Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından istinaf reddi üzerine yapılan temyiz başvurularından birinin yasal olarak reddi, diğerinin ise esastan incelenip onanması.
Özet: Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükme ilişkin temyiz isteminin, yasal düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle reddedildiği, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise, müdafiin şüpheden sanık yararlanır ilkesi, kesin delil eksikliği, masumiyet karinesi ve beraat talebi gibi itirazlarının yerinde görülmeyerek, Bölge Adliye Mahkemesinin suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetini onayan kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedilerek, istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onandığı görülmüştür.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1040 E., 2025/843 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesindeİlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenlerinin, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair somut ve kesin deliller bulunmadığına, masumiyet karinesine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatin oluşması hâlinde eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 160. maddesi kapsamında kaldığına, hatalı nitelendirmeyle karar verildiğine, alt sınırdan uzaklaşmanın hiçbir hukuki dayanağının olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Elazığ Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.