraz ettiğini, davacı ... tarafından 28/08/2020 tarihinde davalıya şirketin borca itirazının üzerinden yaklaşık 2,5 yıl geçtikten sonra davayı ikame ettiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açmak için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırıldığını, davacının davalı aleyhine açtığı davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacı ... şirketinin halefi olduğunu iddia ettiği, dava dışı üçüncü kişi şirketin 2017 yılı şubat ve Mart aylarında davalı şirketten hizmet aldığını, ve taraflar arasındaki cari ilişkinin yalnızca 2017 yılı mart ayı sonuna kadar devam ettiğini, davalı şirket ile dava dışı üçüncü kişi şirket arasında 2017 yılı cari hesap döneminin 31/03/2017 tarihi itibariyle sıfırlandığını, davalı şirketin, davacı ... şirketine ve davacı ... şirketinin halefi olduğunu iddia ettiği davanın dava dışı üçüncü kişi ... Şti adlı şirkete her ne nam adı altında olursa olsun borcunun bulunmadığını, davacı tarafın tamamen kötü niyetle, davalı şirketin gerek kendilerine gerekse halefi olduğunu iddia ettiği dava dışı üçüncü kişi şirkete borcunun olmadığını bilmelerine rağmen davayı ikame ettiklerini davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava, davacı şirket tarafından dava dışı şirkete ait Nakliyat Sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı şirketin sorumluluğunda olduğu sırada hasar gördüğü iddiası ve davacı şirketin zararı üçüncü kişiye ödemesi sonrası davalı şirkete rücu ederek zarardan sorumlu olduğu iddiası ile davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı, düzenlediği sigorta poliçesi uyarınca sigortalı emtiada oluşan hasar bedelini emtianın maliki olduğu beyan edilen şirkete ödediğini, TTK md.1472 hükmü uyarınca dava dışı şirketin halefi sıfatını kazandığı ve zararın tazmini istemi hakkını elde ettiğini iddia etmiştir.TTK md 5 hükmüne 7155 Sayılı kanunu md.20 ile eklenen hükme göre maddenin 5/A numarasını alarak "Bu kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadın önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü eklenmiştir. Kanunun yürürlük tarihinin 01/01/2019 olduğu düzenleme ile belirlenmiştir.6100 sayılı HMK md.114/2 ile diğer kanunlarda düzenlenen dava şartlarının saklı tutulduğu, HMK md.115 hükmü ile de dava şartlarının yargılamanın her aşamasında, Mahkemece re'sen ele alınabileceği düzenlenmiştir. Somut olayımızda Mahkememizde açılan davanın belirli bir alacağın ödenmesine ilişkin davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, dava tarihi itibariyle TTK md 5/A hükmünün yürürlüğe girdiği ve davanın içeriği itibariyle Arabulucuya başvuru şartının Mahkememizce aranması gerektiği, bu şartın dava şartı olduğu ve mahkememizce taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, dava konusu uyuşmazlık yönünden dava şartı arabuluculuk şartının gerçekleşmediği, bu hali ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davanın USULDEN REDDİNE,Peşin alınan harcın red harcına mahsubu ile bakiye 73,99 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık karar tarihinde yürürlükte bulan AAÜT md.7 uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,Karar kesinleştiğinde artan gider avansının davacıya iadesine,Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2020 Yazman ...e-imzalıYargıç ...e-imzalı