İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında imza inkarı ve borçsuzluk iddialarını içeren dosyada, ilk derece mahkemesinin görevsizliği nedeniyle usulden ret kararı verdi.
Özet: Davacı tarafından kambiyo senedindeki imzanın sahteliği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, sonrasında senedin kira sözleşmesi altına hat çekilerek doldurulduğu ve borcun aslında olmadığı iddiasıyla ıslah gerçekleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi, davanın imza inkarı dışında anlaşmaya aykırı doldurma iddiası olmadığını belirterek reddetmiş, ancak istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu kapsamında kambiyo senedinden kaynaklandığını ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini tespit ederek, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2025/1575 EsasKARAR NO:2026/1112 KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:25/09/2025NUMARASI:2025/132 E. - 2025/789 K.DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:02/07/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA:Davacı vekili İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davacı hakkında, davalı tarafından 27/03/2021 düzenleme, 09/04/2021 vade tarihli lehtar ..., ciranta alacaklısı davalı ... olan toplam 50.500,00 TL'lik bir adet senetle ilgili İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak bu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, öncelikle takibin tedbiren durdurulmasına, akabinde takibin iptaline, davanın kabulüne, davalıya icra inkar tazminatı yükletilmesine ve yargılama gideri ve avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun mahkemece tespit edilmesini belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine, yüzde %20 icra inkar tazminatı, %10 kötü niyet tazminatı ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.ISLAH:Davacı vekili dosyaya sunduğu 31/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde icra takibine konu senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı gerekçesiyle davalıya böyle bir borcunun olmadığını beyan ettiklerini, dava süreci devam ederken alınan savcılık bilirkişi raporunda senedin kiralama sözleşmesinin altına hat çekilerek oluşturulduktan sonra doldurularak işleme koyulduğunu öğrendiklerini, iş bu sebeple dava dilekçesindeki imza itirazlarını senedin sözleşmeye dayandırılması sebebi ile taraflarınca bu hukuki ilişkiyi kabul etmedikleri, davalıya böyle bir borçlarının bulunmadığı, davalının bu senedin neyin teminatı olarak verildiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesi şeklinde dava dilekçesindeki iddialarını genişleterek ıslah ettiklerini, ayrıca müvekkilinin araç kiralaması yaptığı gün kendisi ile birlikte olan ve böyle bir senet verilip verilmediğine ilişkin kendisinin tanık olarak dinlenmesini talep ettikleri Batuhan Genç'in adres bilgilerini sunduklarını beyan ederek, ıslah taleplerinin kabulü ile dilekçenin davalıya tebliğine, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul Anadolu 10.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/06/2024 tarihli 2022/556E. - 2024/515K. sayılı kararıyla; "...Davacının iddiasının imza inkarına ilişkin olduğu anlaşmaya aykırı doldurulma iddiasının olmadığı, aldatma veya cebir iddiasının da olmaması nedeniyle tanık dinlenmesine yer olmadığı, bononun nakden kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacıda olduğu, davalı tarafından senedin talili de yapılmadığından ispat yükünün yer değiştirdiğinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosunun 2022/174522 CBS Soruşturma Dosyası içindeki bilirkişi raporuna itibar edilmemesini gerektirir bir olgu veya delilin de bulunmadığı anlaşılmakla usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamanın en kısa zamanda en az masrafla sonuçlandırılması gerektiği..." gerekçesiyle;"-Davanın REDDİNE, -Yasal şartlar oluşmadığından davalı vekilinin tazminat taleplerinin reddine..." karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.İSTİNAF KARARI:Dairemizin 18/12/2024 tarihli 2024/1644 E. - 2024/1932 K.sayılı kararıyla; ''... TTK'nun 776. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda, TTK'nun 776. ve devamı hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta, aynı Kanun'un 4/1. ve 5. maddeleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev konusu kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınmalıdır. HMK'nun 114/1-c maddesinde davanın görevli mahkemede açılmış olması dava şartı olarak sayılmış olup, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanı içinde olmaması ve görevli mahkemede açılmaması nedeniyle dava şartının bulunmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından, davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin resen yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davanın görev yönünden usulden reddine ve dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI:İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesince 27/12/2024 tarihli, 2024/829 Esas, 2024/824 Karar sayılı kararı ile, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu belirtilerek, davanın usulden reddine karar verilmiş ve dosya İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek, yargılamaya burada devam edilmiştir.KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarihli 2025/132E. - 2025/789K. sayılı kararıyla; "...Sonuç olarak