Vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan alacak davasında, davalı vekilin müvekkillerine ait taşınmaz ve bankacılık işlemlerinden elde ettiği gelirleri uhdesinde tuttuğu gerekçesiyle hükmedilen maddi tazminatın temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, kendilerini gayrimenkul, bankacılık ve emeklilik işlemleri için vekil tayin ettikleri davalı Mehmetin bu vekalet yetkisini kötüye kullandığını, taşınmaz kira ve tarla hasat gelirleri konusunda hesap vermeyip elde edilen kazançları eksik bildirdiğini, hatta diğer davalı ile anlaşarak kendilerini zarara uğrattığını ileri sürerek tazminat davası açmıştır; davalı Mehmet, vekaletin kapsamı ve süresi konusunda itirazlarda bulunsa da, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, davacıların vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması ve hesap vermemden kaynaklanan 383.667,83 TLlik alacak talebini kabul ederek davalı Mehmetten faiziyle tahsiline karar vermiş, davalı Mehmet bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/807 E., 2025/1582 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/532 E., 2025/262 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan Mehmet vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; karı-koca olan müvekkillerinin ... ilinde bulunan taşınmazları ile ilgili işlemleri ve bir kısım bankacılık ve emeklilik işlemlerinin yapılması için, davacı ... tarafından 10.10.2006 tarihli noter vekaletnamesiyle, davacı ... tarafından 30.12.2009 tarihli noter vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil olarak atadıklarını, davalının tüm taşınmazlar ile en geniş yetkili olarak ilgilendiğini, elde edilen kazançların müvekkillerinin İş Bankasındaki ortak hesabına yatırıldığını, davalının bu ortak hesap üzerinde her türlü işlemi yaptığını, müvekkillerinden ...'nin 14 Temmuz 2011 tarihine kadar bu hesaptan hiç para çekmediğini, 2005 yılından sonra davalı ...'in kira ve tarlaların hasat bedelleri ile müvekkillerine açıklama yapmadığını, miktarları geçmiş yıllara oranla daha az bildirmeye başladığını, müvekkillerinden ...'nin 2011 yılı Temmuz ayında hesabı görmeye gittiğini ancak davalı ...'in hesap görmekten kaçındığını, müvekkiline küfür ettiğini, yine müvekkillerinin diğer davalı ... ile ortaklık anlaşması yaptıklarını, anlaşmaya göre üç tarlanın tüm masraf ve bakımının ... tarafından yapılacağını, ekilen tohum ve tohum ücretlerinin müvekkilleri tarafından, icar masraflarının ise yarı yarıya karşılanacağının, kârın %50 paylaşılacağının kararlaştırıldığının, bu anlaşmaya göre de yetkilinin davalı ... olduğunu öğrendiklerini, davalıların birlikte hareket ederek müvekkillerini zarara uğrattıklarını, vekalet ilişkinin kötüye kullanıldığını, müvekkileri tarafından 20.07.2011 tarihli azilnameler ile vekil Mehmet'in azledildiğini, müvekkillerinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma dosyalarının takipsizlik ile sonuçlandığını, müvekkillerinin alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107. maddesi gereğince şimdilik 5.000,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsile karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 19.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 108.555,05 TL olarak belirlemiş, 21.03.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 383.667,83 TL'ye artırarak davalı ...'ten azil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili; müvekkili ile davalılar arasında 2005 yılından itibaren vekalet ilişkisi bulunmadığını, vekalete konu olan tek ilişkinin her iki davacı yönünden müvekkiline verilen ... Noterliğinin 10.10.2006 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaleti olduğunu, bu vekaletin sadece emeklilik işlemlerinin takibi hususunda verildiğini, bu vekaletin ... Noterliğinin ...- ... yevmiye numaralı azilnameleri ile sonlandırıldığını, davacılar ile müvekkili arasında iş görme, kira takibine ilişkin bir yetki ya da bu konuları içeren yazılı bir sözleşme olmadığını, dava dilekçesinde davacılara ait mülklerin kira takibi ve parasının da müvekkil tarafından alındığından bahsedildiğini, bu iddianın doğru olmadığını, 2007 yılından sonra ekilip biçilen gayrimenkullere ilişkin elde edilen gelirin ise müvekkili tarafından fazlasıyla yatırıldığını, hatta borç verdiğini, davacıların ikisinin emekliliği için 65.000,00 TL ... şubesine müvekkili tarafından çekilip para yatırıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların emekli maaşlarının alınması hususunda davalı ...'i yetkilendirdiği, daha sonra ... Noterliğinin .... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile davalıyı azlettikleri, emeklilik işlemleri, taşınmazların kira gelirleri ve ürün bedellerinin ortak hesapta toplandığı, bu haliyle 383.667,83 TL davalı ...'in uhdesinde bulunduğu gerekçesiyle; davanın davalı ... yönünden kabulüne, 383.667,83 TL maddi tazminatın azil tarihi olan 20.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, davalı ... yönünden feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili; davacılar tarafından noterden verilen vekaletname ile sadece emeklilik işlemlerini yürütmek için olduğunu, dolayısıyla farazi ürün ve kira gelirlerine ilişkin bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, vekaletli ve vekaletli olmayan dönemdeki süreçlerin hukuki nitelemesinin yanlış yapıldığını, sadece hesap hareketliliği ve tanık beyanları doğrultusunda alacağa hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle davalı vekil tarafından tahsil edilen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, banka kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile davacılar ve mirasçıları tarafından alacağın varlığının ispatlandığının anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.