Yargıtayın, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı ödenmeyen bakiye bedel sebebiyle başlatılan icra takibi ve usulsüz tebligat iddiasıyla açılan menfi tespit davasındaki temyiz incelemesi.
Özet: Gayrimenkul satış bedelinin bir kısmının üçüncü tarafça barter çekiyle ödenmesi konusunda çıkan anlaşmazlık üzerine, satıcının başlattığı icra takibine karşı alıcıların, borçlu olmadıklarının tespiti, haksız tahsil edilen bedellerin iadesi ve kötü niyet tazminatı talepleriyle açtığı menfi tespit davasında, tarafların ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, takibin hukuka uygunluğu ve sözleşmedeki sorumlulukların yorumlanarak borçluluk durumlarının ve tazminat taleplerinin yargı mercilerince incelenmesi temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2520 E., 2025/2138 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/281 E., 2022/291 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; müvekkili ...'ın davalı ile ... ili ... İlçesi ... Mah. 4 84... parselde kayıtlı 28 numaralı bağımsız bölümün bir kısmının nakit, bir kısmının barter olarak satın alınması konusunda anlaştığını, nakit kısım olan 250.000,00 TL'nin ödendiğini, kalan 150.000,00 TL'sinin ise dava dışı ... tarafından verilecek çek ile ödeneceğini, ödenmemesi üzerine davalının müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibinin ödeme emrinin müvekkillerinin tatilde olduğu dönemde usulsüz bir şekilde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 gereğince tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkillerinin dosya alacaklısı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, müvekkilinin icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil edilen bedellerin istirdatına, haksız ve kötüniyetli takip dolayısı ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; davacıların alıcı sıfatıyla, müvekkili davalı satıcı sıfatıyla 26.11.2014 tarihli ve 17.12.2014 tarihli protokoller kapsamında ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 4 84... parselde kayıtlı 28 numaralı bağımsız bölümün satışı için 400.000,00 TL bedel karşılığında anlaştığını, bu bedelin 250.000,00 TL'si nakit olarak ve 150.000,00 TL'si barter çeki ile ödenmesinin kararlaştırıldığını, fakat 150.000,00 TL barter çekinin tesliminin gerçekleşmediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, İcra Mahkemesince usulsüz tebligat dair şikayetin reddine karar verildiğini, davacılardan ...'ın icra takibine itiraz ettiğini, takibin durması nedeniyle davacı ...'ın menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takibinde dayanak gösterilen 17.12.2014 tarihli protokole davacı ...'ın taraf olmadığı, taşınmazın da alıcısı olmadığı, barter çekini temin ile yükümlü kılınan kişi olan dava dışı ...'in sözleşmede barter çekini temin edecek kişi sıfatı ile tanık olarak imzası bulunsa da, barter çekini temin edememesi halinde sorumluluğunun ne olacağı konusunun sözleşme de düzenlenmediği gibi, bu durumun yani tanık sıfatı ile sözleşmede barter çekini temin edecek kişinin bu çeki temin edememesi ve onay kodunu bildirememesi halinin, sözleşmede alıcı ve borçlu konumunda bulunan davacı ...'ı sorumluluktan kurtarmayacağı, davalının ise takip tarihine kadar davacılardan ...'ı temerrüde düşürmediği, bu nedenle de takipte istediği faizin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davacılardan ...’ın davasının kısmen kabulü ile takip dosyasında davacının davalıya 61.279,45 TL borçlu olmadığının tespitine, davacılardan ...’ın davasının kabulü ile takip dosyasında davalı yana 150.000,00 TL asıl alacak ve 61.279,45 TL işlemiş faiz borcu bulunmadığının tespitine, davacılar ve davalı yararına kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından taraf vekillerinin bu yöndeki istemlerinin reddine karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesince resen hüküm fıkrasının 1 ve 2. maddelerinde kabul edilen işlemiş faiz miktarının 66.279,45 TL olmasına rağmen "66" yerine zuhulen "61" rakamı yazılmak suretiyle maddi hata yapıldığı gerekçesi ile hüküm tashih edilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda başvurmuşlardır. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili; sözleşme gereği edimin ifasından dava dışı ...'in sorumlu olduğunu, Mahkemece sözleşme yanlış yorumlanarak edimin ifasının müvekkilden beklendiğini, satış sonrası tüm işlemlerin ve yazışmaların dava dışı ... ile davalı arasında yürütüldüğünü, bu nedenle müvekkilin edimini yerine getirdiğini ve ödeme yükümlülüğünü tamamladığını, buna rağmen davalının kendi edimini yerine getirmediğini, müvekkili ... yönünden başlatılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satışı nedeniyle ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle taraflar arasında imzalanan harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca ispat yükü üzerine düşen davalı tarafından alacağın ispat edilmesi karşısında davacılar tarafından ödeme yapıldığının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.