Kira sözleşmesine dayanarak verilen teminat senedi ve birden fazla icra takibi üzerinden yapılan ödemelerin tespiti ile menfi tespit ve tazminat talepli karar düzeltme davası.
Özet: Davacı kiracının, kira sözleşmesi kapsamında davalıya verdiği teminat senedine dayanarak davalı tarafından müteaddit icra takipleri başlatılması sonucu ödediği bedellerin tespiti, hakkında hükmedilen icra inkar tazminatının iptali ile kötü niyet tazminatı ve haksız icra takipleri nedeniyle uğradığı zararların tazmini talepleriyle açtığı menfi tespit davasında, yerel mahkemenin ilk kararıyla talepleri kısmen kabul etmesinin ardından, dosyanın Yargıtayca eksik inceleme gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyan yerel mahkemenin tüm talepleri reddetmesi, bu kararın Yargıtayca onanması ve akabinde davacı vekilinin, senedin teminat niteliği, mükerrer takiplere rağmen ödemelerin yansıtılmadığı ve bilirkişi çelişkilerinin giderilmediği gibi iddialarla onama kararının düzeltilmesi istemiyle yaptığı başvuruyu konu edinen bir hukuki uyuşmazlıktır.
3. Hukuk Dairesi         2026/404 E.  ,  2026/1765 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/... E., 2023/700 K.
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 30.09.2025 tarihli ilamla Mahkeme kararının onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 20.01.2007 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli ve 42.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi imzalandığını, davalıya kira bedellerinin teminatı olarak 20.01.2007 tanzim tarihli ve 38.500,00 TL bedelli bir bono verildiğini, davalının söz konusu bonoya dayanarak önce 14.500,00 TL alacak üzerinden takip başlattığını, takip dosyasında haczedilen malların ihale ile satışının yapıldığını, ayrıca alacaklı vekiline 20.000,00 TL nakit ödeme ile çek verildiğini, sonra senet bakiyesi 24.000,00 TL alacak için başka bir takip daha başlatıldığını, bu dosya borcunun da ödendiğini, daha sonra ise kira sözleşmesine dayanılarak kira alacaklarının tahsili için takip başlatıldığını, diğer dosyalarda tahsilat yapılmasına rağmen bu dosyadan da tahsilat yapıldığını, müvekkilinin bu icra takibine itirazda bulunması üzerine açılan dava sonucunda itirazın kaldırılmasına ve müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına ve yargılama giderlerine hükmedildiğini ileri sürerek; müvekkilinin davalı şirkete karşı 39.270,00 TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatın iptali ile aynı tutarın müvekkili lehine kötü niyet tazminatı olarak hükmedilmesine, davalı şirketin başlattığı haksız icra takipleri nedeniyle satılan menkul ve gayrimenkul malları nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; takibe konu edilen bononun teminat senedi olmadığını, davacı hakkında mükerrer takip yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.10.2019 tarihli kararıyla; davacının menfi tespit talebinin kabulüne, davalıya 39.270,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazla yapılan ödemeler yönünden talebinin kısmen kabulüne, 95.239,59 TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmedilen inkar tazminatının iptali ile aynı tutarın kötü niyet tazminatı olarak hükmedilmesine ilişkin talebi ile haksız satış nedeniyle tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraflar temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 09.11.2021 tarihli ilamla; davacının temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 2. İcra Müdürlüğünün 2008/... E. sayılı dosyasına aktarılan ödeme dikkate alınarak, davacının dava tarihi itibariyle takibe konu kira borcu bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğinden bahisle, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kira ilişkisinden kaynaklanan kesinleşmiş ... 2. İcra Müdürlüğü 2008/... E. sayılı takip dosyasındaki kira borçlarını ödediğini belge ve delillerle ispatlayamadığı, bonodan kaynaklı kesinleşmiş takiplere binaen yapılan satışların haksız kabul edilemeyecği, takip borçlarının yapılan satışlardan kapatıldığı gerekçesiyle, davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairece verilen 30.09.2025 tarihli ilamla; temyizen incelenen Mahkeme kararının uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gözetilerek verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki kira sözleşmesine dayalı olarak alınan 38.500,00 TL’lik senedin teminat senedi olduğunu, kira sözleşmesine sonradan ve imzasız şekilde KDV eklendiğini, müvekkilinin yaptığı ödemelerin icra dosyalarına yansıtılmadığını, müvekkili aleyhine aynı alacağa ilişkin mükerrer icra takipleri başlatıldığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini ve davalı tarafın ticari defterlerini sunmamasına rağmen Mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, davalı tarafın kötü niyetli işlemleri sonucunda müvekkilinin fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcının ve para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.