12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, banka havalesiyle gönderilen paranın borç mu yoksa ticari hizmet bedeli mi olduğuna dair itirazın iptali davasının görev ve yetki yönünden incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, açıklama kısmında "borç" ibaresiyle banka havalesiyle gönderdiğini iddia ettiği 700.000 TLnin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını incelemektedir. Davacı şirket, bu havalelerin bir borç ilişkisi oluşturduğunu ve davalının borcu iade etmediğini öne sürerken, davalı şahıs ise söz konusu paranın davacı şirkete sunulan teknik destek ve danışmanlık hizmetlerinin karşılığı olduğunu savunarak borcu reddetmiş, ayrıca davanın ticari nitelikte olmaması ve yetkili mahkeme olmaması nedeniyle görev ve yetki itirazlarında bulunmuştur. Mahkeme, tarafların iddia ve savunmaları ışığında, özellikle görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda incelemelerini sürdürmektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/886 Esas - 2025/997
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/886 EsasKARAR NO : 2025/997T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 24/10/2025KARAR TARİHİ : 17/12/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı Bilal Yaltırık'a 20/08/2024 tarihinde 650.000,00 TL ve 21/09/2024 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere banka havalesi yoluyla toplam 700.000,00 TL gönderdiğini, banka dekontlarının açıklama kısmında "borç" ibaresinin yer aldığını ve bu durumun taraflar arasında bir borç ilişkisi kurduğunu, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığını, davalının bu borcu iade etmediğini, ayrıca 31/12/2024 tarihli ticari defter kayıtlarında yapılan enflasyon düzeltmesi ile 87.374,00 TL'lik bir fark oluştuğunu ve toplam alacağın 787.374,00 TL'ye ulaştığını, bu alacağın tahsili amacıyla ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2025/35749 Esas sayılı dosyası ile 700.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya 07/07/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise ... Batı İcra Müdürlüğü'nün 2025/33388 Esas sayılı dosyasına 09/07/2025 tarihinde borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle davanın ticari nitelikte olmaması nedeniyle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek görev itirazında, müvekkilinin yerleşim yerinin Etimesgut/... olması sebebiyle yetkili mahkemenin ... Batı Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacı şirket yetkilileri ile yapılan bir anlaşma uyarınca müvekkilinin ve ekibinin, davacı şirketin taşeron olarak yer aldığı iki ayrı inşaat projesinde (İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı ve Kayseri Ana Jet Komutanlığı) 1.500.000,00 TL bedel karşılığında teknik destek ve danışmanlık hizmeti verdiğini, dava konusu 700.000,00 TL'nin bu hizmet bedelinin bir kısmına ilişkin ödeme olduğunu, hatta müvekkilin gelen paranın yarısını ortağı Serdar Taşkent'e gönderdiğini, dekonttaki "borç" ibaresinin borç verildiği anlamına gelmediğini, borç ödendiği anlamına da gelebileceğini ve ispat yükünün davacıda olduğunu, basiretli bir tacirin hukuki ilişki olmadan 700.000,00 TL borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Gökalp Vergi Dairesi Müdürlüğü, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü ve Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, banka havalesi ile borç olarak gönderildiği iddia edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 6/1. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarının borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı mahkemesinde de dava açabilir.HMK'nun 16/1. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.",HMK'nun 17/1. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.",HMK'nun 19. maddesinde ise "(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” düzenlemeleri yer almaktadır.6100 sayılı HMK'nun 6 ve 10. maddelerindeki hükümler karşısında sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda seçimlik yetki sözkonusudur. Kesin yetkinin sözkonusu olmadığı hallerde davacının seçim hakkını kullanmayarak yetkisiz mahkemede dava açması halinde seçim hakkı davalıya geçer. Seçim hakkı kendisine geçen davalı yetki itirazında bulunurken sadece bir mahkemeyi yetkili olarak bildirmelidir. Yetki itirazında birden fazla mahkemeyi gösterirse yetkili mahkemeyi kesin olarak bildirmemiş olduğundan böyle bir yetki itirazı geçersizdir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirket adresinin İstanbul olduğu, davalının ise Etimesgut/... adresinde faaliyet gösterdiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kabulü halinde sözleşmenin ifa yeri de davalının adresi olup, yetkili mahkeme burası olacaktır. Kabul edilmemesi halinde para alacağı olarak değerlendirilip götürülecek borç kapsamında davacının adresi yetkili olacağından ayrıca yetki sözleşmesi düzenlenmediği anlaşılmakla mahkememizin yetkisiz olduğu, davalının süresinde yapılan yetki itirazının kabulü gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... BATI NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır