İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kooperatifin anonim şirkete dönüşümü sürecinde pay artırım talebini reddeden yönetim kurulu kararının iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, kooperatif üyelerinin, kooperatifin anonim şirkete dönüşümü sürecinde, pay artırım taleplerinin kooperatif yönetim kurulu tarafından reddedilmesi üzerine açtığı yönetim kurulu kararının iptali davalarına ilişkin olup, davacılar red kararının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğunu, mevcut yönetimin şirket hisse çoğunluğunu elinde tutma amacı taşıdığını iddia ederken; davalı kooperatif, davanın yasal dayanağının olmadığını, kooperatifin zaten anonim şirkete dönüştüğünü ve pay alım taleplerinin belirli bir süre içinde yapılması gerektiği konusunda tüm ortaklara duyuru yapıldığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/838
KARAR NO: 2026/935
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1213
KARAR NO: 2019/1318
KARAR TARİHİ: 24/12/2019
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1249
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1253
DAVA: Kooperatif Yönetim Kurulu Kararının İptali
KARAR TARİHİ: 08/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın, davalı ... ... adet paya sahip olduğunu, müvekkilinin noter ihtarnamesi ile pay artırım isteğini davalı kooperatife ilettiğini, sözleşmenin ilgili maddesi gereği pay artırım bedelinin ¼'ünü kooperatif hesabına peşin olarak havale ettiğini ancak kooperatif tarafından pay arttırım talebinin reddedildiğini, davalı...Yönetim Kurulunun pay artırım talebini reddetmesinin açık bir şekilde kötü niyetli olduğunu, kooperatif anonim şirkete dönüştüğünde müvekkillerinin pay adedinin düşük kalmasının ve anonim şirket hisse çoğunluğunun mevcut yönetim kurulunda kalmasının hedeflendiğini, tür değişikliği süresince hazırlanan yeni anonim şirket ana sözleşmesi incelendiğinde ilk yönetim kurulu üyelerinin mevcut kooperatifin halihazırdaki üyeleri olduğunun görüleceğini, ana sözleşmede bir sınırlama olmadığı takdirde ortakların 5.000 paya kadar dilediği şekilde pay taahhüt edebileceğini, kooperatif yönetim kurulunun kendisine yapılan pay taahhüt müracaatını kabul etmemesinin yasal olarak imkan dahilinde olmadığını, yönetim kurulunun pay taahhüt talebini tür değiştiren kooperatifteki pay durumunun değişmesini istemediği için kabul etmediğini, bu hareket tarzının ... sayılı Kanunun 19. Maddesine aykırı ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek, pay artırım isteğini hukuka aykırı şekilde reddeden davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile davacı ...'ın 250 adet taahhüt etmiş olduğu artırım isteğinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1249 E. sayılı dosyasında sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 1929 adet paya sahip olduğu belirtilerek, asıl dava dilekçesinde yer alan açıklamalar tekrar edilmiş ve pay artırım isteğini hukuka aykırı şekilde reddeden davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile davacı ...'ın 125 adet taahhüt etmiş olduğu artırım isteğinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1253 E. sayılı dosyasında sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın .... adet paya sahip olduğu belirtilerek, asıl dava dilekçesinde yer alan açıklamalar tekrar edilmiş ve pay artırım isteğini hukuka aykırı şekilde reddeden davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali ile davacı ...'ın 125 adet taahhüt etmiş olduğu artırım isteğinin kabulüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçelerinde özetle: Müvekkili şirketin türü ve ticari unvanının değiştiğini, 27/11/2017 tarihli genel kurulu kararıyla ticari unvanının "... A.Ş" olarak tescil edilerek .../12/2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, ... sayılı Kanunda yönetim kurulu kararlarının iptaline dair bir hüküm yer almadığını, tek istisnasının ortaklıktan çıkarma kararları olduğunu bu nedenle işbu davanın açılamayacağını, kooperatifin anonim şirkete dönüşüm süreci içerisinde tür değişikliğinin takvime uygun şekilde tamamlanmasını sağlamak amacıyla Hazine Müsteşarlığının görüşleri çerçevesinde kooperatif ara bilançosunun olumlu çıkmasına katkıda bulunulması için ... ortaklarına ihtiyari şekilde pay alım davetinde bulunulduğu nu, bu davetin hem Koru Sigortanın internet sitesinde yayımlandığını ve buna ilişkin noter tespiti yaptırıldığını hem de her bir ortağa ayrı ayrı iadeli taahhütlü mektup gönderilmek suretiyle tek tek bilgilendirme sağlandığını, davacı ...'a gönderilen 25/09/2017 tarihli iadeli taahhütlü mektup örneğini ve mektubun 27/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini gösterir ... çıktısını dilekçe ekinde sunduklarını, davacı ...'a gönderilen 25/09/2017 tarihli iadeli taahhütlü mektup örneğini ve mektubun 28/09/2017 tarihinde tebliğ edildiğini gösterir ... çıktısını dilekçe ekinde sunduklarını, yine davacı ...'a gönderilen 25/09/2017 tarihli iadeli taahhütlü mektup örneğini ve mektubun gönderildiğine dair ... çıktısını dilekçe ekinde sunduklarını, şirketin internet sayfasından yapılan duyuruda da, ortaklara tek tek gönderilen mektuplarda da, pay alımının en geç 06/10/2017 tarihine kadar yapılabileceğinin açıkça belirtildiğini, sürenin bu şekilde sınırlandırılmasının tür değişimine yönelik hazırlık ve süreçlerin sıhhati bakımından zorunlu olduğunu, zira ortaklar pay alımını tamamladıktan sonra şirketin, tür değişikliği ile ilgili gerekli başvuruyu 19/10/2017 tarihinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na yaptığını, başvuru eki ve belgeleri, tür değiştirme planı ve raporu ile sermayenin ve özvarlığın tespitine dair Yeminli Mali Müşavir raporunun sunulduğunu, bu bilgi ve belgeler ibraz edildikten sonra yeniden pay alımı yapılmasına izin verilmesinin tüm bilgi ve belgelerin baştan düzenlenmesi ve dolayısıyla tür değiştirme sürecinin sürekli olarak gecikmesine, tamamlanamamasına yani bir kısır döngü içerisinde sürecin akim kalmasına sebebiyet vereceğinden 06/10/2017 tarihinden sonra yapılan başvuruların 26/10/2017 tarihli YK kararı ile reddedildiğini, 06/10/2017 tarihinin ise tüm ortaklar yönünden uygulandığını yani davacılara özel bir uygulama olmadığını, davacıların 06/10/2017 tarihine kadar pay satın almak için başvuruda bulunmadıklarını,
Davacı ...'ın 03/11/2017 tarihli ihtarname ile 250 adet pay almak istediğini beyan ederek talepte bulunmuş ise de başvurusu kabul edilmeyerek yatırmış olduğu 3.125,00 TL'nin 06/11/2017 tarihinde hesabına iade edildiğini ve 09/11/2017 tarihli ihtarname ile talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, davacı ...03/11/2017 tarihli ihtarname ile 125 adet pay almak istediğini beyan ederek talepte bulunmuş ise de başvurusu kabul edilmeyerek yatırmış olduğu 3.125,00 TL'nin 06/11/2017 tarihinde hesabına iade edildiğini ve 09/11/2017 tarihli ihtarname ile talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, davacı ... 03/11/2017 tarihli ihtarname ile 125 adet pay almak istediğini beyan ederek talepte bulunmuş ise de başvurusu kabul edilmeyerek yatırmış olduğu 3.125,00 TL'nin 06/11/2017 tarihinde hesabına iade edildiğini ve 09/11/2017 tarihli ihtarname ile talebinin reddedildiğinin bildirildiğini,
Bu durumun davacılara özgü olmayıp, 06/10/2017 tarihinden sonra yapılan başvuruların hiçbirinin kabul edilmediğini, davacıların ve davacılar ile birlikte hareket eden birtakım kişilerin Şirkete karşı hasmane tutumunu bir süredir devam ettirdiğini, işbu davanın organize şekilde hareket edilmek suretiyle, sırf tür değiştirme sürecine zarar vermek ve Şirket’in iradesini baskı altına almak için açıladığını beyanla, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYA SAFAHATI, YARGITAY BOZMA İLAMI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 24/12/2019 tarihli kararı; kooperatif yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatif yönetim kurulunda kooperatifin tür değiştirme