Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazası sonucu vefat eden murisin destekten yoksun kalan ailesinin tazminat talepli davasında zamanaşımı ve kusur tartışmaları.
Özet: Davacılar, sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halindeyken davalı sürücünün aracıyla çarpışması sonucu vefat eden çocuklarının destekten yoksun kalma, defin ve tedavi giderleri ile araç hasarını kapsayan maddi ve davalı sürücüden manevi tazminat talep etmiş; davalılar ise davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, zamanaşımı, dava şartı yokluğu, taleplerin açıklığı, müteveffanın ehliyetsizliği ve emniyet kemersizliği nedeniyle müterafik kusur indirimi, sigorta poliçesi limitleri ile sorumluluğun kusur oranıyla sınırlı olması gibi savunmalarla davanın reddini talep etmiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1070 Esas - 2026/584
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2025/1070 KARAR NO : 2026/584HAKİM : KATİP : DAVACILAR :VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 11/11/2025KARAR TARİHİ : 16/07/2026K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ......ve.....'ın müşterek evladı olan muris .....'ın 26.08.2023 tarihinde sevk ve idaresindeki ..... plakalı motosikletiyle seyir halindeyken davalı ......'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, Ankara Batı .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalı ......'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi ..... Sigorta A. Ş. 'nin ..... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla maddi zararlardan sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 12.06.2025 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu'nun ..... sayılı dosya üzerinden yürütülen arabuluculuk sürecinin 26.08.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkillerin evlatlarını kaybetmeleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi, hastane, defin ve cenaze giderleri ile araç hasarı ve değer kaybı kalemlerini içeren toplam 100.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, ayrıca her bir müvekkil için 500.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalı ....'tan tahsilini istediklerini, müvekkillerin yargılama giderlerini karşılama güçleri bulunmadığından adli yardım taleplerinin kabulünü, maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için 19.06.2025 tarihinden, davalı ..... için ise 26.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini, manevi tazminatın ise 26.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili 03.12.2025 tarihli dilekçesinde; 100.000,00 TL'lik maddi tazminat talebinin 99.970,00 TL'sinin destekten yoksun kalma tazminatına, 10,00 TL'sinin tedavi ve hastane giderlerine, 10,00 TL'sinin defin ve cenaze giderlerine, 10,00 TL'sinin araç hasarı ve değer kaybına ilişkin olduğunu açıklamıştır.CEVAP :Davalı ...... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından HMK'nın yetki kurallarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede dava açıldığını, davalı şirket merkezinin İstanbul'da bulunması nedeniyle davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davaya konu kazanın 26.08.2023 tarihinde gerçekleştiğini ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının 100.000,00-TL tutarındaki maddi tazminat talebinin içeriğini HMK md. 119 gereği açıkça belirtmediğini, davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadan doğrudan dava yoluna gidildiğini, eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle dava şartı yokluğunun bulunduğunu, müteveffanın eşi ve oğlu ile ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlandığını, hesaplama yapılırken bu kişilerin paylarının muhafaza edilmesi gerektiğini, 1.200.000,00-TL olan poliçe teminat limitinin gözetilmesini, tazminat hesabının ZMMS Genel Şartları A. 5/ç maddesine göre yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesini, müteveffanın emniyet kemeri takmaması ve ehliyetsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilmesini, davacının faiz taleplerinin yasal faizle sınırlı olması gerektiğini ve avans faizi talebinin reddini belirterek davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı Alim Kılıç vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının HMK m 119 gereği talep sonucunu açık bir şekilde belirtmesi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından eksik evrakla başvuru yapıldığını, müvekkili tarafından talep edilen evrakların gönderilmediğini, talepleri dikkate alınmayarak başvuru şartı yerine getirilmeden huzurdaki davanın ikame edildiğini, müteveffanın eşi ve oğlu ile ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşma sağlandığından hesaplama yapılırken bu kişilerin paylarının muhafaza edilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, tazminata hükmedilmesi halinde uyuşmazlığa konu kazada müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER :Ankara Batı ..... Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, tramer kayıtları, tedavi giderleri, SGK kayıtları, tanık beyanları, 09/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 26/02/2026 tarihli ara kararı ile davacıların adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar müteveffanın anne ve babası olup destekleri olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı tanığı mahkemede aksi beyanda bulunmuş ise de, davacıların aynı mahalde ikamet ediyor oluşu ve soyut tanık beyanı dışında başkaca bir delile dayanılmaması nedeniyle bu beyana itibar edilmemiştir.Dosyaya kazandırılan 09/04/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...Kusur yönünden; ..... Plakalı Otomobilin Sahibi ve Sürücüsü .....'ın %75 oranında asli kusurlu olduğu,..... Plakalı Motosikletin Sahibi .....'ın/Sürücüsü ......'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu, ayrıca, sürücü .......'ın koruma başlığı, gözlüğü, dizlik ve kolluk takmadığı, buna bağlı olarak da müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, Tazminat hesabı yönünden; 26.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat eden.....'ın hak sahipleri için ayrı ayrı tazminat hesabı yapılmış, davacı annesi ..... için 1.050.168,84 TL, davacı babası ...... için 87.145,13 TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir.Davalılardan ..... kazaya karışan ..... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ve işletenidir. Araç kaza tarihi itibariyle davalılardan .... Sigorta A.