muhakeme safahatında davacı yanın iddiasını diğer delillerle ispatlayamaması nedeniyle dava dilekçesinde dayandığı yemin delili mahkememizce hatırlatılmış, davalı vekili ise yeminin iadesini talep etmiş, talebi doğrultusunda usuli işlemler yürütülerek davacı asilin yeminli beyanlarına başvurulmuştur. Davacının iade edilen yemini yapmış olması nedeniyle davasını kesin delil olan yemin delili ile ispatladığı vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3897 Esas ve 2021/4119 K)HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan DAVANIN KABULÜNE,2-Davacının İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü' nün .... sayılı dosyasında mevcut lehtarı ... keşidecisi ... olan, 27/03/2021 keşide tarihli, 09/04/2021 vade tarihli 50.500,00 TL bedelli bono bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine,3-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davacının davaya konu bonodan dolayı borçlu olmadığını ancak yazılı delille ispat edebileceğini, Her ne kadar davacı duruşmada davaya konu bono nedeniyle müvekkiline borçlu olmadığına dair yemin etmişse de, yemin teklif etme hakkının hatırlatılmasının ancak ispat yükü kendisine düşen tarafın yemin deliline başvuru hakkının varlığı ile mümkün olacağını,Yasal olarak kullanılma hakkı bulunmayan bir hakkın varlığının mahkemece hatırlatılmasının da, yemin deliline delil listesinde açıkça dayanılması halinde mümkün olabileceğini,Davacı vekilinin delil listesinde yemin delilinin bulunmadığını,HMK'nın 200. maddesi uyarınca, alacak miktarının yemin sınırının üzerinde olduğunu, davacının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini belirterek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak sair nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER: İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, 50.500,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 55.421,33 TL alacak için 05/11/2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 50.500,00 TL miktarlı, 27/03/2021 tanzim tarihli, 09/04/2021 vade tarihli senet olduğu, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir.Takibe konu senet incelendiğinde; 27/03/2021 keşide tarihli, 09/04/2021 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarının ... olduğu, 50.500,00 TL bedelli senedin karşılığının nakden alındığının yazıldığı, senedin arkasında ... ve ...’nun cirolarının mevcut olduğu tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2022/174522 Soruşturma, 2023/40095 Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar incelendiğinde; şikayetçinin ..., şüphelilerin ... ve ... olduğu, resmi evrakta sahtecilik suçundan kovuşturma yapıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ödeyecek bölümündeki ... ibaresi ile TC kimlik no ... ibaresinin, müşteki ...'in eli mahsulü olduğu, senet ön yüzündeki diğer el yazılarının ... eli mahsulü olduğu, senet alt bölümüne atılmış borçlu imzasının müşteki ... eli mahsulü olduğu, senet arka yüzündeki 1.ciranta el yazıları ve imzaların ... eli mahsulü olduğu, senedin başka bir işlemin (sözleşme gibi) yapıldığı sırada, bu işlemin bir parçası olarak müşteki tarafından ad soyadı yazılarak senedin boş olarak imzalanmış olduğu, alttaki iki adet imzanın üzerindeki alacaklı, senet düzenleme ve tediye tarihi ile borç miktarlarını tasdik amaçlı olarak ve böyle bir iradeyle atılmamış olduğu, senedin üst bölümünün sonradan doldurulmuş olduğunun belirtildiği, yapılan kovuşturma sonucunda, senedin borçlunun iradesine aykırı olarak doldurulduğunun yazılı belge ile ispatlanması gerektiği gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin dava dilekçesinde yemin deliline başvurduğu anlaşılmakla davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davalı tarafa yemin metni ihtarlı olarak tebliğ edildikten sonra davalı vekili dosyaya sunduğu 14/05/2025 tarihli dilekçesi ile yemini davacı tarafa iade ettiklerini beyan etmiş, Mahkemece davacı asile davetiye çıkarılarak 6100 sayılı HMK'nın 228. maddesi kapsamında yemine davet edilmiş, davacı asil 17/07/2025 tarihli celseye iştirak ederek davaya konu bono nedeniyle borçlu olmadığına dair yeminli beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.G E R E K Ç E :Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili davacı tarafın delil listesinde yemin delilinin bulunmadığını, bu nedenle yemin teklif etmesi için mahkemece kendisine hatırlatılma yapılamayacağını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dava dilekçesinde mevcut delil listesinin 5. sırasında yemin deliline yer verildiği tespit edilmiştir.Yine davalı vekili davaya konu bononun bedelinin yemin sınırını aştığı ve davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, HMK’nın 225 ve 226. maddelerinde yemin deliline dayanılması için parasal bir sınıra yer verilmediği, bu nedenle davaya konu alacak tutarına bakılmaksızın davacı tarafça davalıya yemin teklif edilebileceğinden, Mahkemece davacı tarafa yemin delilinin hatırlatılmasında usule aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede, davalının yemini davacı tarafa iade etmesi ve davacının davaya konu bono nedeniyle borçlu olmadığına dair yemin etmesi karşısında, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 3.785,83 TL nispi harçtan, peşin alınan 946,45TL harcın mahsubu ile bakiye 2.839,38 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.