işlemlerinin tamamlanması için 06.10.2017 tarihi ile tür değişimi kararının alınacağı olağan üstü genel kurul toplantısı arasında pay sahiplerince yapılacak yeni pay alımı tekliflerinin reddine ilişkin yönetim kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı kooperatifin Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesine uygun şekilde tüm ortaklarına eşit hak ve imkanlarla ihtiyari pay artırım hakkı tanıdığı, ortaklarını bu haklarından gerek internet sitesinde yapılan duyuru ile gerekse de adreslerine gönderilen iadeli taahhütlü mektup ile bilgilendirdiği, davacıların 6 Ekim 2017 tarihinden sonra ve pay alım davetindeki şarta uymaksızın pay alım talebinde bulundukları, davalı kooperatifin tür değişikliği sürecinde sermayesini ve ortaklık yapısını nihai hale getirebilmek için yeni pay alımları için tarih sınırı koymasında davalı kooperatif ana sözleşmesi ve mevzuat anlamında bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davacıları vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerinde yer alan açıklamalarını tekrar ederek, müvekkillerden ikisine yapılan bildirimlerin tebliğ tarihleri itibariyle kendilerine tanınan pay alımı süresi (biri sekiz diğeri ise yedi gün) oldukça kısa iken, diğer müvekkili ...'a yapılan bildirime ilişkin tebliğ tarihinin ise pay alımı için tanınan sürenin bitiş tarihinden sonra olduğunu yani pay alımı hususunda hakkını kullanmasının bir nevi engellendiğini, Pay alımı hususunda süre verilmiş olmasının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Kurulu raporuna göre hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu ayrıca sermaye yapısını güçlendirmek amacına da ters düştüğünü, Yönetim Kurulu kararı ve işbu kararın pay sahiplerine tebliğ tarihlerinden son ödeme günü olan 06/10/2017 tarihine kadar olan son derece kısa sürenin, yeni pay alımı hakkında ortaklara konuyla alakalı gerekli değerlendirmeyi yapabilmeleri ve pay alımı için gerekli finansmanı sağlayabilmeleri yönlerinden yeterli zamanı vermediğini, bilirkişi raporunun kendi içinde de çelişki arz etiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece tek vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönden hatalı olduğunu beyan ederek, her bir dosya yönünden müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 16/10/2024 tarihli kararı; kooperatif tarafından tüm ortaklara eşit davranılmak suretiyle bir tarih belirlendiği, belirlenen tarihe kadar pay alımı yapan ortaklar yönünden işlem gerçekleştirildiğinden eşitlik ilkesine aykırı bir durum söz konusu olmadığı için mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak her bir davacı tarafından açılan davanın ayrı bir dava niteliğinde olması sebebiyle ayrı ayrı hüküm tesis edilmesi gerekirken tek bir hüküm kurulmasının ve her bir dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olması olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, davalı vekilinin asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilerek" asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine dair yeniden hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2025 tarihli 2025/46 E. 2025/185 K. sayılı kararı ile; "...Somut uyuşmazlıkta; davalı kooperatifin 18.09.2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile yeni pay alma hakkının kullanılabileceği en son tarih 06.10.2017 olarak belirlendikten sonra asıl dosya davacısı ...’a yapılan tebligatın 27.09.2017 tarihinde, birleşen dava davacısı ...’a yapılan tebligatın 28.09.2017 tarihinde, diğer birleşen dava davacısı ...’a yapılan tebligatın ise 09.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Birleşen dava davacısı ...’a yapılan yapılan tebliğin pay alma hakkının kullanılabileceği tarihten daha sonraki bir tarih olduğu anlaşıldığı gibi diğer davacılara yapılan tebligatların tebliğ tarihleri ile yeni pay alma hakkının kullanılabileceği tarih arasında TTK’nın 461/3. maddesinde belirtilen 15 günlük süre koşuluna uyulmamıştır.
