9. Hukuk Dairesinin, 4688 sayılı Kanundaki 400 üye şartını sağlamayan sendika şubesi faaliyetinin durdurulması talebinde husumet yokluğuyla davanın usulden reddi kararını onayan içtihadı.
Özet: 4688 sayılı Kanunun 18. maddesindeki 400 üye şartını sağlayamayan bir sendika şubesinin faaliyetinin durdurulması talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi sendika şubesinin tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, bu karar davacının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince de onanmıştır; davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, sendika şubesine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle verilen bu kararı usul ve yasaya uygun bularak nihai olarak onamıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2210 E., 2025/2280 K.DAVA TARİHİ : 22.08.2025İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş MahkemesiSAYISI : 2025/345 E., 2025/463 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ............. Şubesinin kuruluş tarihi itibarıyla 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun (4688 sayılı Kanun) 18. maddesinde öngörülen 400 üye şartını sağlamadığı ve kendisine tanınan süre içinde bu eksikliği gidermediği sabit olduğundan, 4688 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca sendikanın faaliyetinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sendika şubelerinin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, eldeki davada, dava dilekçesi ile husumetin ............ ........... Şubesine yöneltildiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; tamamlanabilir nitelikteki eksiklik bakımından kesin süre verilmesi gerektiğini, şube kuruluşundaki hukuka aykırılığın kamu düzenine ilişkin olduğunu, Mahkemenin şekilcilik yapmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sendikanın faaliyetinin durdurulması istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.