Ş'ye 17.07.2023 - 17.07.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere..... no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle ölüm halinde kişi başına azami 1.200.000,00 TL teminat sağlamaktadır. Davalılardan ...... Sigorta A.Ş'nin poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu tutar; davacı anne ...... için 272.047,12 TL, davacı baba ....... için 22.575,02 TL ile sınırlıdır. Mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ...... bakımından kaza tarihi itibariyle, Davalılardan ..... Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacılar vekili tarafından davadan önce 19.06.2025 tarihlinde başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, ancak ödeme yapılmamıştır. Mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 02.07.2025 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Davalı vekili davacının kask takmadığından kazada müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Kaza tespit tutanağında davacının kask takmadığının tespit edildiği görülmekle zararın artmasına veya neden olması nedeniyle hak edilen tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir.Davacılar vekili 01/06/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile; Bilirkişi raporunda davalı .....Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu miktarların davacı ...... için 272.047,12-TL ve davacı ..... için 22.575,02-TL olarak hesaplandığını, bu sebeple davalı .... Sigorta A.Ş. toplam 294.622,14-TL destekten yoksun kalma tazminatı miktarından sorumlu olup davalı.... Sigorta A.Ş. yönünden ıslahın bu miktarla sınırlı olduğunu, Davalı ......'ın 1.137.313,97-TL destekten yoksun kalma tazminatının tamamından sorumlu olup bu miktarın 294.622,14-TL'sinden ise her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ederek, 99.970,00-TL olan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini Davacı ..... için 1.050.168,84 TL'ye, Davacı..... için 87.145,13 TL'ye yükselterek, toplam 1.137.313,97-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline (Davalı ...... Sigorta A.Ş. Yalnızca 294.622,14-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) karar verilmesini talep etmiştir.Buna göre, davacı....'ın desteğinin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeniyle davacılar lehine garameten paylaşım ve poliçe limitine oranlama yoluyla hesaplanan maddi tazminattan davalıların sorumlu olduğu anlaşıldığından tespit edilen maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın ıslah dilekçesi gözetilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen -davalı sigorta şirketinden hükmedilen poliçe limitleri dahilinde- tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, sigorta sigorta şirketinin temerrütünün başvuru tarihi gözetilerek 02/07/2025 tarihinde, diğer davalının temerrütünün ise olay tarihinde oluştuğunun kabulü ile bu tarihlerden itibarem yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.Davacılar manevi tazminat isteminde de bulunmuşlardır.Yukarıda açıklandığı biçimde, davalının %75 kusurlu eylemi sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıların desteği müteveffa .....'ın ölümü neticesinde, davacılarda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlığındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve 2004/370 karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın davalı .....'tan'dan alınarak, davacılara verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalının ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre ve müterafik kusur hususu gözetilerek takdiren davacı ..... için 250.000,00-TL, ...... için 250.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 500.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/08/2023'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ......'dan tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.Açıklanan nedenlerle maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacıların maddi tazminat davasının KABULÜNE, Davacı ..... için oğlu .....'ın vefatından dolayı 1.050.168,84-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 272.047,12-TL ile sınırlı tutulmasına,Davacı ...... için oğlu .......'ın vefatından dolayı 87.145,13-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 22.575,02-TL ile sınırlı tutulmasına, Hüküm altına alınan miktarlara davalı Alim Kılıç yönünden olay tarihi olan 26/08/2023'den itibaren; davalı.....Sigorta A.Ş şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 02/07/2025 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,2-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, Davacı .... için 250.000,00-TL, Hasan Tutak için 250.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/08/2023'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ......'dan tahsili ile davacılara verilmesine,Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL başvurma harcı, 111.844,92 TL karar ve ilam harcı olmak üzere 112.576,92 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 20.257,36 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin takdiren davalı ...... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 16.000,00TL bilirkişi ücreti, 1.156,60 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 17.156,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 13.143,01 TL'sinin, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 2.364,98 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Maddi Tazminat Yönünden;a) Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir ve hesap edilen, davacı ...... için 163.525,33 TL avukatlık ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 42.361,38 TL ile sınırlı olmak üzere); davacı Hasan Tutak için 45.000,00 TL avukatlık ücretinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 11.657,29 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-Manevi Tazminat Yönünden; a) Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen, davacı .... için 45.000,00 TL, davacı..... için 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ....'dan alınarak davacıya ödenmesine, b) Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih 2024/29 Esas 2024/226 karar sayılı kararı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminatın kısmen reddi halinde davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,Dair, davacı vekili ile davalı ..... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/07/2026 Katip ..... e-imza Hakim .... e-imza