Davacı ...’ın 30.10.2017 tarihinde, birleşen dava davacıları ...ve ...’ın 03.09.2017 tarihinde yeni pay alam haklarını kullandıklarını noter aracılığıyla davalı kooperatif yönetimine bildirdiği, davalı kooperatifin anonim şirket’e dönüşmeye ilişkin tür değişimi TTK'nun 461/3. maddesinde belirlenen emredici asgari yasal süreyi tanımayan ve yeni pay alma haklarının değerlendirildiği genel kurul toplantısı 27.11.2017 tarihinde yapıldığına göre, davacılara ve yeni pay alma hakkının kullanımı talebini genel kurul toplantısından önce kullanmak istemelerine rağmen reddeden, yönetim kurulu kararı kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan, batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
Dairemizin 09/07/2025 tarihli kararı ile; Kooperatifler ile anonim şirketler ve ortaklıkları arasında açıklanan farklar nedeniyle, anonim şirketlerde rüçhan hakkının kullanılmasına ilişkin hükmün, somut dosya yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, kooperatif tarafından tüm ortaklara eşit davranılmak suretiyle bir tarih belirlendiği ve belirlenen tarihe kadar pay alımı yapan ortaklar yönünden işlem gerçekleştirildiği, eşitlik ilkesine aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 15/04/2026 tarihli 2026/1184 E. 2026/1478 K. sayılı kararı ile; "...3.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekilinin temyiz itirazları üzerine Dairece 19.11.2025 tarihli ilamı ile direnme hükmünün incelenmek üzere dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
4.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli kararı ile her ne kadar bölge adliye mahkemesince direnme hükmü kurulmuş ise de, hükmün direnme mahiyetinde olmadığı, bozmadan sonra dosyaya uzman görüşü ve gazete ilanının girdiği, mahkemece de bu delillere dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından kararın direnme kararı olarak nitelendirilemeyeceği ve kararın özel dairece incelenmesi gerekeceği gerekçesiyle dosya hakkında karar verilmek üzere dairemize gönderilmiştir..." tespitlerinin devamında, önceki kararda yer alan gerekçelerle yeniden bozma kararı verilmiştir.
Yargıtay bozma kararı sonrası dairemizce duruşma açılarak usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Asıl ve birleşen davalar, davacıların pay alım taleplerinin reddine dair kooperatif yönetim kurulu kararlarının iptali ile pay alım isteğinin kabulüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
... sayılı Kooperatifler Kanununun 98.maddesinde yer alan "Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır." hükmü, 6102 sayılı TTK'nın anonim şirketlerde "Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren" yönetim kurulu kararlarının batıl olduğuna ilişkin 391/1.maddesinin c bendi, yine TTK'nın anonim şirketlerde "rüçhan hakkı" başlıklı 461.maddesinin 3.fıkrasında yer alan "(3) Yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirler ve bu kararda pay sahiplerine en az onbeş gün süre verir. Karar tescil ve 35 inci maddedeki gazetede ilan olunur.
Ayrıca şirketin internet sitesine konulur." hükmü çerçevesinde somut dosya incelendiğinde; davacılara pay alımı yönünde gönderilen bildirimler 25/09/2017 tarihli olup, davacısı ...'a 27/09/2017 tarihinde, birleşen davacı ...'a 28/09/2017 tarihinde, birleşen davacı ...'a 09/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, son pay alım tarihinin 06/10/2017 olması karşısında yasada belirlenen 15 günlük süreye uyulmadığı, Dairemiz kararının "...yeni pay alma hakkının kullanımı talebini genel kurul toplantısından önce kullanmak istemelerine rağmen reddeden, yönetim kurulu kararı kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan, batıl olduğunun tespitine karar verilmesi..." gerekçesiyle bozulduğu, davacıların sair temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmakla bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulü ile davacıların pay alım talebinin reddine yönelik ... kararının batıl olduğunun tespiti yönünde aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.
Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık ücretinin kapsadığı işler" başlıklı 2.maddesinde; "...(3) Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır. (4) Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesine yer verilmiştir.
Tarifenin ikinci kısım ikinci bölüm 18 inci sıra (b) bendinde "İstinaf yolu ile görülen bir duruşması olan işler için" 22.000,00 TL, (c) bendinde "İstinaf yolu ile görülen birden fazla duruşması veya keşif gibi avukatın da bulunması gereken sair işlemleri olan işler için" 42.000,00 TL ücret belirlenmiştir. İşbu dosya yönünden Yargıtay'ın bozma kararı akabinde iki kez duruşma açılmış ise de duruşmanın ertelenmesi ve ikinci duruşma açılması asıl ve birleşen dosya davacıları vekilinin mazeret dilekçesi sunmasından kaynaklandığı için bu ertelemenin davalı tarafa yüklenemeyeceği nazara alınarak, tarifenin (b) bendi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Asıl davanın KABULÜ ile davacının pay alım talebinin reddine yönelik ... kararının BATIL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Birleşen İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/.... E. sayılı dosyası ile açılan davanın KABULÜ ile davacının pay alım talebinin reddine yönelik ... kararının BATIL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Birleşen İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/.... E. sayılı dosyası ile açılan davanın KABULÜ ile davacının pay alım talebinin reddine yönelik ... kararının BATIL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
4-Asıl dava yönünden yargılama giderleri;
a-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcından, yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 700,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafça dava açılırken yapılan 62,80 TL ile yargılama aşamasında tebligat, posta ve bilirkişi masrafı olarak yapılan 3.142,70 TL toplamı 3.205,50 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
ç-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d-Yatırılan gider avansından artan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından iade edilmesine,
5-Birleşen İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E. sayılı dosyası ile açılan dava yönünden yargılama giderleri;
a-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcından, yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 700,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafça yapılan 62,80 TL ile yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
ç-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d-Yatırılan gider avansından artan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından iade edilmesine,
6-Birleşen İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosyası ile açılan dava yönünden yargılama giderleri;
a-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcından, yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 700,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Davacı tarafça dava açılırken yapılan 62,80 TL ile yargılama aşamasında tebligat ve posta masrafı olarak yapılan 10,00 TL toplamı 72,80 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
ç-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
d-Yatırılan gider avansından artan kısmın taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından iade edilmesine,
7-İstinaf yargılama giderleri yönünden;
a-Taraflarca asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına,
b-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca her bir dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davacılar tarafından asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile her bir dava için ayrı ayrı bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca her bir dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile her bir dava için ayrı ayrı bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
ç-Asıl dosya davacısı tarafından yapılan 1.070,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.597,00 TL istinaf harcı, 5.141,50 TL temyiz başvuru harcı olmak üzere toplam 7.808,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Birleşen İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/.... E. sayılı dosya davacısı tarafından yapılan 20,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.597,00 TL istinaf harcı, 5.141,50 TL temyiz başvuru harcı olmak üzere toplam 6.758,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Birleşen İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosya davacısı tarafından yapılan 650,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.597,00 TL istinaf harcı, 5.141,50 TL temyiz başvuru harcı olmak üzere toplam 7.388,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
g-Bozma kararı sonrası asıl dosya davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2/4 maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18'inci sırasının b bendine göre takdir ve tayin olunan 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ğ-Bozma kararı sonrası Birleşen İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/... E. sayılı dosya davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2/4 maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18'inci sırasının b bendine göre takdir ve tayin olunan 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
h-Bozma kararı sonrası Birleşen İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosya davacısı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 2/4 maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18'inci sırasının b bendine göre takdir ve tayin olunan 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ı-Yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacılar vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/07/2026